Web sitemize hoşgeldiniz, 21 Temmuz 2017

Karsinoid Tümör: Belirtileri, Teşhisi ve Tedavisi

Vücudun endokrin sistemi hormon üreten hücrelerden oluşur. Hormonlar; kan yoluyla taşınan, vücudun diğer organ veya hücrelerin aktivitesi üzerinde belirli bir etkiye sahip olan kimyasal maddelerdir.

Endokrin ve Nöroendokrin Tümörler

Sağlıklı hücre değişikliği ve kontrolsüz büyümesi ile bir kitle oluşur ve tümör başlar. Bu tümör kanser ya da iyi huylu olabilir. Kanserli bir tümör, aynı zamanda malign ya da habis olarak da adlandırılır be eğer erken tedavi edilmezse, tümör büyüyerek vücudun diğer bölgelerine de yayılabilir, anlamına gelir. İyi huylu, yani benign tümör ise büyüyebilir, ancak vücudun diğer kısımlarına yayılmaz anlamına gelir. İyi huylu tümör genellikle çok zarar vermeden çıkarılabilir.

Endokrin tümörü; vücudun hormon üreten ve serbest bırakan bölgelerinde başlayan bir kitledir. Endokrin tümörü hormon üreten hücrelerden gelişir, tümör ayrıca hormon üretebilir ve ciddi bir hastalığa neden olabilir.

Nöroendokrin tümörü, vücudun nöroendokrin sisteminde hormon üreten hücrelerde başlar. Hormon üreten endokrin hücreleri ve sinir hücrelerinin birleşimi olan hücrelerden meydana gelir. Nöroendokrin hücreleri, vücutta akciğer ve mide ve bağırsaklar da dahil olmak üzere gastrointestinal (GI) sistem gibi organlarda bulunur. Nöroendokrin hücreleri akciğerler yoluyla hava ve kan akışını düzenlemek ve gıdaların mide bağırsak sistemi boyunca hareket hızını kontrol etmek gibi belirli işlevleri yerine getirir.

Karsinoid Tümör Nedir?

Karsinoid tümör; nöroendokrin tümörün özel, spesifik bir türüdür. Karsinoid tümörler en sık gastrointestinal sistemde, mide ve bağırsak ya da akciğerler gibi organlarda gelişir. Ancak, karsinoid tümör pankreasta, bir erkeğin testislerinde veya bir kadının yumurtalıklarında da gelişebilir. Birden fazla karsinoid tümör aynı organda gelişebilir.

Karsinoid tümör en sık nerede görülür?

Karsinoid tümörün başladığı yerler hakkında genel bakış şöyledir:

  • %39’u ince bağırsakta ortaya çıkar.
  • %15’i rektumda oluşur.
  • %10’u akciğerlerin bronş sisteminde meydana gelir.
  • %7’si apendikste ortaya çıkar.
  • %5 ila %7’si kolonda meydana gelir.
  • %2 ila %4’ü midede ortaya çıkar.
  • %2 ila %3’ü pankreas içinde oluşur.
  • Yaklaşık %1’i karaciğerde meydana gelir.
  • Karsinoid tümörler nadiren yumurtalıklar, testisler ve diğer organlarda oluşabilir.

Karsinoid tümörler nöroendokrin hücrelerden geliştiği için yüksek düzeyde nöropeptidler ve aminler (hormon benzeri maddeler) yapabilirler. Bununla birlikte, bu maddeler semptomlara neden olacak derecede yeterince büyük miktarlarda serbest bırakılmayabilir veya maddeler bozuk olabilir ve belirtilere neden olmayabilir. Bunun bir sonucu olarak, karsinoid tümör yıllarca yavaş yavaş ve belirti vermeden büyüyebilir. Bir karsinoid tümör kanser olmasına rağmen, genellikle “yavaş ilerleyen kanser” olarak tarif edilmektedir.

Akciğer Karsinoid Tümör Çeşitleri

Akciğer karsinoid tümörlerinin iki türü vardır: tipik ve atipik. Fark ise; tümör süreçleri ve setoronin (5-HT) yapımının nasıl olduğuna dayanmaktadır. Serotonin davranış ve depresyon ile ilgili bir nörotransmitterdir.

  1. Tipik: Tipik akciğer karsinoid tümörü, yüksek düzey serotonin ve kromogranin-A üretir, kanda ölçülebilir. Aynı zamanda tipik akciğer karsinoid tümörleri yüksek seviyelerde 5-HİAA üretir, idrarda ölçülebilir.
  2. Atipik: Atipik akciğer karsinoid tümörü olan insanların kanlarında serotonin ve kromogranin-A seviyeleri normaldir. Ayrıca idrarlarında 5-HİAA normal seviyelerdedir. Bununla birlikte, idrarda yüksek düzeyde serotonin ve amino asit 5-HTP Atipik akciğer karsinoid tümörler 5-HTP yapabilir.

Karsinoid Tümör Belirtileri ve Bulguları

Karsinoid tümör genellikle erken evrelerde hiçbir belirtiye neden olmaz. Genellikle başka bir tıbbi durum nedeniyle yapılan ameliyat sırasında bir cerrah tarafından ya da başka bir hastalık için röntgen çekilmesi sonrasında beklenmedik bir şekilde bulunur.

Aşağıda gastrointestinal karsinoid tümörleri, akciğer karsinoid tümörleri, karsinoid sendrom ve karsinoid tümör krizi ile ilgili olası belirtiler ve semptomlara ulaşabilirsiniz. Ancak bu belirtiler karsinoid tümörü olmayan başka bir sağlık durumu nedeniyle de ortaya çıkabilir.

Eğer söz konusu semptomlar veya bulgulardan biri veya daha fazlası hakkında endişeye sahipseniz, lütfen doktorunuz ile konuşunuz. Doktorunuz diğer sorulara ek olarak, bu semptomları ne kadar süredir ve ne sıklıkla yaşadığınızı soracaktır. Tüm bunlar hastalığın teşhis edilmesine yardımcı olan süreçlerdir.

Gastrointestinal Karsinoid Tümör Belirtileri

Gastrointestinal (GI) karsinoid tümör, belirtilere neden olma ihtimali en yüksek olan karsinoid tümörü türüdür. Ancak, gastrointestinal karsinoid tümörün belirtileri, yalnızca tümör karaciğere yayıldığında görünebilir. Bu durumda, tümör tarafından üretilen bir hormon benzeri maddeler vücut boyunca seyahat eder ve karsinoid sendroma neden olabilir (aşağıya bakınız).

Gastrointestinal karsinoid tümörü olan kişiler aşağıdaki belirtiler ya da bulgular ile karşılaşabilirler:

  • Yüz kızarması; yüzde kızarıklık ve sıcaklık hissi
  • İshal
  • Bağırsakların tıkanması nedeniyle karın ağrısı
  • Astım
  • İsilik
  • Kalp hastalığı
  • Bağırsak kanaması
  • Pellegra; cilt yaraları, ishal ve zihinsel bozukluklara neden olur.
  • Melena; kan içeren koyu, katran gibi dışkı, makattan kan gelmesi. Genellikle gastrointestinal sistemin bir yerinde kanama olduğunu gösterir.

Akciğer Karsinoid Tümör Belirtileri

Akciğerde karsinoid tümör hormonların karaciğere atlaması ve kan dolaşımına girmesinden kaynaklanan semptomlara yol açar. Ancak, akciğer karsinoid tümörünün gastrointestinal karsinoid tümöre kıyasla karsinoid sendroma neden olma olasılığı daha azdır.

Akciğer karsinoid tümörü olan kişiler aşağıdaki belirtiler ya da bulgular ile karşılaşabilirler:

  • Öksürük; kanlı balgam veya balgam olmadan
  • Hırıltı
  • Postobstrüktif pnömoni (tümör büyük bir hava geçişini engellediği zaman enfeksiyona neden olması)

Karsinoid Sendrom

Karsinoid sendrom; yıllar boyunca bir karsinoid tümörü olan kişilerde daha sık görülür. Karsinoid tümörü olan insanların yaklaşık %60’ında en sonunda karsinoid sendrom gelişebilir.

Karsinoid sendromu olan kişiler aşağıdaki belirtilerle veya işaretlerle karşılaşabilirler:

  • Yüz kızarması
  • Terleme
  • İshal
  • Nefes darlığı
  • Hırıltı veya astım benzeri semptomlar
  • Hızlı kalp atışı
  • Kalp üfürümü
  • Açıklanamayan kilo alımı
  • Halsizlik
  • İkincil (sekonder) diyabet
  • Yüz ve vücutta kıl artışı
  • Yüksek tansiyon ve kan basıncında önemli dalgalanmalar
  • Nevroz ve psikoz. Nevroz; birincil olarak anksiyete ile karakterize bir ruhsal ya da davranışsal bozukluktur. Psikoz ise; bir kişinin gündelik hayatın talepleri ile başa çıkma yeteneğine engel olabilen ciddi bir duygusal ve davranışsal bozukluktur.

Not: Stres, ağır egzersiz ve alkol içmek bu belirtileri daha kötü hale getirebilir.

Karsinoid Tümör Krizi

Karsinoid tümör krizi; karsinoid sendromun belirtilerinin hepsinin aynı anda ortaya çıkması ile kullanılan bir terimdir. Karsinoid kriz, karsinoid sendromun en ciddi ve yaşamı tehdit eden bir komplikasyonudur. Genellikle bir kişi zaten karsinoid sendromun bazı belirtilerini yaşadıktan sonra ortaya çıkar.

Karsinoid kriz aniden ortaya çıkabilir ya da stres, kemoterapi veya anestezi nedeniyle gelişebilir.

Semptomların Kontrol Altına Alınması

Karsinoid tümör tanısı konursa, semptomların giderilmesi kanser bakım ve tedavisinin önemli bir parçasıdır. Bu da semptom yönetimi, palyatif bakım veya destek tedavisi olarak adlandırılabilir.

Aşağıda karsinoid tümörünün bazı yaygın belirtileri ve bu belirtilerin nasıl yönetilebileceği hakkında bilgiler yer almaktadır. Sağlık ekibi ile herhangi bir yeni belirti ya da belirtilerde bir değişiklik olması durumunda mutlaka konuşunuz.

  • Yüz kızarması: Stresten kaçının. Doktorunuza yüz kızarmasına neden olabilecek alkol de dahil olmak üzere maddeler ve gıdalar hakkında danışın ve bunlardan kaçının.
  • Hırıltı: Akciğer kaslarını rahatlatıcı, kolay nefes almanıza yardımcı olacak ilaçlar hakkında doktorunuza danışın.
  • İshal: Antidiyaretik ilaçların kullanımı hakkında doktorunuza danışın.
  • Karsinoid sendrom: Karsinoid sendromu tedavisinde en etkili tek ilaç olan oktreotid kullanımı hakkında doktorunuza danışın.
  • Kalp sorunları: Eğer kalp ile ilgili bir sorun olduğunu düşünüyorsanız, derhal doktorunuza söyleyin.

Karsinoid Tümör Tanısı

Doktorlar, tümör tanısı ve metastaz olarak da adlandırılan tümörün vücudun başka bir kısmına yayılıp yayılmadığını öğrenmek amacıyla birçok test kullanırlar. Bazı tanı testleri, tedavinin ne kadar etkili olabileceğini belirleyebilir. Çoğu tümör türü için biyopsi yapılması kesin kanser teşhisinin tek yoludur. Eğer biyopsi yapılması mümkün değilse, doktorun tanı koymasına yardımcı olabilecek diğer testler kullanılabilir. Görüntüleme testleri ise kanserin yayılıp yayılmadığını öğrenmek amacıyla kullanılabilir.

Aşağıdaki liste, karsinoid tümör teşhisi için mevcut seçenekleri açıklanmaktadır ve listelenen tüm testler her kişi için kullanılamaz. Doktorunuz bir tanı testi seçerken aşağıdaki faktörleri göz önünde bulundurur:

  • Yaş ve sağlık durumu
  • Şüpheli tümör tipi
  • Belirtiler ve bulgular
  • Önceki test sonuçları

Çoğu karsinoid tümörü, bireylere yapılan başka tıbbi prosedürler veya röntgen sonrasında beklenmedik bir şekilde teşhis edilir. Örneğin; apendiksteki pek çok karsinoid tümör apandis ameliyatı sırasında bulunmaktadır. Mide ve onikiparmak bağırsağı karsinoid tümörleri, genellikle endoskopi sırasında bulunur. Eğer doktor, karsinoid tümörlerinden şüphelenirse, tam bir tıbbi durum ve aile öyküsü isteyecektir ve tam bir fizik muayene gerçekleştirecektir. Buna ek olarak, aşağıdaki tanı testleri karsinoid tümör teşhisi için kullanılabilir:

  • Kan/idrar testleri: Doktor, hormonlar ve diğer maddelerin anormal düzeylerini kontrol etmek amacıyla kan ve idrar örneklerine ihtiyaç duyabilirler. İdrar testleri 5-HİAA miktarını kontrol eder. Serotonin düzeyleri ölçümleri de alınmış olabilir. Doktorunuzun tek başına idrar testi ile de karsinoid tümörünü teşhis etmesi mümkün olabilir. Kromogranin-A ölçümü için kan testi serum serotonin düzeyi değişiklikleri için gerekebilir ve bir kromogranin-A testi gibi yararlı olmayabilir.
  • Biyopsi: Mikroskop altında incelenmesi için küçük bir miktar doku örneği kaldırılır ve tümör teşhisi yapılır.
  • Tümörün moleküler testi: Doktorunuz tümör örneği üzerinde tümöre özgü belirli bir gen, protein ve diğer faktörleri belirlemek için laboratuvar testleri önerebilir. Bu testlerin sonuçları, tedavi seçeneklerini belirler ve hedefe yönelik tedavi de bu seçenekler arasındadır.
  • Endoskopi: Bu test ile doktor endoskop denilen ince, ışıklı, esnek tüp kullanır ve üst sindirim sistemi astarını görmesini sağlar. Kolonoskopi ise anüs yoluyla kolon içine yerleştirilen endoskop türüdür. Sindirim sistemi alt bölümünde bir tümör teşhis etmek amacıyla kullanılabilir.
  • Endoskopik ultrason: Endoskopik ultrason genişlemiş lenf düğümlerini gösterebilir; doktorun tümörü bulmasına ya da hastalığın evresini anlamaya yardımcı olabilir.
  • Kemik taraması: Kemik taraması prosedüründe kemiklerin içini görüntülemek için radyoaktif izleyici kullanır.
  • Röntgen: Örneğin, göğüs röntgeni akciğerlerde bir karsinoid tümörü olup olmadığını değerlendirmek için gerekebilir.
  • Baryum grafisi: Baryum; x-ray üzerinde anormallikleri görmeyi daha kolay hale getirir. Eğer bir anormallik varsa, endoskopik biyopside kanser tanısı koymada yardımcı olabilir. Kalın bağırsağın iç yüzeyini göstermesi için röntgen öncesinde baryum enema verilebilir.
  • Bilgisayarlı tomografi (BT) tarama: BT taraması, tümör boyutunu ölçmek için de kullanılabilir. Ayrıca, bir BT taraması tümörün karaciğere yayılmış olup olmadığını görmek ve retroperitoneal lenf bezlerinde bir karsinoid tümör tespit etmek amacıyla kullanılabilir.
  • Manyetik rezonans görüntüleme (MRG): MRG, vücudun ayrıntılı görüntülerini elde etmek amacıyla kullanılır. Ayrıca tümör boyutunu ölçmek için de kullanılabilir.
  • Radyonüklid tarama: Bu test sırasında, karsinoid tümörlerini çeken radyoaktif hormon benzeri bir madde küçük bir miktarda hastanın damar içine enjekte edilir. Özel bir kamera daha sonra radyoaktivitenin vücutta nerede biriktiğini göstermek için kullanılır. Bu prosedür, karsinoid tümörün nereye yayıldığını, özellikle karaciğere yayılmışsa bulunduğu yeri belirlemek için yararlıdır.
  • Pozitron emisyon tomografisi (PET): PET taraması, organ ve vücut içindeki dokuların resimlerini oluşturmak amacıyla kullanılan bir tanı yöntemidir. Ancak, karsinoid tümör genellikle çok yavaş büyür. Bu nedenle de PET taraması diğer tanı testleri kadar yararlı olmayabilir.

Karsinoid Tümör Tedavi Seçenekleri

Karsinoid tümör için en yaygın tedavi seçenekleri açıklamaları ile aşağıda listelenmiştir. Gastrointestinal karsinoid tümör için tedavi seçenekleri de aşağıda verilmiştir. Tedavi seçenekleri ve öneriler çeşitli faktörlere bağlıdır. Bu faktörlere kanserin olası yan etkileri, hastanın tercihleri, genel sağlığı, kanseri türü ve evresi örnek verilebilir. Bakım planınız ayrıca kanser bakım planının önemli bir parçası olan semptomlar ve yan etkilerin kontrol altına alınmasını içerebilir.

a) Ameliyat

Cerrahi operasyon sırasında tümör ve çevreleyen bazı sağlıklı doku çıkarılır. Bütünüyle tümörün tamamının çıkarılması mümkün olduğunda standart tedavidir ve birçok karsinoid tümör başarılı bir şekilde tek başına cerrahi ile tedavi edilir. Cerrah, genellikle, negatif kenar boşluklarını bırakmak umuduyla tümörü çevreleyen bazı dokuyu kaldıracaktır. Bu da sağlıklı dokuda kanser izine rastlanmaması anlamına gelir.

Tümörün tamamen çıkarılması mümkün olmadığı durumlarda, genellikle debulking cerrahisi (tümör hacmini azaltma) tavsiye edilir. Debulking ameliyatı mümkün olduğunca tümörün kaldırması ve belirtilerin bazılarının rahatlatılmasını sağlayabilir.

Karsinoid sendromu gelişen kişiler ameliyat esnasında karsinoid krizi yaşanması riski altındadırlar. Karsinoid krizi kaynaklı büyük komplikasyonları önlemek için, anestezi ekibinin vaktinde bu riskin farkında olması önemlidir. Böylece semptomları kontrol altına alabilecek için oktreotid olabilir.

Önceden belirli operasyonun olası yan etkileri hakkında sağlık ekibi ile konuşunuz.

Gastrointestinal Karsinoid Tümör İçin Ameliyat Seçenekleri

  1. Lokal eksizyon: Bu operasyon sırasında, cerrah tümörü ve çevreleyen bazı sağlıklı dokuyu kaldırır. Çoğu lokalize tümörler cerrahi bir deri bir kesi yoluyla kaldırılabilir. Ama rektal karsinoid tümörü, anüs yoluyla uzaklaştırılabilir. Diğer gastrointestinalL karsinoid tümörler bazen bir endoskop kullanılarak kaldırılabilir.
  2. Elektrofulgurasyon (radyofrekans ablasyon (RFA)): Bu tedavi, bir elektrik akımı ile tümörün ısıtılarak yok edilmesidir. Bazen rektal karsinoid tümörler için tavsiye edilir.
  3. Segmental kolon rezeksiyonu veya Hemikolektomi: Bu cerrahi sırasında, kolonun üçte biri ila yarısı, bunun yanı sıra yakın kan damarları ve lenf düğümleri çıkarılır.
  4. Aşağı (low) anterior rezeksiyon: Bu ameliyat sırasında, rektum üst kısmının bir bölümü çıkarılır.
  5. Abdominoperineal rezeksiyon: Bu ameliyat rektum alt kısmında yer alan büyük bir tümör için kullanılır. Ameliyat sırasında, cerrah anüs, rektum ve kolonun bir kısmını kaldırır. Ameliyattan sonra, bir kolostomi vücudun dışına atık taşımak için oluşturulmuş olabilir. Kolostomi, vücudun dışına kolondan bir açıklıktır.

Karaciğere Yayılan Kanser Tedavisi Prosedürleri

  1. Karaciğer rezeksiyonu: Bu işlem, karaciğer metastazı alanlarını ortadan kaldırır. Bu ameliyatın amacı, kanseri ortadan kaldırmak değildir. Ancak genellikle karsinoid sendromun semptomlarını azaltmaya ve rahatlatmaya yardımcı olur.
  2. Karaciğer nakli (transplantasyonu): Karaciğer nakli nadiren karsinoid tümörü için bir tedavi olarak kullanılmaktadır. Ancak karaciğerde başlayan karsinoid tümörü olan genç hastalara yardımcı olabilir.
  3. İntratumoral etanol enjeksiyonu: Bu işlem sırasında, tümörün yayıldığı alanların içine bir iğne yönlendirmek için BT (bilgisayarlı tomografi) taraması kullanılır. Bu alanlar daha sonra iğne ile konsantre alkol enjekte edilerek yok edilir. Aynı zamanda likit nitrojen de iğneyi soğutmak ve dondurarak hücreleri yok etmek amacıyla kullanılabilir. Bu yöntemler özellikle klasik cerrahi operasyonların gerçekleşmesi zor ya da imkansız olduğunda yararlıdır.
  4. Hepatik arter oklüzyonu (tıkanıklığı) veya embolizasyonu: Bu prosedürler, tümöre yol açan kan damarlarının kapatılması suretiyle, tümör kan temini engeller. Hepatik arter embolizasyonu ile birlikte kemoterapi etkinliği henüz açık değildir ve üzerinde çalışmalara devam edilmektedir. Bu tedavi ciddi yan etkilere neden olabilir ve sadece diğer tedavi seçenekleri çalışmadığı zaman kabul edilir.

Akciğer Karsinoid Tümör için Ameliyat Seçenekleri

  1. Sleeve rezeksiyon: Tümör ameliyatla tümörün üstünde ve altında hava yolu parçaları ile birlikte kaldırılır. Havayolu sonra yeniden bağlanır.
  2. Kama (Wedge) rezeksiyon: Bu cerrahi operasyon sırasında, akciğerden küçük bir kama şeklinde bir parça çıkarılır. Bu ameliyat eğer tümör çok küçükse kullanılır.
  3. Lobektomi: Bu ameliyat sırasında, akciğerin bir lobunun tamamı çıkarılır. Bu ameliyat genellikle tümörün büyüklüğü ve/veya konumu nedeniyle sleeve rezeksiyon mümkün değilse kullanılır.
  4. Pnömonektomi: Bu operasyon sırasında, bütün bir akciğer kaldırılır.
  5. Lenf nodu diseksiyonu: Akciğerlere yakın lenf nodlarının çıkarılması ayrıca akciğer karsinoid tümörü ameliyatı sırasında yaygındır. Lenf düğümlerinin kaldırılması, karsinoid tümörünün diğer organlara yayılma riskini azaltır.

b) Radyoterapi

Karsinoid tümör için en yaygın radyoterapi türü eksternal-ışın radyasyon (vücut dışındaki bir makineden verilen radyasyon) tedavisidir. En sık kemiğe yayılan kanser için palyatif bakımın bir parçası olarak ortaya çıkan ağrı gibi semptomları rahatlamak için kullanılır.

Radyoterapinin ikinci tipi, iç (dahili) radyasyon ya da brakiterapidir.

Radyoterapi gören hastalar tedavi sırasında yorgunluk yaşayabilirler ve tedavi alan bölge kırmızı ve kuru hale gelebilir. Göğüs veya boyuna radyasyon tedavisi; kuru boğaz ağrısı ya da kuru öksürüğe neden olabilir. Bazı hastalarda radyoterapi sırasında nefes darlığı olabilir.

c) Kemoterapi

Karsinoid tümör için kemoterapi en sık tümör diğer organlara yayıldığında ya da ciddi belirtilere sebep olduğunda kullanılır. Karsinoid tümör genellikle tek başına kemoterapiye yanıt vermez ve diğer tedaviler gerekli olabilir.

Kemoterapinin yan etkileri birey ve kullanılan doza bağlıdır. Ancak yorgunluk, enfeksiyon riski, mide bulantısı ve kusma, saç dökülmesi, iştah kaybı ve ishal gibi yan etkiler içerebilir.

d) İmmünoterapi

Alfa-interferon ve oktreotid gibi immünoterapi, karsinoid tümörü küçültebilir veya büyümesini durdurabilir. Bu tedaviler, kanser hücrelerinin yüzeyindeki proteinleri değiştirerek çalışır ve onların büyümesini yavaşlatır. Ayrıca hormonların üretimini kontrol ederek semptomların tedavisinde kullanılır.

e) Hedeflenmiş Tedavi

Karsinoid tümörler için, hedefe yönelik tedaviler klinik çalışmalarda araştırılmaktadır.

Karsinoid Tümör: Risk Faktörleri

Karsinoid tümörlerin nedeni bilinmemektedir ve hiçbir önlenebilir risk faktörü tespit edilmemiştir. Akciğer karsinoid tümörler sigara ile ilişkili değildir. Ancak, aşağıdaki faktörler karsinoid tümör oluşma riskini artırabilir:

  • Multipl endokrin neoplazi tip 1 aile öyküsü: Multipl endokrin neoplazi tip 1 (MEN-1); hipofiz bezi, paratiroid bezi ve pankreasta tümör gelişme riskini arttıran kalıtsal bir hastalıktır. Gastrointestinal karsinoid tümörlerin yaklaşık %10’unun MEN1 ile ilişkili olduğu tahmin edilmektedir.
  • Irk ve cinsiyet: Gastrointestinal karsinoid tümörler beyaz insanlara kıyasla siyahi insanlar arasında daha sık görülür. Irk ve cinsiyet akciğer karsinoid tümörler için önemli bir risk faktörü değildir, ama kadınlar tedaviden sonra daha uzun yaşama eğilimindedir.
  • Yaş: Gastrointestinal karsinoid tümörler için ortalama tanı yaşı 55 ila 65 aralığındadır. Apendiks karsinoid tümörler için ortalama tanı yaşı 40’tır. Akciğer karsinoid tümörler için ortalama tanı yaşı 45 ve 55 arasındadır. Çocuklarda karsinoid tümör nadiren gelişir.
  • Diğer tıbbi koşullar: Mide hasarı ve asit üretimini azaltan hastalıkları olan kişilerde mide karsinoid tümör gelişme riski daha yüksektir. Özellikle, pernisiyöz anemi olan bireylerde midede karsinoid tümör gelişme riski daha yüksektir.

Karsinoid Tümör: İstatistikler

Her yıl Amerika Birleşik Devletleri’nde 12.000 kişiye karsinoid tümör tanısı konduğu tahmin edilmektedir. Genel bakış bölümünde açıklandığı gibi, bu tümörlerin en yaygın geliştiği yerler gastrointestinal sistem ve akciğerdir. Karsinoid tümörlerin tanı sayısı artmaktadır, ama bunun nedeni bilinmemektedir.

Gastrointestinal Sistemde Karsinoid Tümörler

Her yıl, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık 8 bin yetişkine gastrointestinal sistemde karsinoid tümör tanısı konmaktadır. Bu tür bir tümör için gastrointestinal sistemin en yaygın yeri ince bağırsaktır. Genellikle bu hastalık insanlarda 60 yaşından erken tespit edilir.

Vücudun diğer kısımlarına yayılmamış gastrointestinal karsinoid tümör olan insanlarda 5 yıllık sağ kalım oranı karsinoid tümörün bulunduğu yere bağlı olarak %65 ila %90 aralığındadır. Tümörün bu türü yakınlardaki doku veya bölgesel lenf düğümlerine yayılmış ise, 5 yıllık sağ kalım oranı %46 ila %78 aralığında değişmektedir. Tümör vücudun uzak bölgelerine yayılmışsa, sağ kalım oranları %14 ila %54 aralığında değişmektedir.

Akciğer Karsinoid Tümör

Her yıl, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık 4 bin yetişkinde akciğer karsinoid tümör tanısı konmaktadır. Karsinoid tümörler, tüm akciğer kanserlerinin %1 ila %2’sini oluştururlar. Tipik akciğer karsinoid tümör olan insanlarda 5 yıllık sağ kalım oranı %85 ila %90’dır. Atipik akciğer karsinoid tümör tanısı konulan insanlarda 5 yıllık sağ kalım oranı %50 ila %70’dir.

Yukarıda yer alan sağ kalım istatistiklerinin tahmini olduğunu hatırlatmak isteriz. Bu tahminler her yıl ABD’de binlerce tanı konan insana dayalı verilerden gelmektedir.

Önerilen Makaleler:

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz