Web sitemize hoşgeldiniz, 11 Aralık 2017

Kemoprevensiyon Nedir?

Kanserde kemoprevensiyon, gelişmekte olan kanseri kontrol altına almak veya durdurmak için maddelerin kullanılmasıdır. Bu maddeler doğal olabilir, laboratuvarda yapılabilir ya da canlı bir kaynaktan alınmış olabilir.

Sağlıklı hücrelerde değişiklik  olması ve kontrolsüz bir şekilde büyümesi ile tümör adı verilen bir kitle oluştururlar ve kanser başlar. Bu tümör kanserli ya da iyi huylu olabilir. Kanserli tümör malign (habis) ise, vücudun diğer kısımlarına da yayılmış olabilir, manasına gelir. İyi huylu tümör (benign) ise, tümör yayılmamış, anlamına gelir. Sağlıklı bir hücrenin kanserli hücreye geçişi genellikle yıllar alan bir süreçtir. Birçok genetik, diyet, sigara kullanmak gibi yaşam tarzı faktörleri bu süreç üzerinde etkili olabilir.

Kemoprevensiyon genellikle kansere yakalanma riski daha yüksek olan kişiler tarafından kullanılır. Kanser riski daha yüksek olan kişiler; kalıtsal kanser sendromu veya ailesinde kanser öyküsü olanlarda bulunur. Kemoprevensiyon, kanseri tedavi etmek için kullanılmaz. Ancak kanser hastalarında tedavi sonrası kanserin nüksetme riskini azaltmak veya yeni bir kanser riskini önlemek için kullanılabilir.

Kemoprevensiyon Örnekleri

Kemoprevensiyon için kullanılan ilaçların bazı örnekler şunlardır:

  • Tamoksifen (Nolvadex, Soltamox) ve Raloksifen (Evista): Bu ilaçlar meme kanseri riskini azaltmak için incelenmiştir. Bu ilaçlar, östrojen reseptör pozitif göğüs kanseri riskini düşürmede en etkili olanlardır. Östrojen reseptör pozitif meme kanserinin büyümesinin östrojen hormonuna bağlı olduğu anlamına gelir. Tamoksifen tümör büyüme üzerindeki östrojen etkilerini engeller. Meme kanseri nüks riskini azaltacak şekilde gösterilmiştir. Nüksetme, kanser tedavi edildikten sonra tekrar etmesidir. Ayrıca erken evre meme kanseri olan kadınların hayatlarını uzatmak için gösterilmiştir. Bu arada, raloksifen, menopoza girmiş kadınlarda meme kanseri riskini azaltmak için gösterilmiştir.
  • Aspirin ve diğer non-steroid anti-enflamatuar ilaçlar: Non-steroid anti-enflamatuar ilaçlar; ortalama bir kanser riski olan kişilerde birçok kanser türü riskini azaltabilir.

Kemoprevensiyon, kanseri geciktirebilir. Ancak, kemopreventif  ilaç kullanan kişide, gelecekte yine de kanser gelişebilir.

Kemoprevensiyon: Riskleri ve Faydaları

Herhangi bir ilaç almadan önce, kemoprevensiyon riskleri ve yararları hakkında doktorunuzla konuşun. Örneğin, kanser riskini azaltabilir ilaçlar, yan etki riskini artırabilir. Kanser riski yüksek olan kişiler, belirli yan etkileri kabul etmeye istekli olabilirler. Ancak başkaları, hasta olmadıkları takdirde yan etkileri bulunan bir ilaç kullanmak istemeyebilirler. Herkesin tercihleri farklıdır.

Kansere yakalanma riski, mevcut sağlık durumunuz ve ilaç tercihleri hakkında doktorunuzla konuşunuz. Ayrıca ne tür bir kemoprevensiyonun kanser riskini azaltabileceği konusunda da doktorunuzla konuşmanız önemlidir. Araştırmalarda görülen kemoprevensiyon etkisi sizin için farklı olabilir.

Klinik Çalışmalarda Kemoprevensiyon

Klinik deneylerde test edilen ilaçlar ya da diğer maddelerin kanser riskini düşürücü etkiye sahip olduğunu kanıtlar göstermiştir. Klinik deneylerde gönüllülerin yer aldığı araştırma çalışmaları vardır. Kemoprevensiyona özgü bir çalışmada, bir madde test edilerek, kanseri önlemede veya geciktirmede etkili veya güvenli olup olmadığı değerlendirilir. Diğer kemoprevensiyona yöntemleri ise, başka bir amaç için yöntemler üzerine çalışırken istem dışı bulunmuştur. Örneğin, raloksifen başlangıçta kemikleri güçlendirmenin bir yolu olarak yapılan çalışmadır. Çalışma sırasında, araştırmacılar raloksifen alan kadınların meme kanserine yakalanma riskinin daha az olası olduğunu gözlemlemişlerdir.

Genellikle laboratuvarda kanseri önlemek için araştırılan maddeler insanlar üzerinde test edildiğinde kanseri önlemez. Ayrıca, bazı klinik çalışmalar kemoprevensiyonun belirli türlerinin hayatı tehdit edecek derecede ciddi zararlara neden olduğunu göstermiştir. Örneğin, beta karoten (havuç, kabak ve benzeri sebzelerde bulunan bir madde), akciğer kanser riskini önlemeye yardımcı olmak için düşünülmüştür. Klinik denemelerde test edildiği zaman ise, sigara içen kişilerde akciğer kanseri riskini yükselttiği görülmüştür.

Başka bir klinik araştırmada ise prostat kanseri için selenyum ve E vitamini üzerine yapılan çalışmalarda, her ikisinin de prostat kanseri riskini düşürmediği gözlenmiştir. Ve hatta E vitamini alan erkeklerde prostat kanseri riskinde artış olduğu görülmüştür.

Klinik çalışmalar çoğunlukla kemoprevantif maddelerin her kişi için işe yaramadığını ortaya koymaktadır. Bu durum, kanser tedavisi veya kalp hastalığı gibi diğer hastalıkları önlemek için kullanılan diğer ilaçlar ile benzerdir. Kemoprevensiyon klinik çalışmaların sonuçları değerlendirilirken, katılımcıların grubuna bakmak önemlidir. Bu tür klinik çalışmalara katılanlar genellikle sigara kullanmak veya ailede kanser öyküsü olması gibi kansere yakalanma riski yüksek olan kişilerdir. Bu yüzden, çalışmaların sonuçları herkes için geçerli olmayabilir.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz