Web sitemize hoşgeldiniz, 21 Ağustos 2017

Vulva Kanseri: Belirtileri, Teşhisi ve Tedavisi

Vulva kanseri; kadın dış genital organı kanseri olarak da bilinir. Vulvadaki sağlıklı hücreler değiştiğinde başlar ve kontrolden çıkarak tümör adı verilen bir kitle oluştururlar. Tümör kanserli veya benign olabilir. Kanserli bir tümör habis olup, büyüyebilir ve vücudun diğer bölgelerine yayılabilir demektir. İyi huylu bir tümör, tümör büyür ancak yayılmaz demektir.

Vulva Nedir?

Vulva, bir kadının dış cinsel organıdır. Klitorisi çevreleyen deri ve yağlı dokudan ve vajina ve üretranın açıklıklarından oluşur. Yağ dokusu, labia majör ve labia minör olarak adlandırılan, vajinal açıklığın her iki tarafında 2 kat oluşturur. Vulva kanseri çoğunlukla labiya içinde veya üzerinde görülür. Daha nadir olarak, mukus benzeri bir sıvı üreten, Bartholin bezleri olarak adlandırılan klitorisde veya vajinal açıklığın kenarlarındaki bezlerde görülebilir.

Vulvar kanseri, kanserin başladığı doku türünün adıdır.

  • Skuamöz hücreli karsinom: Skuamöz hücreli karsinom, vulvar kanserlerinin yaklaşık %90’ını oluşturan deri kanseri türüdür ve bunların çoğu labiada bulunur.

Skuamoz kanser, hücrelerdeki değişiklikler her zaman kanser olabileceği “prekanseröz” yani kanser öncesi bir hastalık ile gelişebilir. Buna vulva intraepitelyal neoplazi (VIN) denir. VIN, vulva üzerindeki hücrelerin premalign olarak büyümesidir ve invaziv kanserden farklı şekilde tedavi edilir. “Premalignan”, henüz kanser olmadığı anlamına gelir.

Diğer, daha az yaygın görülen vulva kanserleri şunları içerir

  1. Adenokarsinom: Bartholin bezlerinde veya vulvar ter bezlerinde başlar. Vulva kanserinin küçük bir yüzdesini oluşturur. Genellikle vajinal açıklığın kenarlarında bulunur.
  2. Melanom: Vulvar kanserin yaklaşık %2 ila %4’ünü oluşturan başka bir cilt kanseri türüdür. Genellikle klitoris veya labia minör’de görülür. Vücudun diğer bölümlerinde melanom bulunan kadınlarda vulva melanom gelişme riski yüksektir. Vulvar melanom genellikle vücudun diğer bölümlerinde melanom tedavisinde benzer yaklaşımlar kullanılarak tedavi edilir.
  3. Sarkom: Cildin altındaki bağ dokusunun bir tümörüdür.
  4. Verrüköz karsinom: Bu, siğil gibi görünen, yavaş büyüyen, skuamöz hücreli karsinom alt tipidir.

Vulva Kanseri Belirtileri ve Bulguları

Vulva kanseri olan kadınlarda aşağıdaki semptomlar veya bulgular görülebilir. Bazen, vulva kanseri olan kadınlar bu değişikliklerin hiçbirine sahip olmazlar. Veya, semptomun nedeni kanser olmayan farklı bir tıbbi sorundan kaynaklı olabilir.

  • Vulva bölgesinin içinde veya üzerinde bir kitle veya büyüme
  • Vulva alanın deri dokusunda geri kalan alandan farklı renk ve dokuda deri tabakası
  • Vulvanın içinde yanma, geçmeyen kaşıntı, ağrı veya acı
  • İdrar yaparken ağrı olması
  • Kanama veya akıntı
  • 1 aydan uzun süren bir ülser
  • Var olan bir benin görünümünde değişiklik olması (bu belirti vulvar melanom için özellikle geçerlidir)
  • Genital siğillere benzeyen siğil benzeri büyüme

Yaşadığınız herhangi bir değişiklikten endişe duyuyorsanız, lütfen doktorunuzla konuşunuz. Doktorunuz diğer sorulara ek olarak herhangi bir belirti yaşadığınız süreyi ve sıklığını soracaktır.

Vulva Kanseri Tanısı

Tanı testlerinin her biri her hasta için kullanılamaz. Doktorunuz bir tanı testi seçerken, aşağıdaki faktörleri dikkate alabilir:

  • Şüphelenilen kanser türü
  • İşaret ve semptomlar
  • Yaşınız ve tıbbi durumunuz
  • Daha önceki tıbbi testlerin sonuçları

Pelvik muayene de dahil fizik muayene, vulvar kanseri teşhisinde ilk adımdır. Muayene sırasında doktor vulvayı inceler ve sonra alışılmadık değişiklikleri kontrol etmek için uterus, vajina, yumurtalık, fallop tüpleri, mesane ve rektum kısımlarını kontrol eder.

Fiziksel muayeneye ek olarak vulva kanseri teşhisi için aşağıdaki tanı testleri kullanılabilir:

  • Biyopsi: Mikroskopta incelenmek üzere az miktarda dokunun çıkarılması prosedürüdür. Diğer testler kanserin var olduğunu düşündürür, ancak sadece bir biyopsi kesin bir tanı koyabilir. Biyopsi sırasında çıkarılan numune bir patolog tarafından analiz edilir. Yapılan biyopsinin türü şüpheli dokunun bulunduğu yere bağlı olacaktır.

Biyopside invaziv vulva kanseri görünüyorsa, doktor kadın hastayı bu tür kanser tedavisinde uzmanlaşmış bir jinekolojik onkologa yönlendirecektir.

  • Göğüs röntgeni: Bir röntgen ışını, vücudun içindeki yapıların küçük bir miktarda radyasyonla resmini oluşturmanın bir yoludur.
  • Bilgisayarlı tomografi (BT) taraması: Farklı açılardan alınan x-ışınları kullanılarak vücudun iç kısmının 3 boyutlu bir resmini oluşturur. BT taraması tümörün boyutunu ölçmek için de kullanılabilir. Bazen, görüntüyü daha iyi ayrıntılandırmak için taramadan önce kontrast maddesi adı verilen özel bir boya verilir. Bu boya hastanın damarına enjekte edilebilir veya yutulması için (oral olarak) bir hap olarak verilebilir.
  • Pozitron emisyon tomografisi (PET) veya PET-BT taraması: Bir PET taraması genellikle PET-BT taraması olarak adlandırılan bir BT taramasıyla birleştirilir. PET taraması, vücut içinde organların ve dokuların resimlerini oluşturmak için bir yoldur.
  • Manyetik rezonans görüntüleme (MR): MR, vücudun ayrıntılı görüntülerini üretmek için x-ışınları değil manyetik alanlar kullanır. MR tümörün boyutunu ölçmek amacıyla da kullanılabilir. Daha net bir resim oluşturmak için taramadan önce kontrast maddesi adı verilen özel bir boya verilir. Bu boya hastanın damarına enjekte edilebilir veya yutulması için (oral olarak) bir hap olarak verilebilir.
  • Endoskopi: Endoskop adı verilen ince, aydınlatılmış, esnek bir tüp ile doktorun vücudun içini görmesini sağlar. Tüp, üretra yoluyla mesaneye yerleştirildiğinde (sistoskopi olarak adlandırılan) veya anüs yoluyla rektum içine yerleştirildiğinde (proktoskopi veya kolonoskopi olarak adlandırılan) hastaya sedasyon verilebilir.

Vulva Kanserinin Ameliyatla Temizlenmesi

Yapılan biyopsi, vulva kanserin mevcut olduğunu ve sadece vulvada olduğunu gösteriyorsa, çoğu hastada bir sonraki adım ameliyattır. Çoğu hastada cerrahi, vulvar lezyonun radikal bir lokal eksizyon veya modifiye radikal vulvektomi ile birlikte inguinal-femoral lenf nodları olarak adlandırılan bir veya her iki kasıktan lenf nodlarının çıkartılmasını içerir.

Lenf nodları, enfeksiyona karşı savaşan küçük, fasulye şeklinde organlardır. Vulva kanserin yayılıp yayılmadığını belirlemek için, hastalığın lenf nodlarına metastaz yapıp yapmadığını öğrenmek amacıyla kasık lenf nodlarını cerrahi sırasında çıkarmak gerekebilir.

Kasık lenf nodlarının çıkarılmasına yönelik prosedüre “lenfadenektomi” denir. Kanser sadece vulvanın bir tarafındaysa, kasıkta sadece o tarafta lenf nodlarının çıkarılması yapılabilir. Kasık lenf nodlarında metastaz varsa, aşağıdaki tedavi seçeneklerinde açıklandığı gibi radyoterapi kullanılmasını içeren ek tedavi gerekebilir.

Teşhis testleri yapıldıktan sonra, doktorunuz sizinle birlikte tüm sonuçları gözden geçirecektir. Tanı kanser ise, bu sonuçlar doktorun kanseri tarif etmesine yardımcı olur. Buna vulva kanseri evrelemesi denir.

Vulva Kanseri Tedavi Seçenekleri

Vulva kanseri için tedavi seçenekleri ve önerileri aşağıdakileri içeren çeşitli faktörlere bağlıdır:

  1. Kanser türü ve evresi
  2. Olası yan etkiler
  3. Hastanın tercihleri ve genel sağlık durumu

Vulva İntraepitelyal Neoplazi (VIN) Tedavisi

Giriş bölümünde açıklandığı gibi, VIN prekanseröz, yani kanser öncesi bir durumdur. VIN genellikle hastalığın basit cerrahi olarak çıkarılması ile tedavi edilir. Tedavi planı vulva alanına uygulanan lazer cerrahisi ve / veya ilacı da içerebilir. VIN geniş ise, kısmi (radikal değil) ve yüzeysel (cildin altındaki yağ dokularını çıkarmadan derinin çıkarılması) vulvanın cerrahi olarak çıkarılması önerilebilir. Bu tedavi seçeneklerinin her biri hakkında daha fazla bilgi için aşağıya bakınız.

Vulva kanserinin başlıca tedavisi ameliyattır. Kanser ameliyatla tamamen kaldırılamazsa, kanser tekrarlama riski yüksekse ve / veya lenf nodları kansere karışmışsa, radyoterapi ve kemoterapi kullanılabilir.

Tümör ameliyat ile çıkarmanın mümkün olmadığı bir noktaya yayılırsa, bazen hastanın tedavi planı radyoterapi ile başlar ve radyasyon tedavileri sırasında haftalık aynı anda verilen düşük doz kemoterapi uygulanır.

Vulva kanserli kadınlar, bu tedavilerin cinsel işlevlerini ve doğurganlıklarını (çocuk sahibi olma becerilerini) etkileyip etkilemeyeceği konusunda endişeler duyabilirler. Bu konular önemlidir ve tedavi başlamadan önce sağlık ekibi ile tartışılmalıdır.

  1. Vulva Kanseri Ameliyatı

Cerrahi operasyon sırasında tümörün ve çevreleyen sağlıklı dokuların çıkarılmasıdır. Jinekolojik onkolog, ameliyatla jinekolojik kanseri tedavisinde uzmanlaşmış bir doktordur. Vulvar dokunun yeri ve hassaslığı nedeniyle ameliyat türü dikkatle düşünülmektedir.

İnvaziv vulva kanseri için cerrahi seçenekler, primer tümörün boyutuna ve yayılmasına bağlı olarak vulvanın bir kısmını veya tamamını kaldırmayı içerir. Buna “vulvektomi” denir.

Vulvektomi: İnvazif vulva kanseri tedavisinde farklı vulvektomi yaklaşımları şunları içerir:

  • Vulvanın radikal lokal eksizyonu: Bu ameliyat, tümörü ve çevresindeki büyük miktarda dokuyu (marj denir) kaldırmak için yapılır. Çapı 4 cm’den (cm) küçük olan ve primer I veya II. evre olan çoğu primer tümörler için kullanılır.
  • Modifiye radikal vulvektomi: Bu terim, tam vulvadan daha az çıkarılan cerrahi bir prosedürü tanımlar. Örneğin, radikal bir hemivülvektomide, vulvanın sadece bir tarafı çıkarılır.
  • Radikal vulvektomi: Altta yatan derin doku ile birlikte vulvanın bir kısmının veya tümünün çıkarılmasıdır. Bu çok nadir başvurulan bir cerrahi prosedürdür. Çünkü çoğu vulvektomi bir şekilde değiştirilir ve çok büyük tümörler genellikle aşağıda tarif edildiği gibi kemoradyasyon ile tedavi edilir.

Lazer cerrahisi: Premalign bir cilt lezyonunu buharlaştıran odaklanmış bir ışık demetinin kullanılmasıdır. İnvaziv bir tümörü tedavi etmek için kullanılamaz.

Lenfadenektomi: Teşhis kısmında anlatıldığı gibi, bu, kanseri kontrol etmek için kasıkta lenf nodlarının çıkarılmasını içeren cerrahi bir prosedürdür.

Birçok kadın vulva ameliyatından sonra kayıp, hüzün veya kaygı gibi çeşitli duyguları deneyimlemektedir. Bazı kadınlar kimliğini kadın olarak kaybettiklerini hissedebilirler. Diğerleri, cinsel ilişkinin cerrahi sonrası devam edip edemeyeceği konusunda sorular soruyorlar. Kadınlar, ameliyatın partnerleri İle olan ilişkilerini nasıl etkileyeceği konusunda endişe edebilirler.

Hastaların ameliyattan önce cerrahla prosedürü, olası yan etkileri ve cinsel hayatlarına etkilerini konuşmaları önemlidir. Kadınlar bu tür ameliyatlarla başa çıkmada ek bilgi veya destek bulma konusunda doktorlarıyla konuşmalıdırlar.

  1. İleri Evre Vulva Kanseri İçin Kemoradyoterapi Tedavisi

Çok büyük vulva tümörleri için radyoterapi, ameliyattan önce, tüm vulvanın çıkarılmasını önlemek amacıyla ve ne kadar dokunun alındığını azaltmak için tümörü küçültmeye yönelik eş zamanlı düşük doz kemoterapi ile kombine edilir. Buna kemoradyoterapi terapisi denir. Kemoterapi, radyasyon tedavisi ile aynı zamanda verilir. Bu tedavi seçeneği, idrar ve bağırsak fonksiyonu korunabilmesi amacıyla tümör üretra veya anüs içerdiğinde özellikle önemlidir. Radyoterapi ve kemoterapi aşağıda detaylı olarak açıklanmaktadır.

  1. Radyoterapi

Radyasyon tedavisi, kanser hücrelerini yok etmek için yüksek enerjili x-ışınlarının veya diğer parçacıkların kullanılmasıdır. Radyoterapi, ameliyattan önce, tümörün boyutunu küçültmek amacıyla veya cerrahi sonrası kalan kanser hücrelerini yok etmek için kullanılabilir.

En yaygın radyoterapi türü, eksternal bean radyasyon terapisi olarak adlandırılır ve vücut dışındaki bir makineden verilen radyasyondur. İmplant kullanılarak radyasyon tedavisi verildiğinde buna internal radyasyon terapisi veya brakiterapi denir. Bir radyasyon terapisi rejimi veya takvimi, genellikle belirli bir sürede verilen belirli sayıda tedaviden oluşur.

Radyoterapiden kaynaklanan genel yan etkiler arasında yorgunluk, hafif ila şiddetli deri reaksiyonları, mide bulantısı ve gevşek bağırsak hareketleri, sağlıklı vajinal doku hasarı veya vajinanın daralması sayılabilir. Tedavi bittikten hemen sonra bu yan etkilerin çoğu kaybolur. Bununla birlikte, vajina o kadar çok kısalabilir ve daralabilir ki cinsel ilişki mümkün değildir. Bunu önlemek için vajinanın haftada birkaç kez vajinal dilatör adı verilen bir plastik tüp ile gerilmesi gerekebilir.

  1. Kemoterapi

Kemoterapi, genellikle kanser hücrelerinin büyüme ve bölünme yeteneğini sona erdirerek, kanser hücrelerini yok etmek için ilaçların kullanılması prosedürüdür.

Sistemik kemoterapi vücuda kanser hücrelerine ulaşabilmek için kan dolaşımına girer.

Hasta, lokal olarak yayılmış vulva kanseri için eksternal radyasyon terapisi alacaksa, sisplatin (Platinol) ile kemoterapi, bazen damar yoluyla radyasyon tedavisi ile aynı haftada bir verilir.

Kanser pelvisin ötesine yayılmışsa veya tekrarlamışsa, doktorlar bazen HPV’ye bağlı diğer skuamöz hücreli jinekolojik kanserler olan serviks kanseri ve vajinal kanseri tedavi etmek için kullanılan ilaçları kullanmayı düşünürler.

Ayrıca Bakınız: Serviks Kanseri Belirtileri

Metastatik vulva kanseri için, hastalar çoğunlukla karboplatin (Paraplatin) ve paklitaksel (Taxol) gibi platin bazlı kombinasyon kemoterapisi ile tedavi edilir. Bazen bevacizumab (Avastin) bu kombinasyona eklenir.

Kemoterapinin yan etkileri kişiye, kullanılan ilaçlara ve dozlara bağlıdır. Yorgunluk, enfeksiyon riski, mide bulantısı ve kusma, saç dökülmesi, iştah kaybı veya ishal içerebilir. Tedavi bittikten sonra bu yan etkiler genellikle kaybolur.

Vulva Kanseri: Risk Faktörleri

Aşağıdaki faktörler bir kadında vulva kanserine yakalanma riskini artırabilir:

  • Yaş: Vulva kanser tanısı konan kadınların çoğu 50 yaşından büyüktür. 40 yaşın altındaki kadınlarda invaziv vulva kanseri sadece küçük bir oranda görülür. Genellikle vulvar kanser HPV enfeksiyonu (aşağıya bakınız) ve sigara ile ilişkilidir.
  • HPV enfeksiyonu: Araştırmalar, bu virüsün enfeksiyonunun vulva kanseri için bir risk faktörü olduğuna işaret ediyor. HPV’li biriyle cinsel ilişki, birisinin HPV almasının en yaygın yoludur. Suşlar denilen farklı HPV türleri vardır. Araştırmalar, bazı HPV suşlarını belirli kanser türleri ile daha kuvvetle bağlantılı bulmuştur. HPV, vulva kanserinin yaklaşık üçte ikisinden sorumlu olabilir. HPV’nin yol açtığı birçok kanser türü, kanser öncesi hastalıklarla ilişkilidir. Bu durum, hücrelerdeki değişikliklerdir ve kanser haline gelebilmektedir. Bazı HPV suşlarından sizi koruyacak aşılar vardır.
  • Sigara içmek: Sigara kullanımı, HPV olan kadınlarda vulva kanserine yakalanma riskini artırabilir.
  • Bağışıklık sistemi eksikliği: Bağışıklık sistemi düşük olan kadınların vulva kanserine yakalanma riski yüksektir. Düşük bağışıklık sistemi, kortikosteroid ilaçlardan, organ transplantasyonundan (organ nakli), diğer kanser türleri için yapılan tedaviden veya bağışık immün yetmezlik sendromuna (AIDS) neden olan virüs olan insan immün yetmezlik virüsünden (HIV) bağışıklık sisteminde düşüş olduğunda, vücudunun HPV enfeksiyonu da dahil enfeksiyona yakalanma olasılığı daha yüksektir.
  • Prekanseröz (kanser öncesi) hastalıklar: VIN (vulva intraepitelyal neoplazi) ve Paget hastalığı, rahim ağzı kanseri, vajinal kanser veya vücudun herhangi bir yerindeki melanoma da dahil olmak üzere vulvanın öncül kanser koşulları, kadınlarda vulva kanseri geliştirme riskini artırabilir.
  • Liken Sklerozus: Bu hastalık vulvar derisini etkiler ve ince ve kaşıntılı hale getirir. Liken sklerozu olan kadınların yaklaşık %4’ünde vulva kanseri görülür.

Vulva Kanseri Nasıl Önlenir?

Farklı faktörler farklı kanser türlerine neden olur. Araştırmacılar, bu faktörlerin hangi kansere neden olduğunu araştırmaya devam ediyor. Bu hastalığı tamamen engellemenin kanıtlanmış bir yolu olmamasına rağmen, riskini azaltabilirsiniz. Kişisel kanser riski hakkında daha fazla bilgi için doktorunuzla konuşunuz.

Doktor bir aile tıbbı geçmişi alır ve pelvisin genel fizik muayenesini ve jinekolojik muayenesini yapar. Bu sırada doktor herhangi bir olağandışı değişiklik olup olmadığını kontrol etmek için bir kadının rahim, vajina, serviks ve diğer üreme organlarını kontrol eder. Düzenli pelvik muayeneler, erken bir evrede kanser veya kanser öncesi hastalıkların bulunmasına yardımcı olabilir.

Buna ek olarak, araştırmalar bazı faktörlerin vulva kanserini önlemeye yardımcı olduğunu gösterdi:

  • Birden fazla partner ile ilişkiden kaçınmak
  • Birden gazla partneri olan biriyle ilişkiden kaçınmak
  • Kondom kullanımı da dahil olmak üzere güvenli seks yapmak (prezervatifler HPV’ye karşı tam koruma sağlayamasa da)
  • Kanser öncesi hastalıkları bulmak ve tedavi etmek için düzenli jinekolojik muayeneye gitmek
  • Sigara kullanımını bırakmak

2008 yılında vulva kanserini önlemek için, 9-26 yaşları arasında kızlar ve kadınlar için serviks kanserini önlemek amacıyla kullanılan bir aşı da onaylandı. Bu aşının virüsün belirli suşlarına karşı korunmasına rağmen, aşı zaten HPV bulaşmış kişileri korumaz. HPV aşısı hakkında daha fazla bilgi edinin ve daha fazla bilgi için doktorunuzla konuşun.

Önerilen Makaleler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz