Web sitemize hoşgeldiniz, 19 Ekim 2017

Kemik Kanseri: Belirtileri, Teşhisi ve Tedavisi

Kemik Kanseri Nedir?

Yetişkin insan iskelet sistemi 206 kemikten oluşur. İç organları korur, insanların dik durmasına izin verir ve hareketi sağlayan kaslara tutunur. Kemikler; fibröz doku denilen bağlarla diğer kemiklere bağlıdır. Kıkırdak kemiklerin bir araya geldiği eklemleri kapsar ve korur. Kemikler, içi boş yapıdadır ve kan hücrelerini üreten süngerimsi, kırmızı doku olan kemik iliği ile doludur. Korteks, kemiğin sert dış kısmıdır.

Kemik, yumuşak, lifli bir doku olan kollajenden oluşmaktadır ve kalsiyum fosfat adındaki bir mineral kemiklerin sertleşmesine ve güçlenmesine yardımcı olur. Kemik hücrelerinin üç tipi vardır:

  1. Osteoklast: Eski kemiği yıkan ve ortadan kaldıran hücreler
  2. Osteoblast: Yeni kemik oluşturan hücreler
  3. Osteosit: Kemiğe besin taşıyan hücreler

Nadir olmakla birlikte, kemik kanseri herhangi bir kemiğin herhangi bir yerinde ortaya çıkabilir. Kanser kemik içinde normal hücrelerin değişmesi kontrolsüz bir şekilde büyümesi ile başlar, “tümör” adı verilen bir kitle oluşur. Kemik tümörü kanserli veya iyi huylu olabilir. Kanserli bir tümör habis (malign) ise, vücudun diğer bölgelerine yayılmış olabilir, anlamına gelir. İyi huylu (benign) bir tümör, tümör yayılmamış anlamına gelir. İyi huylu bir tümör kemik dışına yayılmamış olsa bile, yeterince büyüyebilir, çevreleyen doku üzerine baskı yapabilir ve kemiği zayıflatabilir. Malign (kötü huylu) bir tümör korteksi yok edebilir ve yakındaki dokulara yayılabilir. Kemik tümör hücreleri kan dolaşımına karışırsa, vücudun diğer bölgelerine yayılabilir, özellikle “metastaz” denilen bir süreç yoluyla akciğere yayılabilir.

Kemik Kanseri Türleri

Kemik kanserinin farklı türleri vardır:

  1. Osteosarkom ve Ewing Sarkomu: Bunlar kemik kanserinin en yaygın türlerinden ikisidir ve özellikle çocuklarda ve genç erişkinlerde görülür.
  2. Kondrosarkom: Kıkırdak kanseridir ve yetişkinlerde daha sık görülür.
  3. Kordoma: Genellikle alt omurilikte başlayan kemik kanseri türüdür.

Nadiren, yumuşak doku sarkomu kemikte başlar, aşağıdaki kanserlere neden olabilir:

  • Farklılaşmamış Pleomorfik Sarkom (UPS): Kemik tümörlerinin % 1’inden azını oluşturur ve genellikle yetişkinlerde bulunur. Kol ya da bacak, özellikle diz eklemi çevresi en yaygın görülen yerdir.
  • Fibrosarkom: Bu tip yumuşak doku sarkomu özellikle orta yaş dönemindeki yetişkinler arasında daha yaygındır. Çoğunlukla uyluk kemiğinde başlar.
  • Kemiğin Paget hastalığı: Bu hastalık genellikle yaşlılarda görülür ve kemik dokusunun büyümesini içerir.

Kemik Kanseri Belirtileri ve Bulguları

Kemik kanseri olan kişiler, aşağıdaki belirtiler ya da bulgular ile karşılaşabilirler. Bazen, kemik kanseri olan kişilerde bu belirtilerden herhangi biri görülmeyebilir. Ya da, bu belirtiler kanser olmayan bir tıbbi durumdan kaynaklanabilir.

Kemik tümörü büyüdükçe, sağlıklı kemik dokusu üzerine baskı yapabilir ve yok edebilir. Aşağıdaki semptomlara neden olur:

  • Ağrı: Kemik kanseri erken belirtileri, ağrı ve tümör bulunan bölgenin şişmesidir. Ağrı ilk başta gelip gider, daha sonra ise daha şiddetli ve sürekli hale gelebilir. Ağrı hareket ile kötüleşebilir ve yakın yumuşak dokuda şişlik oluşabilir.
  • Eklem şişliği ve sertliği: Eklem yakınında veya eklemde ortaya çıkan tümör, eklem şişmesine neden olabilir ve eklem daha sert ve hassas hale gelebilir. Hareket etmeyi sınırlandırabilir ve aralıklarla ağrı olabilir.
  • Topallama: Tümörlü kemikte kırık eğer bacağı etkilemişse, yürüme aksaklığına neden olabilir. Bu genellikle ileri evre kemik kanseri belirtisidir.
  • Diğer az rastlanan belirtiler: Nadiren, kemik kanseri olan kişilerde ateş, kendini iyi hissetmeme, kilo kaybı ve anemi gibi belirtiler olabilir,

Yukarıda açıklanan semptom ve bulguların biri veya daha fazlası hakkında endişeleriniz varsa, mutlaka doktorunuzla konuşun.

Kemik Kanseri Tanısı

Doktorlar kemik kanseri teşhisi ve metastaz olup olmadığını öğrenmek için birçok test kullanırlar. Bazı testler hangi tedavinin daha etkili olabileceğini belirleyebilir.

Görüntüleme testleri (x-ray gibi), kemik kanseri tanısında ve kanserin yayılmış olup olmadığını öğrenmek için kullanılabilir. İyi huylu ve kanserli tümörler genellikle görüntüleme testlerinde farklı şekillerde görünür. İyi huylu bir tümörün yuvarlak, düzgün, iyi tanımlanmış sınırları vardır. Kanserli bir tümörün agresif büyüme nedeniyle düzensiz, kötü tanımlanmış sınırları vardır.

Görüntüleme testleri kemik kanseri tanısında önerilmesine rağmen, biyopsi tanıyı doğrulamak ve alt tipini öğrenmek için mümkünse yapılır. Kanser türlerinin çoğunda, biyopsi kanserin kesin tanısı için tek yoldur. Biyopsi mümkün değilse, doktorun tanı koymasına yardımcı olacak diğer testler önerilebilir. Herhangi bir ameliyat veya biyopsi gerçekleşmeden önce, bir hastanın sarkom uzmanı tarafından görülmesi son derece önemlidir.

Aşağıdaki liste, bu kanser türü teşhis için seçenekleri açıklar ve listelenen tüm testler her kişi için kullanılmaz. Doktorunuz bir tanı testi seçerken bu faktörleri göz önünde bulundurur:

  • Yaş ve sağlık durumu
  • Kanser türü şüphesi
  • Belirti ve bulgular
  • Önceki test sonuçları

Bir fizik muayeneye ilave olarak, aşağıdaki testler kemik kanseri tanısı için kullanılabilir:

