Web sitemize hoşgeldiniz, 25 Mayıs 2017

Safra Kesesi Kanseri: Belirtileri, Teşhisi ve Tedavisi

Safra Kesesi Kanseri: Belirtileri, Teşhisi ve Tedavisi

Safra kesesi kanseri; safra kesesindeki sağlıklı hücreler değiştiğinde ve kontrolsüzce büyümeye başlayarak tümör adı verilen bir kitle oluşturmasıyla başlar. Safra kesesi tümörü, kanserli veya iyi huylu olabilir. Kanserli, yani malign tümörler olarak adlandırılan kötü huylu tümörler; vücudun diğer bölümlerine yayılabilir. İyi huylu tümörler ise vücudun diğer bölümlerine yayılacağı anlamına gelmez. Yazımızın bu bölümü, primer safra kesesi kanseri ile ilgilidir. Primer (birincil) safra kesesi kanseri; safra kesesinde başlar. Vücudun başka bir bölümünde başlayıp safra kesesine yayılan kanser türü değildir.

Safra Kesesi Hakkında Genel Bilgiler

Safra kesesi; karaciğerin hemen altında bulun, armut görünümlü bir organdır. Safra kesesi, safra depolar. Safra, karaciğer tarafından yapılan ve yağların sindirimine yardımcı olan bir sıvıdır. Gıdaların mide ve bağırsakta yıkımı gerçekleştiğinde, safra bir tüp aracılığı ile safra kesesinden salınır. Bu tüp ana safra kanalı olarak adlandırılır.

Safra kesesi duvar dokusu üç ana katmandan oluşur:

  1. Mukoza; safra kesesinin en içteki tabakası ve duvarını kaplar.
  2. Muskularis; düz kasın orta katmanıdır.
  3. Seroza; dış katmandır.

Primer safra kesesi kanseri, iç tabakasında başlar ve büyüdükçe dış katmanlarına yayılır.

Safra Kesesi Kanseri Belirtileri ve Bulgular

Safra kesesi kanseri olan kişiler, aşağıdaki belirtilerle veya bulgularla karşılaşabilirler. Bazen, safra kesesi kanseri olan insanlarda bu belirtilerden herhangi biri görünmez. Ya da, bu belirtiler, mide virüsü gibi kanser olmayan bir sağlık durumu nedeniyle ortaya çıkabilir.

Safra kesesi kanseri genellikle erken bir evrede teşhis edilmez. Çünkü safra kesesi vücudun derinlerinde yer alır ve bazen hiçbir belirti olmayabilir. Bu nedenle, rutin muayene sırasında safra kesesi kanserini tespit etmek ya da şüphelenmek zor olabilir. Bazı durumlarda, safra taşı gibi beklenmedik başka bir sağlık sorunu nedeniyle safra kesesi çıkarıldıktan sonra kanser teşhis edilir. Safra kesesi kanseri belirtileri şunları içerir:

  • Sarılık (göz akında ve deride sararma)
  • Karın ağrısı
  • Mide bulantısı ve kusma
  • Karında yumru
  • Ateş

Eğer yukarıda yer alan semptom ve bulguların biri veya daha fazlası hakkında endişeleriniz varsa, mutlaka doktorunuzla konuşunuz. Doktorunuz diğer sorulara ek olarak, bu belirtileri ne kadar süredir yaşadığınızı ve ne sıklıkta karşılaştığınızı soracaktır.

Safra Kesesi Kanseri Tanısı

Hekimler, kanser teşhisi ve kanserin vücudun diğer bölümlerine yayılıp yayılmadığını öğrenmek için pek çok tanı testi kullanabilirler. Bazı testler hangi tedavi seçeneğinin daha etkili olacağı konusunda doktorun karar vermesine yardımcı olabilir. Çoğu kanser türü için, tanı koymanın en emin yolu biyopsi yapılmasıdır. Eğer hastaya biyopsi yapılması mümkün değilse, doktor tarafından tanıya yardımcı olacak diğer testler önerilebilir. Görüntüleme testleri, kanserin yayılıp yayılmadığını öğrenmek için kullanılabilir.

Yazımızın bu bölümünde, kanser teşhisi için kullanılan tanı testi seçeneklerini açıklamaları ile birlikte paylaşacağız. Ancak, listelenen tüm testler her birey için kullanılamaz. Hekimler tanı testi seçerken, aşağıdaki faktörleri dikkate alabilirler:

  • Yaş ve sağlık durumu
  • Şüphelenilen kanser türü
  • Belirtiler ve bulgular
  • Önceki test sonuçları

Fizik muayeneye ilave olarak, aşağıda yer alan tanı testleri safra kesesi kanseri teşhisi için kullanılabilir:

  • Biyopsi: Mikroskop altında incelenmesi için küçük bir miktar doku örneği alınması prosedürüdür. Yapılan diğer tanı testleri, bireyde kanser olduğu şüphesi uyandırabilir. Ancak biyopsi ile kesin tanı yapılabilir. Doku örneğinin alınması çeşitli yollarla yapılabilir. Ameliyat sırasında laporoskopi olarak bilinen minimal invaziv cerrahi tekniğiyle veya ince iğne ya da kalın iğne aspirasyonu ile yapılabilir. Bu süreçte bilgisayarlı tomografi (BT) kullanılarak, iğnenin yerleştirilmesine rehberlik edilir. Bazı durumlarda, biyopsi endoskopi ile yapılabilir.
  • Röntgen (X-ray): Vücudun görüntüsünü oluşturmak için kullanılan bir tanı yöntemidir.
  • Endoskopik retrograd kolanjiopankreatografi (ERCP): Bu test, doktorun vücudun içini görmesine imkan sağlar. Kişi hafif sedasyonlu olur ve doktor endoskop aletini ağız yoluyla hastanın yemek borusundan aşağı doğru mide ve ince bağırsak içine yerleştirir. Küçük bir tüp veya kateter, endoskop yoluyla ve safra kanalları içine geçirilir. Kanalların içine boya enjekte edilir ve tümörün safra yolları çevresindeki alanda mevcut olup olmadığını görmek için x-ışınları gerekir. Eğer sarılık varsa, rahatlatmak için ERCP prosedürü sırasında tıkalı safra kanalı üzerinden plastik veya metal stent yerleştirilir. Bu prosedür safra kesesi kanseri tanısına kıyasla, safra yolu kanseri tanısı için daha yaygın olarak kullanılır.  Ayrıca, safra kesesi kanseri yayıldığında ve safra kanallarını engellediğinde kullanılabilmektedir.
  • Perkütan kolanjiografi: Bu prosedürde, ince bir iğne deriden safra kesesi alanına sokulur. Röntgen üzerinde net bir görüntü oluşturması amacıyla iğne aracılığıyla boya enjekte edilir. X-ışınlarına bakarak, doktorun safra kesesinde bir tümör olup olmadığını görmesi mümkün olabilir. Daha yaygın olarak, kolanjiyografi safra kanallarında görüntü sağlar ve safra kesesinde tümör göstermeyebilir. Ancak, bu prosedür engellenen, bloke olan bir safra kanalını tespit etmek için mükemmeldir.
  • Laparoskopi: Bu prosedürde, safra kesesi ve diğer iç organlara bakmak için endoskop kullanır. Tüp karına küçük bir kesi yoluyla sokulur.
  • Kan tahlilleri: Doktor bilirubin ve diğer maddelerin anormal seviyelerini kontrol etmek için hastanın kan örneklerini alabilir. Bilirubin, safra kesesi kanseri hastalarında tümör tarafından ana safra kanalının tıkanması sonucu yüksek seviyelere ulaşan bir kimyasaldır.
  • Bilgisayarlı tomografi (BT) taraması: Vücudun üç boyutlu görüntüsü oluşturulur. Tümör veya herhangi bir anormallik olup olmadığı bu görüntüler bir araya getirilerek kontrol edilir. BT taraması, tümörün boyutunu ölçmek için de kullanılabilir.
  • Manyetik rezonans görüntüleme (MRG): Kanserin safra kesesi dışına yayılıp yayılmadığını öğrenmek için kullanılabilir. Ayrıca, tümör boyutunu ölçmek için de kullanılabilir.
  • Ultrason: İç organların görüntüsünü oluşturmak için ses dalgalarının kullanılması prosedürüdür. Tümörler, normal dokulara göre daha farklı yankılar oluştururlar. Vücudun içinde tümör kitlesi bulmaya yardımcı bir tanı yöntemidir.
  • Endoskopik ultrasonografi (Endosonografi): Kapsamlı, özel bir endoskop sedasyonla ağızdan eklenir, mide ve bağırsağa ulaşabilir.
  • Pozitron emisyon tomografisi (PET) taraması: PET taraması vücudun içinde organ ve dokuların görüntüsünü oluşturmanın bir yoludur.

Tanı testleri yapıldıktan sonra, doktorunuz tüm sonuçları gözden geçirecektir. Tanı kanser ise, bu sonuçların doktorun kanseri evrelemesine ve uygun tedavi seçeneğine karar vermesine yardımcı olacaktır.

Safra Kesesi Kanseri Tedavi Seçenekleri

Safra kesesi kanseri için en yaygın kullanılan tedavi seçenekleri açıklamaları ile birlikte aşağıda listelenmiştir. Safra kesesi kanseri tedavisi; ameliyat, kemoterapi veya radyoterapi de dahil olmak üzere bir veya daha fazla tedavi seçeneği ile tedavi edilebilir. Erken evrede tespit edilirse, başarı ile tedavi edilme şansı çok daha yüksektir.

Tedavi seçenekleri ve öneriler; kanserin evresi ve türü, olası yan etkileri, hastanın genel sağlığı ve tercihleri gibi çeşitli faktörlere bağlıdır. Kanser belirtileri ve yan etkilerinin tedavisi, kanser bakımının önemli bir parçası olabilir. Tedavinin hedefleri hakkında doktorunuzla konuşmaktan çekinmeyin.

a) Ameliyat

Safra kesesi ameliyatı, cerrahi operasyon ile tümörün ve çevresindeki bazı sağlıklı dokunun çıkarılmasını içerebilir. Safra kesesi kanseri tedavisinde kullanılan ameliyat türleri şunlardır:

  • Kolesistektomi: Ayrıca basit kolesistektomi olarak da adlandırılır. Bu prosedür safra kesesinin kaldırılmasını içerir. Genişletilmiş kolesistektomi, safra kesesi ve yanında bulunan karaciğer dokusunun 2.5 cm veya daha fazlası ve bölgedeki tüm lenf düğümlerinin kaldırılmasıdır.
  • Radikal safra kesesi rezeksiyonu: Bu prosedür; safra kesesi, safra kesesi yakınındaki karaciğerin kama şeklindeki bölümü, ana safra kanalı (koledok), karaciğer ve bağırsak arasındaki bağların bir kısmı veya tamamı, pankreas çevresindeki lenf düğümleri ve yakındaki kan damarlarının kaldırılmasını içerir.
  • Palyatif ameliyat: Bazı durumlarda tümör tamamen kaldırılmasa bile, safra kesesi kanserinin neden olduğu belirtileri hafifletmeye ameliyat yardımcı olabilir.

Safra kesesi ameliyatı yan etkileri, ameliyatın spesifik türüne bağlıdır.

b) Radyoterapi

Safra kesesi kanseri için radyoterapinin en yaygın türü, vücudun dışındaki bir makineden (eksternal-ışın radyasyon tedavisi) radyoterapi olmaktadır. Ameliyat öncesinde tümörün boyutunu küçültmek için ya da ameliyat sonrası kalan kanser hücrelerini yok etmek için de kullanılabilir. Bazı durumlarda, ameliyat sırasında radyasyon tedavisi uygulanır ve buna intraoperatif radyoterapi denir.

Radyoterapinin yan etkileri olarak hastalarda yorgunluk, hafif deri reaksiyonları, mide sorunları, gevşek barsak hareketleri, karaciğer ve bağırsak gibi yakındaki yapılarda hasar görülebilir.

c) Kemoterapi

Kanser hücrelerini yok etmek, genellikle büyüyen ve bölünen kanser hücrelerinin yeteneğini durdurmak için ilaç kullanılmasıdır. Sistemik kemoterapi vücutta kanser hücrelerine ulaşmak için kana alır. Tümörün boyutunun küçülmesi için ameliyat öncesi ya da kalan kanser hücrelerini yok etmek için ameliyat sonrası verilebilir. Ayrıca, radyoterapi ile birlikte kombin edilebilir.

Metastatik Safra Kesesi Kanseri

Eğer kanser başladığı yerden vücudun başka bir bölümüne yayılmışsa, metastatik kanser olarak adlandırılır. Sağlık ekibiniz ameliyat, kemoterapi veya radyoterapiyi bir arada içeren bir tedavi planı önerebilir. Palyatif bakım da semptomları ve yan etkileri hafifletmeye yardımcı olmak için önemli olacaktır.

Çoğu hasta için metastatik kanser tanısı bazen çok zor ve stresli olur. Hasta ve ailesi, sağlık ekibi ile konuşmaya teşvik edilmelidir.

Safra Kesesi Kanseri: Risk Faktörleri

Risk faktörü, bir kişide kanserin gelişme olasılığını artırır. Risk faktörleri genellikle kanser gelişimine etkide bulunsa da, çoğu doğrudan kansere neden olmaz. Bazı risk faktörlerine sahip kişilerde kanser gelişmeyebilir. Ancak, risk faktörlerini bilmek ve bu faktörler hakkında doktorunuzla konuşmak, daha bilinçli yaşamak ve sağlıklı seçimler yapmanıza yardımcı olabilir.

Aşağıdaki faktörler safra kesesi kanserine yakalanma riskini artırabilir:

  • Safra taşları: Safra kesesi kanseri için en yaygın risk faktörüdür. Bunlar safra kesesi veya safra kanalında oluşabilen kolesterol ve safra tuzlarının kaya gibi oluşumlarıdır. Safra taşları özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde en sık görülen sindirim hastalığıdır ve safra kesesi kanseri olan kişilerin %75 ila %90’ının safra taşı geçmişi vardır. Bununla birlikte, safra taşı olan insanların %1’den daha azında safra kesesi kanseri gelişir.
  • Safra kesesi polipleri: Bu tip polipler, bazen küçük safra taşları safra kesesi duvarında gömülü olduğunda oluşarak büyür. Safra kesesi polipleri, iç safra kesesi duvarından içeriye çıkıntılıdır. Bazı polipler inflamasyon nedeniyle olabilir. Doktorlar, genellikle 1 santimetreden daha büyük polipleri olan kişilerde safra kesesinin kaldırılmasını önerirler. Çünkü kanser olma olasılığı daha yüksektir.
  • Yaş: Çoğunlukla 70 yaş üzeri bireylerde safra kesesi kanseri teşhis edilmektedir.
  • Cinsiyet: Kadınların safra kesesi kanserine yakalanma riski, erkeklere göre iki katı daha fazladır.
  • Sigara içmek: Tütün kullanımı, safra kesesi kanseri riskini artırabilir.
  • Aile öyküsü: Safra kesesi kanseri aile öyküsü olan kişilerde bu kanser türüne yakalanma riski biraz daha fazladır.

Safra Kesesi Kanseri: İstatistikler

Bu yıl, ABD’de tahminen 11.420 yetişkine (5270 erkek ve 6150 kadın) safra kesesi ve diğer safra kanserleri tanısı konulacaktır. Bu tahminlerde, yaklaşık 4.000 spesifik safra kesesi kanseri bulunmaktadır. Bu hastalıklardan 3.710 (1630 erkek ve 2080 kadın) ölüm meydana gelmesi tahmin edilmektedir.

Kanser yayılmamışsa, ancak invaziv olma potansiyeline sahipse; in situ kanser veya evre 0 denir. Evre 0 safra kesesi kanseri olan kişiler için 5 yıllık sağ kalım oranı %80’dir. Evre 1, kanser sadece safra kesesi içerisinde bulunuyor demektir. Evre I için 5 yıllık sağ kalım oranı %50’dir. Yaklaşık 5 safra kesesi kanseri vakasından 1’inde kanser yayılmadan önce teşhis edilir.

Kanser safra kesesi dışından lenf düğümlerine yayılmışsa, 5 yıllık sağ kalım oranı %7 ila %8 aralığındadır. Vücudun diğer bölgelerine yayılmış olan safra kesesi kanseri için 5 yıllık sağ kalım oranı ise; %4 ve daha azdır.

Yukarıda yer alan istatistikler her yıl ABD’de binlerce insana dayalı verilerden gelmektedir ve tahmini rakamlardır.

Önerilen Makaleler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz