Web sitemize hoşgeldiniz, 12 Aralık 2017

Pankreas Kanseri: Belirtileri, Teşhisi ve Tedavisi

Pankreas kanseri; sağlıklı pankreas hücrelerinin düzgün bir şekilde çalışmamaya ve kontrolsüz büyümeye başlamasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu kanserli hücreler, “tümör” adı verilen bir kitle oluşturabilirler. Pankreas tümörü kötü huylu, yani kanserli ise; büyüyebilir ve vücudun diğer bölümlerine yayılabilir anlamına gelir. Büyüdüğünde, pankreas tümörü pankreasın işlevini etkileyebilir; yakın kan damarlar ve organlar, hatta vücudun diğer bölgelerine yayılabilir. Eğer pankreasta başlayan kanser vücudun uzak bölümlerine yayılmışsa, metastatik pankreas kanseri olarak adlandırılır.

Pankreas Hakkında Genel Bilgiler

Pankreas, mide ve omurga arasında karın içinde bulunan armut benzeri bir bezdir. Bu iki ana bileşenden oluşur:

  1. Ekzokrin bileşeni, kanallar ve kanalların ucundaki asiner olarak adlandırılan küçük keselerden oluşur. Pankreasın bu bölümü, vücudun gıdaları yıkım ve sindirme, özellikle yağları yıkmasına yardımcı olmak için ince bağırsağa salınan enzimler olan özel proteinler yapar.
  2. Pankreasın endokrin bileşeni, Langerhans adacıkları olarak adlandırılan pankreasın bu kısmı, farklı yerlerdeki hücre topluluklarının toplanıp bir araya gelmesinden oluşur. Bu hücreler, belirli hormonları, en önemlisi insülin yapar. İnsülin, kandaki şeker miktarını kontrol etmeye yardımcı olan maddedir. Pankreasın bu kısmı ayrıca glukagon, somatostatin, pankreatik polipeptit ve vazoaktif intestinal peptid gibi hormonlar yapar. Bu hormonların her biri vücut metabolizmasının çeşitli yönlerini düzenlemede önemli bir rol oynamaktadır.

Pankreas Kanseri Türleri

Kanserin ekzokrin veya endokrin bileşeninde başlamasına bağlı olarak, pankreas kanserinin çeşitli türleri vardır. Buna ek olarak, bazı pankreas kanserleri lenfoma veya belirli bir tür olarak sınıflandırılmış olamaz.

1. Ekzokrin Tümörleri: Bunlar pankreas kanserinin en sık görülen tipidir ve adenokarsinom ise ekzokrin tümörünün en sık görülen tipidir. Bu tümörler genellikle duktal adenokarsinom olarak adlandırılan pankreas kanallarında başlar. Daha az yaygın olarak, tümör asiner hücrelerde başlar ve asiner adenokarsinom denir.

Giderek yaygınlaşan bir tanı, intraduktal papiller müsinöz neoplazi olmaktadır. Pankreas kanallarının içinde büyüyen ve müsin adı verilen kalın bir sıvı yapan tümördür. Başladığında kanserli değildir. Ancak, tedavi edilmediği takdirde kanser haline gelebilir.

Ekzokrin pankreas tümörlerinin çok nadir türleri şunlardır: asiner hücreli karsinom, adenoskuamöz karsinom, kolloid karsinom, dev hücreli tümör, hepatoid karsinom, müsinöz kistik neoplazisi, pankreatoblastom, seröz kistadenom, taşlı yüzük hücreli karsinom,  solid ve psödopapiller tümörler, skuamöz hücreli karsinom ve farklılaşmamış karsinom.

Endokrin Tümörleri: Bunlar aynı zamanda adacık hücreli tümörler veya pankreas nöroendokrin tümörleri olarak adlandırılır. Bunlar, enzokrin tümörlerinden daha az yaygındırlar ve pankreas kanserlerinin yaklaşık %1’ini oluştururlar. Bir pankreas nöroendokrin tümörü, işlevsel olabilir; yani hormonlar yapar anlamına gelir. Ya da işlevsel olmaz; yani hormonlar yapmaz anlamına gelir. İşleyen nöroendokrin tümörü, hücrelerin normal yaptığı hormona dayalı olarak adlandırılır. Bunlar aşağıdakileri içerir:

  • İnsulinoma
  • Glukagonoma
  • Gastrinoma
  • Somatostatinoma
  • VIPomas
  • PPomas

Pankreas Kanseri Belirtileri ve Bulgular

Pankreas kanseri olan kişiler aşağıdaki belirtilerle veya işaretlerle karşılaşabilirler. Bazen, pankreas kanseri olan kişilerde bu belirtilerden herhangi biri görünmeyebilir. Ya da, bu belirtiler kanser olmayan bir sağlık durumu nedeniyle ortaya çıkabilir.

Doktorlar genellikle pankreas kanserinin sessiz bir hastalık olduğunu söyler. Çünkü erken evrede fark edilebilir belirtiler göstermez. Ve, şu anda herhangi bir belirtisi olmayan kişiler için pankreas kanseri tanısı konulabilecek güvenilir spesifik testler mevcut değildir. Belirtiler olduğunda, bunlar ülser ve pankreatit gibi diğer sağlık sorunları ile benzerlik gösterir. Kanser büyüdükçe, aşağıdaki belirtiler ortaya çıkabilir:

  • Sarı cilt ve gözler, idrar koyulaşması, kaşıntı ve kil renkli dışkı; safra yollarında bir tıkanıklık nedeniyle ortaya çıkan sarılık
  • Üst karın veya üst sırt ağrısı
  • Kan pıhtısı nedeniyle kol veya bacakta ağrılı şişlik
  • Midede yanma hissi ya da diğer gastrointestinal rahatsızlıklar
  • Mide şişkinliği
  • Vücut yağları iyi sindiremediği için kötü kokulu ve alışılmadık renkte dışkı
  • Güçsüzlük
  • İştah kaybı
  • Mide bulantısı ve kusma
  • Titreme
  • Ateş
  • Açıklanamayan kilo kaybı

Yukarıda yer alan belirtilerden biri ya da daha fazlası hakkında endişeleriniz varsa, mutlaka doktorunuzla konuşunuz.

Pankreas Kanseri Tanısı

Doktorlar, kanser tanısı ve vücudun başka bir kısmına yayılıp yayılmadığını öğrenmek için birçok tanı testi kullanırlar. Bazı tanı testleri, hangi tedavinin etkili olabileceğine karar vermede faydalı olabilir. Çoğu kanser türü için, biyopsi tanı koymanın en emin yoludur. Eğer hastaya biyopsi yapılması mümkün değilse, tanı koymaya yardımcı olacak diğer testler önerilebilir. Görüntüleme testleri ise, kanserin yayılıp yayılmadığını öğrenmek için kullanılabilir.

Aşağıdaki listede pankreas kanseri teşhisinde kullanılan tanı testleri açıklamaları ile birlikte yer almaktadır. Doktorunuz tanı testi seçerken, aşağıdaki faktörleri dikkate alabilir:

  • Yaş ve sağlık durumu
  • Şüphe edilen kanser türü
  • Belirtiler ve bulgular
  • Önceki test sonuçları

Aşağıda belirtilen testler, pankreas kanseri teşhis etmek için kullanılabilir.

a) Genel Testler

  • Fiziksel muayene: Doktor, sarılık belirtisi olup olmadığını görmek için deri ve gözleri inceler. Sarılık; karaciğerde üretilen safra denilen bir maddenin normal akışını engelleyen pankreas başı tümörü olabilir. Ancak, pankreas kanseri tanısı konulan pek çok hastada sarılık belirtisi yoktur. Aynı zamanda, doktor karın bölgesini muayene edebilir. Karında asit denilen anormal sıvı birikimi de kanserin bir belirtisi olabilir.
  • Kan tahlilleri: Doktor, bilirubin ve diğer maddelerin anormal seviyelerini kontrol etmek için kan örnekleri alabilir. Bilirubin, tümör tarafından ana safra kanalının (koledok) tıkanması nedeniyle pankreas kanseri hastalarında yüksek seviyelere ulaşabilen bir kimyasaldır.

b) Görüntüleme Testleri

Görüntüleme testleri, kanserin nerede olduğunu ve pankreasta başlayan kanserin vücudun diğer kısımlarına yayılmış olup olmadığını öğrenmeye yardımcı olur. Pankreas kanseri genellikle tek bir büyük tümör olarak gelişmez ve görüntüleme testleri ile görmek zor olabilir.

Bilgisayarlı tomografi (BT) taraması: BT taramasında görüntüler bir araya getirilerek herhangi bir anormallik ya da tümör olup olmadığı incelenir. Tümörün boyutunu ölçmek için de kullanılabilir.

Pozitron emisyon tomografisi (PET) taraması: Genellikle BT taraması ile birlikte yapılır. Kanser tanı ve evrelemesine yardımcı olabilir. Ancak, henüz pankreas kanserini teşhis etmek için standart bir test olarak kabul edilmez.

Ultrason: İç organların resmini oluşturmak için ses dalgaları kullanılması prosedürüdür. 2 tipi vardır: transabdominal ve endoskopik.

  1. Transabdominal ultrason cihazı karın dışına yerleştirilir ve pankreas ve çevre yapıların görüntüsü alınır.
  2. Endoskopik ultrason cihazı ağız yoluyla mide ve ince bağırsağa, ince ışıklı bir tüp yerleştirilerek pankreas görüntüsü alınır.

Endoskopik Retrograd Kolanjiyopankreatografi (ERCP): Doktor ince bağırsağa ağız ve mide yoluyla endoskop denilen ince, ışıklı tüp yerleştirir. Sonrasında, kateter denilen ince bir tüp endoskop yoluyla safra ve pankreas kanallarına geçirilir. Kanallara boya enjekte edilerek kanalların sıkıştırılmış ya da daraltılmış olup olmadığını görmek için x-ışınları kullanılır. Bu prosedürde kanser teşhisini doğrulamak için doku örnekleri alınabilir.

Perkütan Transhepatik Kolanjiografi (PTC): Bu prosedür ile safra kanallarının tıkalı olup olmadığı anlaşılır.

c) Biyopsi Ve Doku Testleri

  • Biyopsi: Mikroskop altında incelenmesi için az miktar doku örneği alınması prosedürüdür. Diğer tanı testleri kanserin varlığını gösterebilir. Ancak, çoğu kanser türü için biyopsi kesin tanı yöntemidir.
  • Tümörün Moleküler Testi: Tümör örneği veya kan örneği ile tümöre özgü spesifik genler, proteinler ve diğer faktörleri belirlemek için kullanılan laboratuar testidir. Bunlara biyolojik belirteçler denir. Pankreas kanseri için biyomarkırların örnekleri RAS, SPARC, hENT1 ve DPC4 içerir. Bu konuda bilimsel araştırmalar devam etmektedir.

Pankreas Kanseri Tedavi Seçenekleri

Pankreas kanseri için en yaygın tedavi seçenekleri aşağıda açıklamaları ile birlikte listelenmiştir. Pankreas kanseri için mevcut tedavi seçenekleri; ameliyat, radyoterapi, kemoterapi ve hedefe yönelik tedavi içerir. Semptom ve yan etkilerin tedavisi, kanser bakımının önemli bir bölümünü içerebilir.

Tedavi seçenekleri ve öneriler; kanserin türü ve evresi, olası yan etkiler, hastanın tercihleri ve genel sağlığı gibi çeşitli faktörlere bağlıdır. Pankreas kanseri erken evrede teşhis edildiğinde, tedavinin başarılı olma şansı daha yüksektir. Ancak, ileri evre pankreas kanseri hastalarının hastalığın kontrolüne yardımcı olabilecek ve uzun yaşamalarını sağlayacak tedaviler mevcuttur.

a) Ameliyat

Pankreas kanseri ameliyatı, tümörün yeri ve boyutuna bağlı olarak, pankreasın bir kısmının veya tamamının kaldırılmasını içerir. Tümör çevresindeki sağlıklı doku da genelde kaldırılır.

Pankreas kanseri hastalarının yaklaşık %20’sinde kanser yayılmadan tanı konur ve ameliyat mümkün olur. Eğer ameliyat mümkün değilse, doktorunuz diğer tedavi seçeneklerini değerlendirir.

Pankreas kanserinin cerrahi tedavisi, radyoterapi ve kemoterapi tedavileri ile birleştirilebilir. Genellikle, radyoterapi ve kemoterapi ameliyattan sonra verilir, adjuvan tedavi olarak adlandırılır. Ancak, bu tedaviler bazen bir tümörü küçültmek için ameliyat öncesi kullanılabilir. Buna neoadjuvan tedavi denir.

Cerrahi amaca bağlı olarak, aşağıdaki farklı ameliyat tipleri gerçekleştirilir:

Laparoskopi: Bazen cerrah laparoskopi ile başlamayı tercih edebilir. Bu prosedür kanserin karnın diğer bölgelerine yayılıp yayılmadığını bulmaya yardımcı olur. Eğer varsa, primer tümörü çıkarmak için ameliyat genellikle tavsiye edilmez.

Tümörü kaldırmak için ameliyat: Tümörün pankreas içinde bulunduğu konuma göre, farklı ameliyat türleri kullanılır. Aşağıda açıklanan ameliyatlarda, lenf düğümleri operasyonun bir parçası olarak kaldırılır.

  • Kanser sadece pankreas başında yer alıyorsa; cerrah Whipple ameliyatı Bu; pankreas başı ve ince bağırsak, safra kanalı ve midenin bir kısmının kaldırılması ve daha sonra sindirim sistemi ve safra sisteminin yeniden bağlanmasını içeren kapsamlı bir ameliyattır. Whipple ameliyatı olarak adlandırılan bu pankreas ameliyatını deneyimli bir pankreas kanseri cerrahının gerçekleştirmesi gerekir.
  • Kanser pankreas kuyruğunda yer alıyorsa; ortak operasyon distal pankreatektom olmaktadır. Bu ameliyatta, cerrah pankreas kuyruğu ve pankreasın yanı sıra dalağı kaldırır.
  • Eğer kanser pankreasın her tarafına yayılmışsa ya da pankreasın birçok alanında yer almaktaysa, total pankreatektomi gerekebilir. Total pankreatektomi; tüm pankreas, ince bağırsağın bir kısmı, midenin bir kısmı, koledok, safra kesesi ve dalak kaldırılmasını içerir.

b) Radyoterapi

External-beam radyoterapi; pankreas kanseri için en sık kullanılan radyoterapi türüdür. Çoğu zaman, kemoterapi ile radyasyon tedavisi aynı anda verilir. Çünkü radyosensitizasyon olarak adlandırılan radyasyon tedavisi, etkisini arttırır. Kemoterapi ve radyoterapi birleştirilerek, bazen tümörün yeterince küçülmesine ve ameliyatla kaldırılmasına yardımcı olabilir.

c) Kemoterapi

Kanser hücrelerini yok etmek, genellikle kanser hücrelerinin büyüme ve bölünme yeteneklerini durdurmak için ilaç kullanılmasıdır.

d) Hedefe Yönelik Tedavi

Hedefe yönelik tedavi; kanserin belirli genleri, proteinler ya da kanserin büyüme ve hayatta kalmasına katkıda bulunan doku ortamını hedefleyen bir tedavi yöntemidir.

Pankreas Kanseri: Risk Faktörleri

Pankreas kanseri ortalama riski olan bir kişinin bu hastalığa yakalanma şansı %1’dir. Genel olarak, çoğu pankreas kanserleri (yaklaşık %90) sporadik olarak kabul edilir. Kalıtsal pankreas kanseri (%10) daha az yaygındır. Genellikle, pankreas kanseri nedeni bilinmemektedir. Ancak, aşağıdaki faktörler bir kişide pankreas kanserine yakalanma riskini artırabilir:

  • Yaş: Yaşla birlikte pankreas kanseri oluşma riski de yükselir. Pankreas kanseri olan çoğu kişi 45 yaş ve üzeridir. Aslında, %90’ı 55 yaşın üzerinde ve %70’i de 65 yaş üzeridir. Ancak, yetişkinlerde pankreas kanseri herhangi bir yaşta teşhis edilebilir.
  • Cinsiyet: Kadınlara kıyasla, erkeklerde pankreas kanseri tanısı daha fazladır.
  • Irk/etnik: Siyahi insanların pankreas kanserine yakalanma riski Asyalı, Hispanik ya da beyaz insanlardan daha fazla muhtemeldir.
  • Sigara içmek: Sigara içenlerde, sigara içmeyenlere göre pankreas kanserine yakalanma riski 2 ila 3 kat daha fazladır.
  • Obezite ve beslenme: Yağ oranı yüksek gıdaları düzenli yemek, pankreas kanseri için bir risk faktörüdür. Araştırmalar; obez ve hatta kilolu erkeklerde ve kadınlarda pankreas kanserinden ölme riski daha yüksek olduğunu göstermiştir. Kronik, aşırı alkol kullanımı da tekrarlayan pankreatit ve büyük olasılıkla pankreas kanseri riskini artırabilir.
  • Diyabet: Birçok çalışma, diyabet, bir kişide yıllarca olması, özellikle pankreas kanserine yakalanma riskini artırdığını gösteriyor. Buna ek olarak, daha sonra yetişkinlikte aniden gelişen diyabet pankreas kanserinin erken belirtisi olabilir.
  • Aile öyküsü: Birinci derece akrabaların en az iki üyesinde pankreas kanseri varsa; risk daha yüksektir.
  • Nadir kalıtımsal durumlar: Bazı nadir kalıtsal koşullar olan aile üyelerinde pankreas kanseri riski artabilir.
  • Kronik pankreatit: Pankreasın iltihaplanması ile ortaya çıkan ağrılı bir hastalıktır. Bazı araştırmalar, kronik pankreatit hastalığı olan kişilerde pankreas kanseri riskinin artabileceğini göstermiştir.
  • Kimyasallar: Bazı kimyasallara maruz kalmak da pankreas kanserine yakalanma riskini artırabilir.
  • Bakteri: Ayrıca Helikobakter pilori denilen H.pylori bakterisi; mide iltihabı ve ülsere neden olur ve mide kanseri riskini artırır. Mide kanserine yakalanma riski gibi yüksek olmasa da, pankreas kanseri riskini artırır.
  • Hepatit B enfeksiyonu: Hepatit virüsleri karaciğeri enfekte eden virüslerdir. Bir çalışmada, daha önce hepatit B olan kişilerde pankreas kanseri riskinin iki kat daha yaygın olduğunu göstermiştir.
  • Siroz: Karaciğer hücreleri zarar gördüğünde ve skar doku ile değiştiğinde siroz gelişir.

Pankreas Kanseri: İstatistikler

Pankreas kanseri olan kişilerin 1 yıllık sağ kalım oranı %29’dur. 5 yıllık hayatta kalma oranı %7’dir. Ancak, hayatta kalma oranları, hastalığın belirli bir evresi dahil olmak üzere birçok faktöre dayanır.

Pankreas kanserini genellikle teşhis etmek zordur. Bunun nedeni, erken evre pankreas kanseri olan çoğu kişide belirti olmaması ve tarama testlerinin spesifik olmamasıdır.

Kanser erken bir evrede tespit edilirse ve tümörün cerrahi olarak çıkarılması mümkün olduğunda, 5 yıllık sağ kalım oranı %27’dir. Kanser çevre dokulara veya organlara ve/veya bölgesel lenf düğümlerine yayılmışsa, 5 yıllık sağ kalım oranı %11’dir. Kanser vücudun başka bir yerinde ortaya çıkarsa, 1 yıllık sağ kalım oranı % 15 ve beş yıllık sağ kalım oranı %2’dir.

Yukarıda yer alan istatistikler, ABD’de her yıl pankreas kanseri tanısı konulan binlerce hastanın verisinden gelmektedir ve tahmini rakamlardır.

Önerilen Makaleler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz