Web sitemize hoşgeldiniz, 22 Eylül 2017

Radyoterapi Nedir? Hedefleri ve Çeşitleri Nelerdir?

Radyasyon; bir yerden başka bir yere enerji hareketlerini açıklar.  X-ışınlarındaki radyasyon gibi yüksek enerjili radyasyon, hücreleri değiştirmek için yeterli enerjiye sahiptir. Bu durum gerçekleştiğinde, bu hücreleri yok etmek için yeterince hasar verebilir. Bu tür yüksek enerjili ışın tedavisi, “radyoterapi” olarak adlandırılır ve kanser hücrelerini yok etmek için kullanılan tedavidir. Ayrıca “radyasyon tedavisi” ya da “ışın tedavisi” olarak da adlandırılmaktadır.

Radyoterapinin Hedefleri

Radyasyon onkoloğu olarak bilinen doktorlar tarafından radyoterapi denetlenir. Bu tür bir kanser tedavisi, belirli bir süre boyunca, belirli sayıda verilen tedaviler gerektirir. Bu tedavinin amacı; kanser hücrelerini yok etmek ve yakın sağlıklı dokulara zarar vermeden tümör büyümesini yavaşlatmaktır.

Radyoterapi, ana kanser tedavisi olarak ve “adjuvan tedavi” olarak adlandırılan başka bir tedavi türü için kullanılır. Söz konusu tedavi türü, kalan kanser hücrelerini hedeflemek için ana tedaviden sonra verilir.

Aynı zamanda, radyoterapi; tümörü küçültmek, ağrı, basınç ve diğer kanser semptomlarını azaltmak için kullanılır. Bu tür bir tedavi “palyatif radyoterapi” olarak adlandırılır ve hastalığı tamamen tedavi etmek mümkün olmadığında kullanılır.

Kanser hastası olan bireylerden yarısından fazlası radyoterapinin bazı çeşitlerini almaktadır. Bazı kanser çeşitleri için, tek başına radyoterapi etkili bir tedavidir. Ancak, diğer kanser türleri en iyi tedavi kombinasyonlarına yanıt verir. Bu tedavi kombinasyonları; radyoterapinin yanı sıra ameliyat, kemoterapi veya immünoterapi içerebilir.

Radyoterapi Çeşitleri Nelerdir?

1. Eksternal Radyoterapi: Bu, radyoterapinin en yaygın türüdür. Vücudun dışında bulunan bir makineden radyasyon sunar. Gerekirse, vücudun geniş alanlarını tedavi edebilir. Radyasyon ışınını oluşturmak için kullanılan makine “lineer hızlandırıcı” olarak adlandırılır. Özel bir yazılım ile bilgisayar kirişin boyutunu ve şeklini ayarlar. Ayrıca kanser hücrelerinin yakınındaki sağlıklı dokulardan kaçınarak, doğrudan tümör hedefli ışın gönderir. Eksternal radyoterapi (eksternal ışın radyasyon tedavisi), hastayı radyoaktif yapmaz.

Eksternal radyoterapi çeşitleri şunlardır:

  • 3 Boyutlu Konformal Radyoterapi (3D-CRT): tedavinin bir parçası olarak, özel bilgisayarlar kanserin ayrıntılı üç boyutlu resimlerini oluşturur. Bu da, tedavi ekibinin daha doğru bir radyasyon amaçlamasına izin verir. Bunu yaparak, sağlıklı dokuya zarar verme riskini azaltırken, daha yüksek dozda radyasyon kullanabilirler. Çalışmalar, üç boyutlu konformal radyoterapinin yan etki riskini düşürebildiğini göstermiştir. Örneğin, baş ve boyun kanseri olan kişiler radyoterapi alırken, ağız kuruluğuna neden olabilen tükürük bezleri zararını sınırlayabilir.
  • Yoğunluk Modülasyonlu Radyoterapi (IMRP): Bu tedavi ışın yoğunluğunu değiştirerek, 3D-CRT’den daha iyi tümöre radyasyon dozu yönlendirir. IMRT; sağlıklı dokuları 3D-CRT’e göre daha iyi radyasyondan korur.
  • Proton Tedavisi: Aynı zamanda “proton terapisi” olarak da adlandırılır ve iyonizan radyasyon kullanılır. Proton ışın tedavisinde, bazı kanser türleri tedavisinde x-ışınları yerine proton demeti kullanılır. Protonlar, kanser hücrelerini yok edebilir yüksek enerji olan atomların parçalarıdır. Tümöre protonların yönlendirilmesi; yakındaki sağlıklı dokulara gönderilen radyasyon miktarını azaltır, aynı zamanda doku hasarını azaltır. Bu tedavi nispeten yeni ve özel ekipman gerektirdiğinden, her sağlık merkezinde mevcut değildir. IMRT ile karşılaştırıldığında, proton tedavisi yararları prostat kanseri gibi bazı kanserler için belirlenmemiştir.
  • Stereotaktik Radyoterapi (SRT): Bu tedavi, küçük bir tümör alanına geniş, hassas bir radyasyon dozu sunar. Hassas bir tedavi olduğundan, hastanın hareketsiz kalması gerekir. Bu tedavi genellikle tek bir tedavi olarak verilmekle birlikte, bazı hastalarda birkaç radyasyon tedavisi gerekebilir.

2. İnternal (dahili) Radyoterapi: Radyasyon tedavisinin bu çeşidi, “brakiterapi” olarak da bilinir. Radyoaktif madde, kanserin kendisi içine veya onu çevreleyen doku içine yerleştirilir. Bu implantlar geçici ya da kalıcı olabilir ve hastanede kalmayı gerektirebilir.

Kalıcı implantlar, radyoaktif madde içeren pirinç tanesi büyüklüğünde küçük çelik tohumlardır. Bu kapsüller, gövde içinde tümör bölgesine yerleştirilir. Tohum implant çevresinde radyasyonun çoğunu dağıtır. Ancak, bazı radyasyon hastanın vücudunda serbest bırakılabilir. Bu durumda, tohumlar aktif iken başkalarını radyasyona maruz kalmaktan korumak için hastaların önlem almasını gerektirir. Zaman içinde implant radyoaktivitesini kaybeder, ama etkin olmayan tohumlar vücutta kalır.

Geçici implantlar, radyasyon iğneler, kateterler veya özel aplikatörler aracılığıyla teslim edilir. Bu implantlar belirli bir süre için vücutta tutulur. Çoğu geçici implant prosedürleri sadece birkaç dakika için radyasyon teslim eder. Geçici implantların daha fazla süre kullanılması halinde, radyasyona başkalarının maruz kalmasını sınırlamak için hasta özel bir odada kalır.

Diğer Radyoterapi Seçenekleri

  1. İntraoperatif Radyoterapi (IORT): Ameliyatta ışın tedavisi olarak da adlandırılır. Radyoterapi; eksternal radyoterapi ve internal radyoterapi her ikisi için de ameliyat sırasında doğrudan tümöre gönderilebilir. Bu da, radyoterapi gerçekleştirilmeden önce ameliyatla sağlıklı dokuyu dışa taşımasına olanak sağlar. Ayrıca tümör hayati organlara çok yakın olduğunda yararlı olabilir.
  2. Sistemik Radyoterapi: Sistemik veya tüm vücut ışınlanması, kanser hücrelerini hedef almak için radyoaktif maddeler kullanılır. Bu radyoaktif maddeler tükürük, ter ve idrar yoluyla vücudu terk eder. Hasta ile yakın temas halinde olan insanlar radyasyondan korunmak için güvenlik tedbirleri almalıdır. Hasta ve ailesinin güvenliği için daha fazla bilgi aşağıdaki bölümde yer almaktadır.
  3. Radyoimmünoterapi: Sistemik tedavi türüdür. Bu tedavide doğrudan kanser hücrelerini tedavi etmek için monoklonal antikorlar kullanılır. Bu tedavi yalnız kanserli olmayan hücreleri bırakarak, tümöre doğrudan düşük dozlarda radyasyon teslim eder. Bu radyoaktif moleküllerin örnekleri;  ibritumomab (Zevalin) ve tositumomab (Bexxar) içerir.
  4. Radyosensitizerler (radyasyon duyarlaştırıcılar) ve Radyoprotektif Maddeler (radyosyandan koruyucular):  Araştırmacılar, radyasyonun tümörü daha iyi yok etmesine yardımcı olan maddeler olarak bilinen radyosensitize edici ajanlarla üzerine çalışmalarını sürdürmekteler. Tedavi edilen alanın yakınındaki sağlıklı dokuları daha iyi korumak için kullanılan maddelere, radyopropektif maddeler denir.

Hasta ve Ailesi için Güvenlik Önlemleri

Tedavi sırasında kullanılan radyasyonu göremezsiniz. Ancak, radyasyon tedavisi ekibi özel bilgisayarlar ve diğer ekipmanları kullanarak kontrol edebilirler. Doktorlar, 100 yılı aşkın süredir kanser tedavisinde etkili ve güvenli şekilde radyasyon kullanmaktadırlar.

Çoğu kişi günlük tedaviler sırasında bile, makineden radyasyon hissedemezler. Bu nedenle, tedavi seansının ağrılı olacağı konusunda endişelenmenize gerek yoktur. Çok az kişi, tedavi edilen bölgede hafif bir ısınma veya karıncalanma hissi bildirmişlerdir.

Radyasyon tedavisi almak, hafifçe ikinci bir kanser gelişme riskini artırır. Ancak, birçok kişi için radyoterapi mevcut, var olan kanseri ortadan kaldırabilir. Bu faydası, tedavi sonrası yeni bir kanser gelişme riskinden daha büyüktür.

Eksternal radyoterapi sırasında, hasta radyoaktif hale gelmez. Ve, radyasyon, tedavi odasında kalır. Ancak internal radyoterapi sırasında bir dizi güvenlik önlemi alınması gereklidir.

Hamile kadınlar ve 18 yaşından küçük olanlar, tedavi gören kişiyi ziyaret etmemelidir. Diğer ziyaretçilerin hastanın yatağından en az 2 metre uzak oturmaları gerekir. Ayrıca her gün için ziyaretleri en fazla 30 dakika ile sınırlandırmalılar. Hasta hastaneden çıktıktan sonra, kalıcı implantlar radyoaktif kalır. Bu nedenle, iki aylık bebekler ve hamile kadınlar ile beş dakikadan daha fazla temas halinde olmamalıdırlar.

Sistemik radyoterapi ile tedavi sonrası ilk birkaç gün için güvenlik önlemleri kullanılır. Aile ve arkadaşların radyasyona maruz kalma riskini azaltmak için hastalar aşağıdaki önlemleri alabilirler:

  • Tuvaleti kullandıktan sonra elleri iyice yıkamak
  • Ayrı eşyalar ve havlu kullanmak
  • Vücutta kalan radyoaktif maddenin temizlemesi için bol sıvı içmek
  • Cinsel temastan kaçınmak
  • Bebekler, çocuklar ve hamile kadınlar ile teması en aza indirmek

Önerilen Makaleler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz