Web sitemize hoşgeldiniz, 19 Ekim 2017

Prostat Kanseri: Belirtileri, Teşhisi ve Tedavisi

Prostat kanseri; sağlıklı prostat hücrelerinin değişmesi ve kontrolsüz bir şekilde çoğalması ile oluşan tümör kitlesiyle başlar. Prostat tümörü kanserli (habis) veya iyi huylu (benign) olabilir. Kanserli tümör kötü huyludur. Bu da, büyüyebilir ve vücudun diğer bölgelerine yayılabilir, anlamına gelir. İyi huylu tümör ise büyüyebilir, ancak yayılacağı anlamına gelmez.

Prostat kanseri, diğer kanser tipleri ile karşılaştırıldığında, biraz alışılmadıktır. Çünkü birçok prostat tümörü vücudun diğer bölgelerine yayılmaz. Bazı prostat kanserleri çok yavaş büyür ve yıllarca belirti veya sorunlara neden olmayabilir. Prostat kanseri vücudun diğer bölgelerine yayıldığında bile, genellikle başarılı bir şekilde kontrol altına alınır ve prostat kanseri erkeklerin birkaç yıl iyi ve sağlıklı yaşamasına izin verebilir. Bununla birlikte, kanser tedavi ile kontrol edilemezse; ağrı, yorgunluk ve bazen ölüme neden olabilir.

Prostat Spesifik Antijen (PSA) Hakkında Bilgi

Prostat spesifik antijen; prostat bezi hücreleri tarafından üretilen bir proteindir. PSA kan testiyle tespit edilir. Prostat kanseri olan erkeklerde, kanser olmayan diğer sağlık sorunları gibi normal düzeylerden yüksek PSA bulunur. Bu sağlık sorunlarına; iyi huylu prostat büyümesi (PBH) ve prostatit (prostat iltihabı veya enfeksiyon) örnek verilebilir.

Prostat kanserlerinin %95’inden fazlası adenokarsinom adında bir türüdür. Prostat kanseri nadir bir türü nöroendokrin kanseri veya küçük hücreli anaplastik kanser olarak bilinir. Genellikle PSA yapmaz, ama daha erken yayılma eğilimindedir.

Prostat Kanseri Belirtileri ve Bulgular

Genellikle, prostat kanseri erken evrede ve hiçbir belirti yokken, tarama sürecinde PSA testi veya DRE (dijital rektal muayene) ile teşhis edilir. Eğer PSA VE DRE testlerine dayalı olarak prostat kanserinden şüpheleniliyorsa, tanı için daha fazla tarama ve test gereklidir. Prostat kanseri belirti ve bulgulara neden oluyorsa, genellikle ileri bir evrede teşhis edilir. Bu belirtiler ve bulgular şunlar olabilir:

  • Sık idrara çıkma
  • Zayıf veya kesik kesik idrar akışı ya da boş mesaneyi boşaltma ihtiyacı
  • İdrarda kan
  • Geceleri sık idrara çıkma dürtüsü
  • Seminal sıvıda kan
  • Yeni başlangıçlı erektil disfonksiyon (sertleşme bozukluğu)
  • Daha az yaygın olarak idrar yaparken ağrı ya da yanma
  • Prostat büyümesi sonucu otururken rahatsızlık

Prostat büyümesi gibi kanser olmayan sağlık sorunları da benzer belirtilere neden olabilir. Üriner belirtiler bir enfeksiyon ya da diğer sağlık sorunlarından kaynaklanıyor olabilir. Buna ek olarak, bazen prostat kanseri olan erkeklerde bu belirtilerden herhangi biri yoktur.

Kanser prostat bezinin dışına yayılmışsa, aşağıdaki belirtilerle karşılaşılabilir:

  • Sırt, kalça, uyluk, omuzlar veya diğer kemiklerde ağrı
  • Bacak ve ayaklarda şişme veya ödem
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Yorgunluk
  • Bağırsak alışkanlıklarında değişiklik

Not: Yukarıda yer alan belirtilerin bir veya daha fazlası hakkında endişeleriniz varsa, lütfen doktorunuzla konuşunuz.

Prostat Kanseri Tanısı

Kanser teşhisi ve kanserin vücudun başka bir bölgesine yayılıp yayılmadığını öğrenmek için doktorlar birçok tanı testi kullanırlar. Kanser türlerinin çoğu için biyopsi kesin kanser tanısı koymanın tek yoludur. Eğer biyopsi mümkün değilse, doktorunuz teşhis yapmaya yardımcı olacak diğer tanı testleri önerebilir, ama bu durum prostat kanseri için nadirdir. Örneğin; hastanın başla bir sağlık sorunu varsa, PSA düzeyi çok yüksekse ve kemik taraması kanser olduğunu gösteriyorsa, biyopsi yapmak mümkün olmayabilir. Kanserin yayılıp yayılmadığını (metastatik) öğrenmek için görüntüleme testleri kullanılabilir.

Doktorunuz bir tanı testi seçerken, aşağıda yer alan faktörleri dikkate alabilir:

  • Yaş ve sağlık durumu
  • Şüphe edilen kanser türü
  • Belirtiler ve bulgular
  • Önceki test sonuçları

a) Ön Testler

Bir fizik muayeneye ilave olarak, aşağıdaki testler prostat kanserini teşhis etmek için kullanılabilir:

  • PSA testi: PSA, bir erkeğin kanında yüksek seviyelerde bulunan, prostat dokusu tarafından yayımlanan protein türüdür. Prostat kanseri, prostat büyümesi veya prostat iltihabı gibi anormal aktiviteler olduğunda düzeyler artabilir. Doktorlar biyopsi gerekirse karar vermek için PSA değerleri özelliklerine bakabilirler.
  • DRE: Dijital rektal muayene ile prostat alanı çevresinde anormal kısımlar olup olmadığı kontrol edilir. Çok kesin değildir; bu nedenle, prostat kanseri olan erkeklerin çoğunun DRE sonuçları normal çıkabilir.

b) Tanıyı Doğrulama

Eğer PSA veya DRE testi sonuçları anormal ise, aşağıdaki testler kanser teşhisini doğrulamaya yardımcı olabilir:

  • PCA3 testi: Prostat kanseri geni 3 (PCA3), idrar testi yapılan bir gen tabanlı bir testtir.
  • Transrektal ultrasonografi (TRUS): Genellikle biyopsi ile aynı anda yapılan bir testtir.
  • Biyopsi: Küçük bir doku örneği alınarak mikroskop altında incelenir.
  • MR füzyon biyopsi: TRUS ve MR testi ile birleştirilir. Hasta ilk ileri tetkik gerektiren prostatın şüpheli alanlarını belirlemek için MR alır. Hasta daha sonra prostat ultrason alır. Bilgisayar yazılımı biyopsi yapılması için belirli bir bölgede hedefe yardımcı olan bir 3D görüntü elde etmek için bu görüntüleri birleştirir.

c) Kanserin Yayılıp Yayılmadığını Bulmak

Kanserin prostat dışına yayılıp yayılmadığını öğrenmek için doktorlar aşağıda listelenen görüntüleme testlerini yapabilirler. Doktorlar PSA düzeyleri, tümör derecesi ve diğer faktörlere bağlı olarak metastaz riskini tahmin edebilirler.

Prostat Kanseri Tedavi Seçenekleri

Prostat kanseri için en yaygın başvurulan tedavi seçenekleri açıklamaları ile birlikte aşağıda listelenmiştir. Tedavi seçenekleri ve öneriler; kanserin türü ve evresi, olası yan etkiler, hastanın genel sağlık durumu ve diğer çeşitli faktörlere bağlıdır. Kanser tedavisi planlamasında, yan etkilerin ve semptomların hafifletilmesi önemli bir bölümünü içerir.

Aktif Sürveyans ve Tetikte Bekleme:

Prostat kanseri erken bir evrede tespit edilirse, yavaş yavaş büyüyorsa; kanser tedavisi hastalıktan daha fazla rahatsızlığa neden olabilir. Doktor tarafından tetikte bekleme ve aktif sürveyans önerilebilir.

  • Aktif sürveyans: Prostat kanseri tedavisi inkontinans (idrar tutamama) ve iktidarsızlık gibi yan etkilere neden olduğundan; prostat kanseri tedavisi bir erkeğin hayat kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir. Bu nedenle, prostat kanseri olan pek çok erkek ve doktorları kanser tedavisine hemen başlamak yerine ertelenmesini düşünür. Aktif sürveyans sırasında, kanserde kötüleşme işaretleri olup olmadığı yakından takip edilir. Aktif sürveyans genellikle kanser kötüleşme belirtileri gösteriyorsa, lokal tedaviden fayda görebilecek, uzun bir yaşam beklentisi olan erkekler için tercih edilir.
  • Tetikte bekleme: Bu durum, en az 5 yıl yaşaması beklenen, diğer ciddi sağlık sorunları ya da yaşamı tehdit eden hastalıkları olan çok yaşlı erkekler için bir seçenek olabilir. Eğer hastada idrar yollarında ağrı veya tıkanıklık gibi prostat kanseri belirtileri varsa, o zaman tedavi tavsiye edilebilir.

Lokal Tedaviler:

Lokal tedaviler ile vücudun belirli, sınırlı bir alanında kanserden kurtulmak amaçlanır. Erken evre prostat kanseri tanısı konulan erkekler için, ameliyat veya radyoterapi gibi lokal tedaviler kanserden tamamen kurtulma imkanı tanıyabilir. Ancak, kanser prostat bezinin dışına yayılmışsa; vücudun diğer bölgelerinde bulunan kanser hücrelerini yok etmek için diğer tedavi türleri gerekli olabilir.

a) Ameliyat

Cerrahi operasyon tümör ve çevresindeki bazı sağlıklı dokunun kaldırılmasını içerir. Kanser prostat dışına yayılmadan tümörü ortadan kaldırmayı denemek için kullanılır. Prostat ameliyatı türü; hastanın genel sağlığı, kanserin evresi ve diğer faktörlere bağlıdır. Cerrahi seçenekler şunlardır:

  • Radikal (açık) prostatektomi: Radikal prostatektomi; tüm prostat ve seminal veziküllerin cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Pelvik bölgedeki lenf bezleri de çıkartılabilir. Bu operasyonun cinsel işlevi etkileme riski vardır. Sinir koruyucu ameliyat, mümkün olduğunda, ameliyat sonrası cinsel fonksiyonun korunması şansını artırır. Üriner inkontinans (idrar tutamama), aynı zamanda radikal prostatektominin olası bir yan etkisidir.
  • Robotik veya laparoskopik prostatektomi: Bu tip ameliyat muhtemelen radikal prostatektomiden çok daha az invaziftir ve iyileşme süresini kısaltabilir. Genel olarak, robotik prostatektomi daha az kanama ve daha az ağrıya neden olur. Ancak, cinsel ve idrar yan etkileri radikal (açık) prostatektomi ile benzer olabilir.
  • Kriyocerrahi: Kriyocerrahi, aynı zamanda kriyoterapi veya kriyoablasyonu olarak adlandırılır. Yeni prostat kanseri tanısı konulan erkekler için kurulmuş bir terapi ya da standart tedavi değildir.

b) Radyoterapi

Radyasyon tedavisi, kanser hücrelerini yok etmek için yüksek enerjili ışınlar kullanılmasıdır. Prostat kanseri tedavisi için kullanılan radyoterapi türleri şunlardır:

  • Eksternal-beam radyoterapi
  • Yoğunluk modülasyonlu radyoterapi (IMRT)
  • Proton terapi
  • Brakiterapi
  • Radyum-223

c) Sistemik Tedaviler

Doktorlar, androjen baskılama tedavisi, kemoterapi ve yeni ajanlar gibi tedavileri vücutta kanser hücrelerine ulaşmak için kullanırlar. Buna sistemik tedavi denir.

d) Kemoterapi

Genellikle büyüyen ve bölünen kanser hücrelerinin yeteneğini durdurmak ve kanserli hücreleri yok etmek için ilaç kullanılmasıdır.

Genel olarak, kemoterapinin yan etkileri bireye, kemoterapinin türü, kullanılan doz ve tedavi süresine bağlıdır. Ancak bu yan etkiler; yorgunluk, ağız ve boğazda yaralar,  ishal, bulantı ve kusma, kabızlık, kan hastalıkları, sinir sistemi etkileri, düşünme ve hafıza değişiklikleri, cinsel ve üreme sorunları, iştah kaybı, ağrı ve saç dökülmesi içerir. Kemoterapinin yan etkileri genelde tedavi tamamlandıktan bir süre sonra kaybolur.

Erken Evre Prostat Kanseri Tedavisi

Erken evre prostat kanseri, kanser hücrelerinin yalnızca prostatta bulunduğu anlamına gelir. Kanserin Gleason skoru 6 veya daha azsa ve PSA seviyesi 10’dan azsa; genellikle çok yavaş büyür, herhangi bir belirti ya da diğer sağlık sorunlarına neden olması yıllar sürebilir. Bunun bir sonucu olarak, aktif sürveyans tavsiye edilebilir. Alternatif olarak, yaş ve sağlık durumu göz önüne alınarak radyoterapi (eksternal ve brakiterapi) ya da ameliyat tedavi planını oluşturabilir.

Lokal İleri Evre Prostat Kanseri Tedavisi

Büyük bir tümörü olan bazı hastalar için, ameliyat ve radyoterapi gibi lokal tedaviler, kendileri tarafından kanseri ortadan kaldırmak için daha az olasıdır. Radikal prostatektomi sıklıkla pelvik lenf nodları çıkarılması ile yapılır.

Metastatik Prostat Kanseri Tedavisi

Kanser vücudun başka bir yerine yayılmışsa, metastatik kanser denir. Metastatik prostat kanseri için bir tedavi olmasa da, çoğunlukla tedavi edilebilir. İleri evre prostat kanseri olan pek çok erkek uzun süre hayatta kalabilir. Genellikle, prostat kanseri yavaş büyür ve yaşam süresini uzatmak için artık daha etkili tedavi seçenekleri vardır.

Prostat Kanseri: Risk Faktörleri

Risk faktörü, kişinin kansere yakalanma olasılığını artıran bir etkendir. Risk faktörleri genelde kanser gelişimini etkilese de, çoğu doğrudan kanserle ilişki değildir. Risk faktörü olan bazı insanlarda kanser gelişmeyebilir ve tam tersi risk faktörü olmayan kişilerde gelişme olasılığı olabilir. Ancak, risk faktörleri hakkında bilgi sahibi olmak, sağlıklı yaşam seçimleri yapmamıza yardımcı olabilir.

Aşağıda yer alan faktörler, bir erkekte prostat kanseri gelişme riskini artırabilir:

  • Yaş: Prostat kanseri riski yaş ilerledikçe, özellikle 50 yaşından sonra artar. Prostat kanseri vakalarının %80’inden fazlası 65 yaş ve üzeri erkeklerde teşhis edilir.
  • Irk/etnik: Siyahi erkeklerde prostat kanserine yakalanma riski, beyaz erkeklere göre daha yüksektir. Bu farklılıkların kesin nedeni bilinmemektedir. Ancak sosyoekonomik ve diğer faktörleri içerebilir.
  • Aile öyküsü: Ailede prostat kanseri olması durumunda ailesel prostat kanseri olarak adlandırılır ve tanıların yaklaşık %20’sini oluşturur.
  • Kalıtsal meme ve yumurtalık kanseri (HBOC) sendromu: HBOC; BRCA1 ve/veya BRCA2 genleri mutasyonu ile ilişkilidir.
  • Diğer genetik değişiklikler: HPC1, HPC2, HPCX ve CAPB gibi diğer genler bir kişide prostat kanserine yakalanma riskini artırabilir. Bununla birlikte, bunların hiçbirinin prostat kanserine yol açtığı ya da bu hastalığa özgü olduğu gösterilmemiştir.
  • Agent Orange maruz kalma: Vietnam Savaşı sırasında kullanılan bir kimyasal maddeye maruz kalma ile bağlantılı bir hastalık olarak prostat kanseri listelenir.
  • Beslenme: Diyet ve beslenme alışkanlıklarının prostat kanseri ile doğrudan ilişkili olduğunu hiçbir çalışma kanıtlamamıştır. Ancak, beslenme ve kanser ilişkisi ile ilgili bazı çalışmalar mevcuttur.

Prostat Kanseri: İstatistikler

Prostat kanseri; cilt kanseri hariç, erkekler arasında en yaygın görülen kanser türüdür. Çoğu prostat kanseri vakası, hastalık prostat ve yakındaki organlarla sınırlı olduğunda teşhis edilir.

Prostat kanseri olan çoğu erkek için 5 yıllık yaşam süresi oranı %99’dur. %98’i 10 yıl sonra hayatta kalır ve %95’i en az 15 yıl süreyle yaşamını sürdürür. Kanser prostat dışında vücudun diğer bölgelerine yayıldığında teşhis konan erkekler için, 5 yıllık sağ kalım oranı %28’e düşer.

Yukarıda yer alan istatistikler her yıl ABD’de binlerce prostat kanseri tanısından gelmekte olup, tahmini rakamlardır.

Önerilen Makaleler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

  1. mustafa bayar dedi ki:

    ben ssk emekliyim bana daha önce prostat üst sınırda denildi hastananizde herhangi bir ücret ödeniyormu muaya
    ene veya cerrahi müdahalelerde

Yorum Yaz