  • Kan testleri: Bazı laboratuar testleri, kemik kanserini tespit etmeye yardımcı olabilir. Kandaki alkalin fosfataz ve laktat dehidrogenaz düzeyleri, osteosarkom veya Ewing sarkomu olan hastalarda daha yüksek olabilir. Ancak, kemik dokusunu oluşturan hücreler çok aktif olduğunda (çocukların büyümesi ve kırılan kemiğin iyileşmesi gibi), alkalen fosfataz miktarının normal olarak yüksek düzeyde olduğuna dikkat etmek önemlidir. Bu nedenle çok yüksek düzeyde olması her zaman kanser anlamına gelmez.
  • X-ray: Küçük bir miktar radyasyon kullanarak vücudun iç yapılarının bir görüntüsünün oluşturulması için kullanılan görüntüleme yöntemlerinden biridir.
  • Kemik taraması: Kemik sintigrafisi esnasında kemiklerin içine bakmak için bir radyoaktif izleyici kullanılır. Bu izleyici hastanın damar içine enjekte edilir.
  • Bilgisayarlı tomografi (BT) görüntüleme: BT taraması, x-ray makinesi ile vücudun üç boyutlu görüntüsünü oluşturur. BT taraması tümörün boyutunu ölçmek için de kullanılabilir.
  • Manyetik rezonans görüntüleme (MR): MR taramaları yakın yumuşak dokuda herhangi bir tümörü kontrol etmek için kullanılır.
  • Pozitron emisyon tomografisi (PET): Pozitron emisyon tomografisi (PET): PET taraması vücudun içinde organ ve dokuların resmini oluşturmak için bir yoldur.
  • Entegre PET/BT: Bu tarama yöntemi aynı anda hem BT hem de PET taraması yapılması ile daha sonra bu görüntülerin toplanıp bir araya getirilmesini içerir. PET-BT taraması, doktorun tümör ve sağlıklı dokunun nasıl enerji kullandığına ve yapısına bakmasına yardımcı olur. Toplanan bilgiler doktorun tedaviyi planlamasına fayda sağlar ve farklı tedavilerin nasıl yarar sağlayacağını belirleyebilir.
  • Biyopsi: İğne biyopsisi veya eksizyonel biyopsi kanserin bulunduğu yere bağlı olarak yapılır. Ancak, bazen hastaya biyopsi yapmak mümkün olmayabilir.

Tanı testleri yapıldıktan sonra, doktorunuz tüm sonuçları gözden geçirecektir. Eğer tanı kanser ise, bu sonuçlar kanserin evresini açıklamaya yardımcı olur.

Kemik Kanseri Tedavi Seçenekleri

Kemik kanseri için en yaygın tedavi seçeneklerinin açıklamaları aşağıda listelenmiştir. Tedavi seçenekleri ve tavsiyeler, kanser tipi ve evresine, olası yan etkileri, hastanın tercihleri ve genel sağlığı gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak değişir.

Düşük dereceli bir tümör için birincil tedavi cerrahidir. Cerrahide amaç kanser hücrelerinin yok olduğundan emin olmak için tümör ve sağlıklı kemik marjı ya da tümör çevresindeki dokunun kaldırılmasıdır.

Yüksek dereceli bir tümör için, onkologlar genellikle birkaç tedavi seçeneğini bir arada kullanılırlar. Bu tedavi kombinasyonu ameliyat, kemoterapi ve radyoterapi içerir.

a) Ameliyat

Cerrahi operasyon sırasında tümör ve çevresindeki doku çıkarılır. Kemik kanseri ameliyatı genellikle tümör için geniş eksizyon içerir. Eğer tümör kol veya bacakta ise, mümkün olduğunca ekstremite koruyucu teknikler kullanılır. Ancak amputasyon (tümörle birlikte kol veya bacağın kesilip alınması), tümör boyutu ve konumuna bağlı olarak gerekli olabilir.

Geniş eksizyon cerrahi teknikler kemik kanseri hastaları için yapılan amputasyon sayısını azaltmıştır. Amputasyon ile karşılaştırıldığında, hastaların %90’ından fazlası, konservatif, ekstremite koruyucu cerrahi ile tedavi edilebilir. Bu ameliyatlarda genellikle eksik kemiğin yerini alması ve kalan kemiğe güç sağlaması için metal plakalar veya diğer vücut bölgelerinden kemik gibi protezler gerektirir. Bu cerrahi prosedüre “rekonstrüktif cerrahi” denir. Bazı hastalar için, amputasyon en iyi seçenek olabilir. Eğer amputasyon gerekirse, fizik tedavi içeren rehabilitasyon hastanın fiziksel işleyişini en üst düzeye çıkarmaya yardımcı olabilir. Rehabilitasyon aynı zamanda bir uzvunu kaybeden kişinin sosyal ve duygusal etkileri ile başa çıkmasına yardımcı olabilir.

Ayrıca Bakınız: Kanser Ameliyatı Hakkında Bilinmesi Gereken Bilgiler

b) Kemoterapi

Yalnızca ameliyat bazı kemik kanserleri, özellikle osteosarkom tanısı konulan hastalar için genellikle yeterli bir tedavi değildir. Bu kanserler bazen büyük olasılıkla kişiye tanı konulduktan sonra uzak metastaz tekrarlayabilir. En sık da akciğerlerde görülür. Kemoterapi kullanımı bazı kemik kanseri türleri ile insanların hayatta kalma oranlarını artırmıştır. Buna ek olarak, kemoterapi genellikle tanı anında gözle görülür yayılmış kanser tedavisi için yararlıdır.

Hızlı büyüyen kemik kanseri genellikle ameliyat öncesi kemoterapi ile tedavi edilir. Bu genellikle primer tümörün boyutunu küçültür ve kanser hücreleri diğer bölgelere yayılmışsa, küçük metastaz alanları yok edebilir.

Ameliyat öncesi verilen kemoterapiye preoperatif kemoterapi, neoadjuvan kemoterapi ya da indüksiyon kemoterapisi denir. Yüksek dereceli tümörler için, onkolog primer tümörü küçültmek ve daha kolay kaldırmak için ameliyat öncesinde üç ya da dört döngü kemoterapi verir. Ameliyat öncesi kemoterapi orijinal tümörden yayılmış kanser hücrelerini yok ederek yaşam süresini de uzatabilir. Primer tümör çıkarıldıktan sonra bir mikroskop kullanılarak kemoterapiye tümör yanıtı değerlendirilir ve daha iyi prognoz belirlemek için kullanılabilir.

Hasta ameliyat ile kurtarıldıktan sonra, kalan tümör hücrelerini yok etmek için ek kemoterapi alabilir. Buna postoperatif (ameliyat sonrası) ya da adjuvan kemoterapi denir. Ameliyattan önce tümörü küçültmek için kemoterapi kullanımı, ameliyat sonrası birçok hastanın hayatını ve hastaların uzuvlarını kurtarmıştır.

Özellikle, kemoterapi Ewing sarkomu için çok etkilidir. Kemoterapinin yan etkileri birey ve kullanılan doza bağlıdır; ancak yorgunluk, enfeksiyon, mide bulantısı ve kusma, saç dökülmesi, ishal iştah kaybı gibi yan etkiler içerebilir.

c) Radyoterapi

Kemik kanseri için radyoterapi genellikle ameliyat ile kaldırılamaz bir tümörü olan hastalarda kullanılır. Radyoterapi de ameliyat öncesi tümörü küçültmek için ya da kalan kanser hücrelerini yok etmek için ameliyattan sonra yapılabilir. Radyoterapi genellikle kol ya da bacağı koruyarak, daha az kapsamlı bir ameliyat yapılmasını mümkün kılar. Radyoterapi palyatif bakımın bir parçası olarak, hastalarda ağrı gidermek için kullanılabilir.

Ewing sarkomu olan hastalarda, radyasyon tedavisi genellikle kemoterapi ve cerrahi ile birlikte kullanılır. Kemikte başlayan ve ameliyatla çıkarılması mümkün olmayan Ewing sarkomu, kemoterapi ve radyoterapi ile tedavi edilir.

Osteosarkom için tedavi genellikle kemoterapi ve ameliyat ile sınırlıdır. Radyoterapi, nüks veya cerrahi ile tamamen kaldırılamaz osteosarkomlar için kullanılır. Radyoterapinin yan etkileri; yorgunluk, hafif deri reaksiyonları, mide bulantısı ve gevşek bağırsak hareketleri içerebilir.

Kemik Kanseri: Risk Faktörleri

Aşağıda yer alan faktörler bir kişide kemik kanserinin gelişme riskini arttırabilir:

  • Genetik: Ailesel retinoblastom (göz kanseri türü) olan çocuklarda osteosarkom riski yüksektir.
  • Önceki radyoterapi: Diğer hastalıklar için radyoterapi geçirmiş olan kişilerde kemik kanserine yakalanma riski daha yüksektir.
  • Kemoterapi: Kanser tedavisinde kullanılan alkile edici ajanlar ve antrasiklin dahil olmak üzere bazı ilaçlar, ikinci bir kanser, genellikle osteosarkom riskini arttırabilir.
  • İyi huylu tümörler ya da diğer kemik hastalıkları: Kemiğin Paget hastalığı, osteosarkom riskini yükseltir. Fibröz displazi gibi diğer kanserli olmayan kemik hastalıkları osteosarkom riskini artırabilir.

Şu anda, kemik kanserini önlemenin bilinen hiçbir yolu yoktur. Bilinen risk faktörlerine sahip insanların düzenli olarak doktorlarını ziyaret etmesi ve bu konuda konuşması teşvik edilir. Böylece erken teşhis, başarılı tedavi için umut vaat eder.

Kemik Kanseri: İstatistikler

Kemik kanserine genel bakış bölümünde açıkladığımız gibi, birincil (primer) kemik kanseri kemikte başlayan bir kanserdir. Tüm kanserlerin %0,2’den azı, birincil kemik kanseridir. Ancak kemiklerde metastaz olması ya da diğer kanserlerden yayılması çok daha yaygındır. Aşağıdaki istatistikler primer kemik kanseri ile ilgilidir.

Yetişkinlerde, kondrosarkom, primer kemik kanserlerinin %40’ından daha fazlasını oluşturur, %28 ile osteosarkom izler ve kordoma %10 oranında görülür. Ewing sarkomu %8 ve UPS/fibrosarkom %4 oranında görülmektedir. Kemik kanserinin diğer türleri nadir görülmektedir. Gençler ve çocuklarda %56 osteosarkom ve %34 Ewing sarkomu görülür.

Yetişkin ve çocuklarda kemik kanserinin tüm türleri için 5 yıllık sağ kalım oranı yaklaşık %70’dir. Kondrosarkom tanısı konulan yetişkinler için 5 yıllık sağ kalım oranı yaklaşık %80’dir. Bu tahminler her yıl değişmektedir.

Kemik Kanseri: Tedavi Sonrası Süreç

Kemik kanseri tedavisi tamamlandıktan sonra, bir takip bakım planı geliştirme konusunda doktorunuzla konuşunuz. Bu plan önümüzdeki ay ve yıl içerisinde iyileşmeyi izlemek için düzenli fiziksel muayene ve/veya tıbbi testler içerebilir. Kemik kanseri için takip bakımı kanserin nüksetme belirtilerini kontrol etmek amacıyla fiziksel muayeneler, kan testleri ve görüntüleme testleri (kemik taraması, BT taraması veya röntgen gibi) içerir. Şişlik veya kemik ağrısı gibi herhangi bir yeni belirti ile karşılaştığınızda, mutlaka doktorunuza söyleyin. Çünkü bu belirtiler, kanserin tekrar nüksetmesi veya başka bir tıbbi durumun işareti olabilir.

Kemik kanseri ameliyatı geçiren ve özellikle amputasyon cerrahisi olan hastalarda genellikle fizik tedavi ve rehabilite edici tedaviler gerekir.

Kemik kanserinden kurtulan bireyler sağlıklı kilolarını korumalı, sigara içmemeli, dengeli beslenmeli, ve önerilen kanser tarama testlerini zamanında yaptırmalıdır. Sigara içen kemik kanseri hastalarının sigarayı bırakması iyileşmelerine yardımcı olabilir ve kanserin nüksetme riskini azaltabilir.

Orta derecede egzersiz, güç ve enerji seviyesini yeniden kazanmaya yardımcı olabilir. İhtiyaçlarınıza, fiziksel yeteneklerinize ve fitness seviyenize dayalı uygun bir egzersiz planı oluşturmanıza yardımcı olması konusunda doktorunuzla konuşunuz.

İlgili Makaleler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz