Web sitemize hoşgeldiniz, 11 Aralık 2017

Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri: Nedenleri, Belirtileri, Teşhisi ve Tedavisi

Rahim ağzı kanseri, bir kadının rahim alt dar kısmı olan serviks içinde başlar.  Rahim hamilelik sırasında büyüyen cenini tutar. Serviks rahim alt kısmını vajinaya bağlar ve vajina ile doğum kanalını oluşturur.

Rahim ağzı kanseri, serviks yüzeyinde zamanla sağlıklı hücrelerin değişimi ve kontrol dışı büyümesi ardından tümör denilen kitlenin oluşmasıyla başlar. Bu tümör kanser veya iyi huylu olabilir. Kanserli bir tümör habis ise, vücudun diğer bölgelerine yayılmış olabilir anlamına gelir. İyi huylu bir tümör vücudun diğer kısımlarına yayılmamış anlamına gelir.

İlk başta, bir hücrede anormal değişiklikler, kanser değildir. Ancak araştırmacıların inandığına göre, bu anormal değişikliklerden bazıları kansere yol açan yavaş bir dizi değişikliğin ilk adımdır. Anormal hücrelerin bazıları, tedavi edilmeden yok olur, ama diğerleri kanser olabilir. Hastalığın bu safhası hücrelerinin anormal büyümesi olarak bilinen “displazi” terimi ile adlandırılır. Bazen prekanseröz lezyon olarak adlandırılan anormal hücrelerin gelişmekte olan kanseri tutmak amacıyla kaldırılması gerekir. Genellikle, prekanseröz doku sağlıklı dokuya zarar vermeden çıkarılabilir. Fakat bazı durumlarda, rahim ağzı kanserini önlemek için histerektomi (rahim ve rahim ağzının çıkarılması) gereklidir.

Prekanseröz lezyonların, yani kanser riskli alanın tedavisi aşağıdaki etkenlere bağlıdır:

  • Lezyon boyutu ve hücrelerde meydana gelen değişikliklerin türü
  • Kadın ileride çocuk sahibi olmak istiyorsa
  • Kadının yaşı
  • Kadının genel sağlığı
  • Kadının ve doktorun tercihi

Eğer prekanseröz (kanser öncesi) hücreler gerçek kanser hücreleri içerisine değişirse, diğer dokulara, organlara veya serviks derinliklerine yayılmışsa; o zaman hastalık rahim ağzı (serviks) kanseri olarak adlandırılır.

serviks kanseri türleriRahim ağzı kanserinin 2 ana türü vardır ve kanserin başladığı hücre tipi ile adlandırılır. Rahim ağzı kanserinin diğer türleri nadir görülür.

  1. Skuamöz hücreli karsinom: Tüm serviks kanserlerinin %80 ila %90’ını oluşturur.
  2. Adenokarsinom: Tüm serviks kanserlerinin %10 ila %20’sini oluşturur.

Rahim ağzı Kanseri Belirtileri ve Bulguları

Çoğu kadında, prekanseröz (kanser öncesi) veya erken evre serviks (rahim ağzı) kanserine dair herhangi bir belirti veya semptom görülmez. Belirtiler genellikle kanser diğer doku ve organlara yayılana kadar görünmez. Ya da, bir belirtinin nedeni kanser olmayan başka bir tıbbi durumdan kaynaklı olabilir.

Aşağıdakilerden herhangi biri, servikal displazi veya kanser belirtisi olabilir:

  • Adet dönemleri arasında ya da takiben hafif kanamalar ve kan lekeleri
  • Her zamankinden daha uzun süre ve daha ağır adet kanaması
  • İlişki veya pelvik muayene sonrasında kanama
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı
  • Menopoz sonrası kanama
  • Artan vajinal akıntı

Bu belirtilerden herhangi biri görüldüğü takdirde, doktora rapor edilmelidir. Eğer bu belirtiler ortaya çıkarsa, doktorunuzla konuşmanız çok önemlidir.  Daha önce prekanseröz hücreler veya kanser bulunduysa ve tedavi edildiyse, kanserin önlenmesi veya tedavi edilme şansı daha yüksektir.

Eğer herhangi bir değişiklik konusunda endişeleriniz varsa, lütfen doktorunuzla konuşunuz. Doktorunuz diğer sorulara ek olarak, bu belirtileri ne kadar süredir ve ne sıklıkta yaşadığınızı soracaktır. Bu sorular, doktorunuzun tanı koymasına ve sorunun nedenini bulmasına yardımcı olacaktır. Kanser tanısı konulduğu takdirde, semptomların rahatlatılması kanser bakım ve tedavisinin önemli bir parçasıdır.

Rahim Ağzı Kanseri Tanısı

Aşağıda yer alan tanı testi listesi, kanser türü teşhisi seçeneklerini açıklar ve listelenen testler herkes için kullanılamaz. Doktorunuz bir tanı testi seçerken,  aşağıda yer alan faktörleri göz önünde bulundurur:

  • Şüphelenilen kanser türü
  • Hastadaki belirtiler ve bulgular
  • Yaşınız ve tıbbi durumunuz
  • Daha önceki tıbbi testlerin sonuçları

Fizik muayeneye ilave olarak, aşağıdaki testler rahim ağzı kanseri teşhisi için kullanılabilir:

Pap Smear Testi: Doktor yavaşça rahim ağzı dışından ve vajinadan hücre örnekleri alır ve test edilir. Geliştirilmiş Pap test yöntemleri, doktorların kanserli hücreleri bulmasını kolaylaştırır. Geleneksel Pap testlerini okumak zor olabilir. Çünkü hücreler kurumuş olabilir ya da mukus veya kan ile kaplı olabilir.

  • Sıvı bazlı sitoloji testi: Numuneden kan veya mukus kaldırdıktan sonra hücreler ince bir tabakaya transfer edilir. Örnek korunmuş olduğundan, (HPV testi gibi) başka testler aynı anda yapılabilir.
  • Bilgisayar taraması (Otopap): Anormal hücreler için örneği taraması amacıyla bilgisayar kullanır.

Pelvik Muayene: Bu muayenede doktor bir kadının rahim, vajina, yumurtalıklar, fallop tüpleri, serviks, mesane ve rektumunda herhangi bir olağandışı değişikliği kontrol eder. Pap testi ile genellikle aynı anda yapılır.

HPV Tiplemesi: Bu test, Pap testi ile benzerdir. Test hastanın rahim ağzından alınan hücre örneği üzerinde yapılır. Pap testi sonuçları açıklandıktan sonra doktor servikste anormal değişiklikler gördüğü takdirde bu testi yapabilir.

Pap testi bazı anormal hücreler gösterirse ve HPV testi de pozitif çıkarsa, doktorunuz aşağıdaki tanı testlerinin bir ya da daha fazlasını önerebilir.

  • Kolposkopi: Doktor rahim ağzında anormal alanların olup olmadığını kontrol etmek için kolposkopi yapabilir. Bunun için kolposkop denilen özel bir alet kullanılır. Kolposkop vajina ve serviks dokuların ışıklı, büyütülmüş görünümünü verir. Bu tanı testi ağrılı değildir ve yan etkisi yoktur. Gebe kadınlarda yapılabilir.
  • Biyopsi: Mikroskop altında incelenmesi için küçük bir miktar doku örneği kaldırılması prosedürüdür. Diğer testler, kanserin mevcut olduğunu önerebilir; ama sadece biyopsi ile kesin tanı yapılabilir. Lezyon küçük ise, doktor biyopsi sırasında hepsini kaldırabilir.
  • Röntgen: İntravenöz ürografi, böbrekler ve mesaneyi görüntülemek için kullanılan bir röntgen türüdür.
  • Bilgisayarlı Tomografi (BT): Bu tarama testi ile herhangi bir anormallik veya tümör olup olmadığı incelenir. Aynı zamanda tümörün boyutunu ölçmek için kullanılabilir.
  • Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR): Vücudun ayrıntılı görüntülerini üretmek için kullanılır ve ayrıca tümörün boyutunu ölçmek için kullanılabilir.
  • Pozitron Emisyon Tomografi (PET) veya PET-BT Taraması: PET taraması genellikle BT taraması ile kombine edilir ve PET-BT taraması olarak adlandırılır. Ancak doktorunuz bu prosedürü sadece PET taraması olarak adlandırabilir. PET taraması vücudun içinde organ ve dokuların resimlerini oluşturmanın bir yoludur.
  • Sistoskopi: Doktorun mesane ve üretrayı görüntülemesine izin veren bir prosedürdür. Sistoskopi, kanserin mesaneye yayılmış olup olmadığını belirlemek için kullanılır.
  • Sigmoidoskopi: Doktorun kolon ve rektumu görmesini sağlayan bir prosedürdür. Kanserin rektuma yayılıp yayılmadığını görmek için kullanılır.
  • Laparoskopi: Doktorun laparoskop denilen ışıklı, ince, esnek bir tüp ile karın bölgesini görmesine izin veren bir prosedürdür.

Rahim Ağzı Kanseri Tedavi Seçenekleri

Serviks kanseri için en yaygın tedavi seçenekleri açıklamaları ile birlikte aşağıda listelenmiştir. Serviks (rahim ağzı) kanserinin tedavisi birçok faktöre bağlıdır. Bu faktörler; kanserin türü ve evresi, olası yan etkileri, kadının tercihleri ve genel sağlığıdır. Tedavi seçeneklerinin tümü hakkında bilgi almaya ve belirsiz şeyler hakkında sağlık ekibinize soru sormaya zaman ayırmanızı tavsiye ediyoruz. Ayrıca doktorunuzla tedavi beklentileri ve hedefleri hakkında konuşmanızı öneriyoruz.

Rahim ağzı kanseri olan kadınlar, tedavinin doğurganlığı ve cinsel fonksiyonlarını nasıl etkileyeceği konusunda endişeye kapılabilirler. Tedavi başlamadan önce bu konular sağlık ekibi ile ele alınmalıdır. Hamile olan kadınlar ise, rahim ağzı kanseri tedavisinin kendi sağlıklarını ve anne karnındaki bebeğin sağlığını nasıl etkileyeceği konusunda doktorlarıyla konuşmaları gerekir.  Belki tedavi, bebek doğana kadar geciktirilebilir.

Ameliyat

Ameliyat esnasında tümör ve çevreleyen sağlıklı dokunun bir kısmı temizlenir. Serviks ötesine yayılmamış rahim ağzı kanseri için, aşağıdaki operasyonlar sıklıkla kullanılır:

  • Konizasyon; anormal dokuyu kaldırmak için koni biyopsi ile aynı aynı prosedür kullanımıdır. Mikroinvaziv serviks kanserini kaldırmak için kullanılabilir.
  • Leep; ince bir tel kanca ile geçen bir elektrik akımı kullanımıdır. Kanca ile doku kaldırılır. Mikroinvaziv serviks kanserini temizlemek için kullanılabilir.
  • Histerektomi; rahim ve serviks alınmasıdır. Histerektomi basit histerektomi veya radikal histerektomi olabilir. Basit histerektomi rahim ve rahim ağzı alınmasıdır. Radikal histerektomi ise rahim, serviks, üst vajina ve serviks etrafındaki dokunun alınmasını içeren bir operasyondur. Buna ek olarak, bir radikal histerektomi geniş pelvik lenf nodu diseksiyonu (lenf nodlarının çıkarılması) içerir.
  • Gerekirse, cerrahi bilateral salpingo-ooferektomi içerebilir. Bu her iki yumurtalık ve fallop tüplerinin alınması operasyonudur. Histerektomi ameliyatı ile aynı anda yapılır.
  • Radikal trakelektomi; serviksin çıkartılması operasyonudur. Doğurganlıklarını korumak isteyen genç hastalar için de kullanılan bir cerrahi yöntemdir. Bu cerrahi prosedür, bazı hastalar için histerektomi operasyonuna alternatif olarak kabul görmüştür.

Serviks ötesine yayılmış serviks kanseri için, aşağıdaki prosedür kullanılabilir:

  • Ekzenterasyon; rahim ağzı kanseri radyasyon tedavisi sonrası rahim, vajina, alt kolon, rektum ya da mesane organlarına yayılmışsa kaldırılması prosedürüdür. Ekzenterasyon nadiren gereklidir. En yaygın olarak radyasyon tedavisi sonrası kanseri nüks eden bazı hastalarda kullanılmaktadır.

Cerrahi komplikasyonlar ya da yan etkileri prosedürün büyüklüğüne bağlı olarak değişir. Bazen hastaların üriner ve bağırsak sisteminde ciddi kanama, enfeksiyon veya hasar ortaya çıkabilir. Hastalar kendileri için belirlenen cerrahi operasyon hakkında doktorlarına danışarak detaylı bilgi edinebilirler.

Ameliyattan önce kadınların ameliyat hakkında endişeleri hakkında detaylı konuşmaları ve bilgi sahibi olmaları önerilir. Çünkü bu cerrahi girişimler bir kadının cinsel sağlığını etkiler. Doktorunuz ameliyatın yan etkilerini azaltmak ve herhangi bir değişiklik ile başa çıkma konusunda destek kaynakları sağlamak amacıyla hastalara yardımcı olabilir. Eğer geniş çaplı bir cerrahi işlem cinsel işlevi etkilediyse, diğer cerrahi işlemler yapay bir vajina yapmak için kullanılabilir.

Radyoterapi

Radyasyon tedavisi tek başına, ameliyattan önce ya da ameliyat yerine tümörü küçültmek için verilebilir. Birçok kadın, radyoterapi ve kemoterapi kombinasyonu ile tedavi edilebilir.

Radyoterapinin yan etkileri yorgunluk, hafif deri reaksiyonları, mide bulantısı ve gevşek bağırsak hareketleri içerebilir. Nadir olmasına rağmen, (internal) iç radyasyon tedavisinin yan etkileri, karın ağrısı ve barsak tıkanıklığı içerebilir. Genellikle tedavi bittikten sonra yan etkiler kısa sürede yok olmaktadır. Radyasyon tedavisi sonrası vajinal alan elastikiyetini kaybedebilir. Bu nedenle bazı kadınlar daralmayı önlemek için takılan vajinal dilatör aletini kullanmak isteyebilirler.

Bazen, doktorlar hastalarına radyoterapi boyunca cinsel ilişkiye girmemelerini tavsiye edebilir. Kadınlar tedaviden birkaç hafta sonra normal cinsel aktivitelerine devam edebilirler.

Kemoterapi

Rahim ağzı kanseri sıklıkla radyoterapi ile birlikte tedavi edilir. Kemoterapinin amacı, radyasyon terapisi ile verildiğinde radyoterapinin etkinliğini arttırmaktır. Ayrıca ameliyat sonrası kalan kanser hücrelerini yok etmek için verilebilir.

Kemoterapinin yan etkileri kadından kadına değişebilir ve dozun kullanımına da bağlıdır. Ancak yorgunluk, enfeksiyon riski, mide bulantısı ve kusma, saç dökülmesi, iştah kaybı ve ishal gibi yan etkiler görülebilir. Tedavi tamamlandıktan sonra bu yan etkiler genellikle ortadan kalkmaktadır.

Diğer olası uzun vadeli yan etkileri hamile kalma yetersizliği ve erken menopoz olabilir. Nadiren, belli ilaçlar işitme kaybına neden olabilir. Diğerleri böbrek hasarına neden olabilir. Hastalara böbreklerini koruması amacıyla intravenöz ekstra sıvı verilmesi gerekebilir. Alacağınız ilaçlar ve dozajlarına dayalı olası kısa vadeli ve uzun vadeli yan etkileri hakkında doktorunuzla konuşunuz.

Rahim Ağzı Kanseri: Risk Faktörleri

Aşağıda maddeler halinde yer alan faktörler bir kadında rahim ağzı (serviks) kanserine yakalanma riskini artırabilir:

  • Human Papilloma Virüsü (HPV) Enfeksiyonu: Rahim ağzı kanseri için en önemli risk faktörü HPV enfeksiyonudur. Araştırmalar bu virüs ile enfeksiyonun, servikal kanser için bir risk faktörü olduğunu göstermektedir. HPV olan biriyle cinsel aktivite HPV virüsünün bulaşmasının en yaygın yoludur. Farklı HPV türleri vardır.
  • Bağışıklık Sistemi Yetersizliği: Yetersiz bağışıklık sistemine sahip kadınların serviks kanserine yakalanma riski daha yüksektir. Bağışık sisteminin düşük olması kortikosteroid ilaçların bağışıklık sistemini bastırması, organ nakli, diğer kanser türleri için tedaviler ya da HIV virüsü nedeniyle olabilir. Bir kadın HIV virüsüne sahipse, bağışıklık sistemi erken evre kanserin tedavisi için daha az yetenekli olur.
  • Herpes (Uçuk): Genital uçuğu olan kadınların rahim ağzı kanserine yakalanma riski daha yüksektir.
  • Sigara İçmek: Sigara kullanan kadınların, sigara kullanmayan kadınlara kıyasla rahim ağzı kanserine yakalanma olasılığı yaklaşık iki katından daha fazladır.
  • Yaş: 15 yaşından küçük kızlarda nadiren rahim ağzı kanseri gelişir. Risk genellikle genç bayanlar ve otuzlu yaşlardaki bayanlar arasında daha yüksektir. 40 yaş üstü kadınlar risk altındadır. Pap testi ve HPV testini de içeren servis kanseri taramalarını düzenli olarak yaptırmaları gerekir.
  • Irk/Etnik Köken: Rahim ağzı kanseri siyahi, hispani ve yerli Amerikalı kadınların arasında daha yaygındır.
  • Oral Kontraseptifler (Doğum kontrol hapları): Bazı araştırmalar oral kontraseptifler olarak alınan doğum kontrol haplarının rahim ağzı kanseri riskinde artış ile ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Ancak, oral kontraseptif kullanımı ve servikal kanser gelişimi arasındaki bağlantı için daha fazla araştırma gerekmektedir.
  • Dietilstilbestrole Maruz Kalma (DES): Hamilelikte düşüğü önlemek amacıyla annelere verilen bu ilaçlar kadınlarda nadir olarak serviks ya da vajina kanseri gelişme riskini arttırabilir. Bu ilaç bu amaçla 1940 yılından 1970 yılına kadar verilmiştir.

Hangi faktörlerin kadınlarda rahim ağzı kanseri gelişme riskini artırdığına yönelik araştırmalar devam etmektedir. Bu hastalığı tamamen önlemenin kanıtlanmış bir yolu yoktur,  ancak kanser riskini azaltmak için atabileceğiniz adımlar olabilir. Eğer bu kanser türü hakkında kişisel risk endişeniz varsa doktorunuzla konuşunuz.

Rahim Ağzı Kanseri: İstatistikler

Bu yıl, ABD’de tahminen 12.990 kadına rahim ağzı kanseri teşhisi konulması ve bu hastalıktan yıl içerisinde 4,120 ölüm beklenmektedir.

Rahim ağzı kanseri olan kadınlar için 5 yıllık sağ kalım oranı %68’dir. 10 yıllık sağ kalım oranı %64’tür. Ancak, sağ kalım oranları tanısı konulan servikal kanserin evresi de dahil olmak üzere birçok faktöre bağlıdır. Bu nedenle, kişisel riskiniz farklı olabilir.

Erken bir evrede tespit edilirse, invaziv serviks kanseri olan kadınlarda 5 yıllık sağ kalım oranı %92’dir. Rahim ağzı kanseri çevre dokulara veya organlara ve / veya bölgesel lenf düğümlerine yayılmış ise, 5 yıllık sağ kalım oranı %57’dir. Eğer kanser vücudun uzak bir kısmına yayılmış ise, 5 yıllık sağ kalım oranı %17’dir.

Not: Yukarıda yer alan hayatta kalma istatistiklerinin tahmini olduğunu hatırlamak önemlidir. Tahminler, her yıl ABD’deki binlerce kanser hastası kadınların verilerine dayalıdır.

Önerilen Makaleler:

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz