Web sitemize hoşgeldiniz, 28 Nisan 2017

Küçük Hücreli Akciğer Kanseri: Belirtileri, Teşhisi ve Tedavisi

Küçük Hücreli Akciğer Kanseri: Belirtileri, Teşhisi ve Tedavisi

Akciğer kanseri her yıl binlerce tanısı konulan bir kanser türüdür. Akciğer kanseri vakalarının yaklaşık %10 ila %15’i ise, küçük hücreli akciğer kanseri olmaktadır. Sigara içmek, akciğer kanserinin en önemli nedeni olsa da, bu hastalık her bireyde gelişebilir. Akciğer kanseri; tümörün boyutu, konumu, kanserin yayılıp yayılmadığı ve ne kadar uzağa yayıldığına bağlı olarak tedavi edilebilir.

Akciğer kanseri genellikle sigara ile ilişkili olduğundan, hastalar çevrelerinden destek alamayacaklarını ya da sevdiklerinin yardım etmeyeceklerini hissedebilirler. Çünkü bu hastalığın kendi yaşam seçimlerinden kaynaklandığına inanırlar. Gerçek şu ki, çoğu sigara içen insanda akciğer kanseri gelişmez ve sigara içen herkese akciğer kanseri tanısı konmaz. Akciğer kanseri herkesi etkileyebilir bir hastalıktır. Günümüzde akciğer kanseri tanısı konulan çoğu insan uzun yıllar önce sigara içmeyi bırakmıştır ya da hayatında hiç sigara kullanmamıştır.

Küçük Hücreli Akciğer Kanseri Hakkında Genel Bilgiler

Akciğer kanseri iki ana sınıflandırmaya ayrılır: küçük hücreli akciğer kanseri ve küçük hücreli dışı akciğer kanseri. Bu iki tip farklı davranış sergiler. Bu makalemizde küçük hücreli akciğer kanseri ile ilgili bilgiler paylaşacağız.

Küçük hücreli akciğer kanseri; akciğerlerdeki sağlıklı hücreler değişmeye ve kontrolsüzce büyümeye başladığında, tümör oluşturmalarıyla ortaya çıkar. Bu kanser türü, sinir hücreleri veya akciğerin hormon üreten hücrelerinde başlar.

Küçük hücreli akciğer kanseri tümörü, kanserli (habis) veya iyi huylu (benign) olabilir. Kanserli bir akciğer tümörü büyüdüğünde, kanser hücrelerini yayabilir. Bu hücreler kanda taşınabilir ya da akciğer dokusunu çevreleyen lenf denilen sıvının içinde yüzebilir. Lenf, lenf damarları denilen tüplere doğru akar. Lenf düğümleri; akciğerler, göğüs ortası ve vücudun başka bölgelerinde bulunmaktadır. Doğal lenf akışı akciğerlerin dışında göğüs ortasına doğru akar ve küçük hücreli akciğer kanseri genellikle ilk burada yayılır. Kanser hücresi kan yoluyla lenf düğümü veya kan yoluyla vücudun başka bir kısmına yayıldığında, metastatik olarak adlandırılır.

Küçük Hücreli Akciğer Kanseri Belirtileri ve Bulgular

Küçük hücreli akciğer kanseri gelişen kişiler aşağıdaki semptomlar veya belirtilerle karşılaşabilirler. Bazen bu belirtilerden herhangi biri olmayabilir. Ya da, başka bir sağlık sorunundan kaynaklanabilir.

  • Yorgunluk
  • Öksürük
  • Nefes darlığı
  • Göğüs ağrısı; tümör akciğer astarı veya akciğere yakın kısımlara yayılmışsa
  • İştah kaybı
  • Balgam öksürme
  • Kan tükürme

Not: Yukarıda yer alan belirtiler ve bulguların biri veya daha fazlası hakkında endişeleriniz varsa, lütfen doktorunuzla konuşunuz.

Hiçbir belirtisi olmayan küçük hücreli akciğer kanseri hastalarında başka bir sağlık sorunu nedeniyle yapılan BT taraması veya röntgen ile bu hastalık teşhis edilebilir. Küçük hücreli akciğer kanseri olan çoğu insanda tanı tümör büyüdüğünde, akciğere yakın kısımlara yayıldığında ve bu kısımlarda sorun çıkardığında olur. Akciğer tümörü, akciğerde sıvı birikmesi ya da akciğer etrafında boşluk ya da akciğerlerden havanın dışarı itilmesi ve akciğer çökmesine neden olur. Bu durum akciğerlere hava akışını bloke ederek, vücuda oksijen alınmasını ve karbondioksit bırakılmasını önler.

Küçük hücreli akciğer kanseri metastaz olarak adlandırılan bir süreçte vücudun herhangi bir yerinde yayılabilir. En yaygın olarak; lenf düğümleri, akciğerlerin diğer kısımları, kemik, beyin, karaciğer ve böbreküstü bezleri olarak adlandırılan böbreklere yakın yapılara yayılır. Metastatik küçük hücreli akciğer kanseri aşağıdaki belirtilere neden olabilir:

  • Daha fazla nefes alma güçlüğü
  • Kemik ağrısı
  • Karın ve sırt ağrısı
  • Bağ ağrısı
  • Güçsüzlük
  • Nöbetler
  • Konuşma güçlüğü
  • Nadiren, akciğer tümörü hormonları serbest bırakabilir. Bu durum kanda düşük sodyum düzeyleri veya kanda yüksek kalsiyum seviyeleri sorunlarına neden olabilir.

Küçük Hücreli Akciğer Kanseri Tanısı

Doktorlar kanser teşhisi ve akciğerlerden kanserin yayılıp yayılmadığını bulmak için birçok tanı testi kullanabilirler. Bazı testler, hangi tedavinin daha etkili olacağına karar verilmesinde önemli olabilir. Biyopsi, kesin tanı yapmanın emin yoludur. Görüntüleme testleri de kanserin yayılıp yayılmadığını öğrenmek için kullanılabilir.

Doktorunuz bir tanı testi seçerken, aşağıda listelenen faktörleri dikkate alabilir:

  • Şüphelenilen kanserin türü, boyutu ve yeri
  • Yaş ve sağlık durumu
  • Belirtiler ve bulgular
  • Önceki test sonuçları

Fizik muayeneye ilave olarak, aşağıdaki tanı testleri küçük hücreli akciğer kanseri teşhisi için kullanılabilir:

a) Biyopsi

Küçük miktarda doku örneği, küçük hücreli akciğer kanserinin iki türünden hangisi olduğunu belirlemek için mikroskop altında incelenir.

Doktorlar, küçük hücreli akciğer kanseri erken tanısı ve evrelendirmesi için aşağıdaki doku toplama prosedürlerini kullanabilirler.

  • Balgam sitolojisi
  • Bronkoskopi
  • İğne aspirasyonu/kor biyopsi
  • Torasentez
  • Torakoskopi
  • Mediastinoskopi
  • Torakotomi
  • Kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisi

b) Görüntüleme Testleri

Biyopsi ve cerrahi işlemlerin yanı sıra, görüntüleme testleri küçük hücreli akciğer kanseri olan kişilerin bakımı için çok önemlidir. Ancak, hiçbir test mükemmel değildir ve bu nedenle küçük hücreli akciğer kanseri görüntüleme testleri ile teşhis edilemeyebilir. Sadece biyopsi tanı koymanın kesin yoludur. Göğüs röntgeni ve tarama sonuçları; kişinin sağlık geçmişi, fizik muayene, kan tahlilleri, biyopsi bilgisi ile birlikte bütün olarak yapıldığında, kanserin nerede başladığı ve yayılıp yayılmadığı ya da nereye yayıldığı konusunda bilgi verir. Bunun için aşağıdaki görüntüleme testlerine başvurulabilir:

  • BT taraması
  • PET taraması
  • MR taraması
  • Kemik taraması

Tanısal testler yapıldıktan sonra, doktorunuz tüm sonuçları gözden geçirerek size bilgi verecektir. Tanı sonuçları kanser ise, bu sonuçlar kanseri evrelemeye yardımcı olur.

Not: Küçük hücreli akciğer kanseri tanısı konulduktan sonra bile sigarayı bırakmak hala faydalıdır. Sigarayı bırakmak, kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar. Tüm tedavilerin daha iyi sonuç vermesine yardımcı olur ve ikinci bir akciğer kanseri gelişme riskini azaltarak, sağlık sorunları riskini düşürür.

Küçük Hücreli Akciğer Kanseri Tedavi Seçenekleri

Küçük hücreli akciğer kanseri için tedavi seçenekleri; kemoterapi, radyoterapi ve/veya ameliyat; bu tedavilerin farklı türde kombinasyonlarını içerebilir. Küçük hücreli akciğer kanseri tedavisi için en yaygın başvurulan seçenekler aşağıda açıklamaları ile birlikte listelenmiştir. Tedavi seçenekleri ve öneriler ise; kanserin türü ve evresi, olası yan etkiler, hastanın genel sağlığı ve tercihleri gibi çeşitli faktörlere bağlıdır. Semptom ve yan etkilerin tedavisi, kanser bakım ve tedavisinin önemli bir bölümünü içerebilir.

a) Kemoterapi

Kemoterapi, genellikle büyüyen ve bölünen kanser hücrelerinin yeteneğini durdurmak, kanser hücrelerini yok etmek için ilaç kullanılmasıdır.

Sistemik kemoterapi vücuda yayılmış kanser hücrelerine ulaşmak için kan dolaşımına alınır. Yaygın kullanılan yöntemler ise; hapın ağız yoluyla yutulması ve damar yoluyla verilmesidir.

Kemoterapi; küçük hücreli akciğer kanseri için birincil tedavi yöntemidir, çünkü hızla yayılır. Düşük evre küçük hücreli akciğer kanseri olan kişiler için  birkaç hafta günlük göğüs kemoterapisi ve radyoterapi verilebilir. İleri evre küçük hücreli akciğer kanseri olan hastalar başlangıçta 3 ila 4 ay boyunca kemoterapi alabilirler.

Kemoterapinin yan etkileri, bireysel ve kullanılan doza bağlıdır. Ancak yorgunluk, mide bulantısı, enfeksiyon, kusma, iştah kaybı, ishal, saç dökülmesi gibi yan etkiler içerebilir. Bulantı ve kusma genellikle önlenebilir.

b) Radyoterapi

Düşük evre küçük hücreli akciğer kanseri olan hastalar için, radyoterapi kemoterapi ile kombine edilebilir. Kemoterapinin ilk veya ikinci ayı boyunca verilebilir. Kemoterapi sonrası kanseri küçülmüş olan hastalarda, baş bölgesine radyoterapi uygulanarak kanserin beyne yayılma riski azaltılır. Bu profilaktik kranial radyoterapi olarak adlandırılır.

Küçük hücreli akciğer kanseri olan hastalar radyoterapi aldıklarında genellikle yorgunluk ve iştahsızlık sorunları ortaya çıkar. Radyoterapi, göğüs merkezi ve boyuna verilirse, hastalar aynı zamanda boğaz ağrısı ve yutma güçlüğü yan etkileriyle karşılaşabilirler. Deride güneş yanığı benzeri tahrişler olabilir. Çoğu yan etkiler tedavi tamamlandıktan sonra kaybolur.

c) Ameliyat

Cerrahi operasyon, tümörün çıkarılması ve bazı çevredeki sağlıklı dokunun kaldırılmasını içerir.

Ameliyat, küçük hücreli akciğer kanseri olan hastalarda nadiren kullanılır. Küçük bir akciğer nodülü gibi hastalığın çok erken evrelerinde başvurulur. Bu tür durumlarda, ameliyat sonrası kemoterapi (radyoterapi ile veya tek başına) verilmektedir.

Küçük Hücreli Akciğer Kanseri: Risk Faktörleri

Bir risk faktörü, kişinin kansere yakalanma olasılığını artırır. Ancak risk faktörleri sıklıkla kanser gelişimini etkilese de, çoğunun doğrudan kanserle ilişkisi yoktur. Bazı risk faktörleri olan kişilerde kanser gelişmeyebilir. Ancak, risk faktörleri hakkında bilgi sahibi olmak, daha sağlıklı ve bilinçli tercihler yapmanıza yardımcı olabilir.

Çoğu zaman, küçük hücreli akciğer kanseri sigara içen ya da geçmişte sigara kullanmış kişilerde oluşur. Ancak, sigara içmeyen insanlar da akciğer kanserine yakalanabilir. Bu nedenle, küçük hücreli akciğer kanseri risk faktörleri ve belirtileri hakkında bilgi sahibi olmak önemlidir.

Aşağıdaki faktör, bir kişide küçük hücreli akciğer kanserine yakalanma riskini artırabilir:

  • Tütün ürünleri: Türün dumanı akciğer hücrelerine hasar verir ve hücrelerin anormal büyümesine neden olur. Sigara içenlerde bu kansere yakalanma riski, özellikle uzun süre ve çok fazla sigara içen kişilerde daha yüksektir. Sigara içmiyor olsanız bile, düzenli olarak sigara dumanına maruz kalmak, yani pasif içicilik de küçük hücreli akciğer kanseri riskini artırabilir.

Küçük hücreli akciğer kanserini önlemenin en önemli yolu tütün dumanından kaçınmaktır. Hiç sigara içmeyen insanlarda bu kanser türü riski düşüktür. Sigara içenler, sigara içmeyi bıraktıklarında bu kanser riskini azaltabilirler. Ancak, risk hala hiç sigara içmemiş insanlardan daha yüksek olacaktır.

Küçük Hücreli Akciğer Kanseri: İstatistikler

Akciğer kanseri tanısı konulan insanların yaklaşık %10 ila %15’inde küçük hücreli akciğer kanseri teşhis edilir. Akciğer kanseri en sık görülen ikinci kanser türüdür. Erkek ve kadınlarda önde gelen kanser ölümleri nedenidir.

Akciğer kanseri, tüm kanser tanılarının %14’ünü oluşturur ve kanser ölümlerinden 4’de 1’inin sorumlusudur. Sigara kullanımında düşüşle birlikte, 1990 yılından bu yana erkeklerde ölüm oranları %38 düşmüştür. 2002 yılından bu yana kadınlarda ölüm oranı %12 düşmüştür. 2008 yılından 2012 yılına kadar, her yıl bu hastalığı olan erkeklerin ölüm oranları %3 oranında düşmektedir. Kadınlar için ölüm oranları her yıl %2 azalmaktadır.

Akciğer kanseri olan kişiler için 1 yıllık hayatta kalma oranı %44’dür. 5 yıllık sağ kalım oranı %17’dir. Akciğer kanseri yaşam süresi akciğer kanseri alt tipi ve hastalığın evresi gibi çeşitli faktörlere bağlıdır. Küçük hücreli akciğer kanseri için 5 yıllık sağkalım oranı özellikle %7’dir.

Küçük hücreli akciğer kanseri sadece akciğerde bulunuyorsa, 5 yıllık göreceli sağkalım oranı %31’dir. Kanser yakınlardaki doku veya bölgesel lenf düğümlerine yayılmışsa, 5 yıllık hayatta kalma oranı %8 ila %19 arası değişmektedir. Kanser vücudun uzun bir bölgesine yayılmışsa, 5 yıllık sağ kalım oranı %2’dir.

Ancak, ileri evre akciğer kanseri olan bazı hastalar tanı konulduktan sonra uzun yıllar yaşayabilir. Hatırlanması gereken önemli şey akciğer kanserinin herhangi bir aşamada tedavi edilebilir olduğudur. Özellikle yaşam kalitesi daha iyi olan akciğer kanseri hastalarının daha uzun süre yaşamalarına yardımcı olduğu kanıtlanmıştır.

Yukarıda yer alan istatistikler, her yıl ABD’de akciğer kanseri tanısı konulan binlerce hastanın verilerinden gelmektedir ve bu rakamlar tahminidir. Herkes için risk farklı olabilir. En doğru seçenek doktorunuza danışmanızdır.

Önerilen Makaleler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz