Web sitemize hoşgeldiniz, 11 Aralık 2017

Kanserle Mücadelede Aile Hayatı ve İletişim

Temel Mesajlar:

  • Kanser tanısı sizin için olduğu kadar aile üyeleri ve arkadaşlarınız için de zor bir süreç olabilir, ilişkileriniz belki de beklenmedik şekillerde değişebilir.
  • Evlilik veya uzun vadeli ortaklıklarda kanser tanısından sonra, tedavi ve iyileşme süreci de dahil olmak üzere roller, öncelikler ve sorumluluklar değişebilir.
  • İlişkilerinizdeki stresi yanlış anlamalarını önlemek için ortaklarınız, çocuklarınız, eşiniz, aileniz ve tanıdıklarınızla kanser tanısı hakkında konuşun.

Kanser olan herkesin bildiği gibi, kanser tanısı aile ve arkadaşları da etkiler. Bazen sizin için ne kadar zor olsa da, kanser hakkındaki karmaşık duygular, yaşam tarzı değişiklikleri ve tedavi sevdikleriniz için de çok zor bir süreç olabilir. Belirli aile üyeleri ve arkadaşlarınızla ilgili bir şekilde potansiyel değişiklikleri anlamak; bu zorlu dönemde sağlıklı, karşılıklı destekleyici ilişkiler geliştirmeniz için adımlar atmanıza yardımcı olabilir.

Eşler ve Hayat Arkadaşları

Kanser; evlilikler ve uzun süreli ilişkiler üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Kanser tanısı konduktan sonra, kişisel olarak üzüntü, kaygı, öfke ve umutsuzluk gibi duygularla karşılaşabilirsiniz. Bazı çiftler için, kanserin zorlukları ile karşı karşıya gelmek aralarındaki ilişki ve bağlılığı güçlendirir. Diğerleri için kanserin stresi yeni sorunlar yaratabilir ve mevcut sorunların daha da kötü hal almasına neden olabilir.

Kanser etkileri çiftten çifte farklılık gösterse de, burada ilişkilerde sık sık ortaya çıkan bazı değişikliklerden bahsedeceğiz.

Roller: Kanser, eşler arası rolleri değiştirebilir. Eşiniz hastalığın belirli bir alanında bir miktar kontrol sağlamak için sağlık ekibi veya tedavi programı yönetimi ile iletişim kurmayı deneyebilir. Eğer bu durum bireyler için rahatsa, hastalıkla başa çıkılmasında eşler yardımcı olabilir, fakat birbirlerinin ihtiyaç ve isteklerini dinlemeleri önemlidir. Bazen eşiniz aşırı koruyucu ya da kontrollü hale gelebilir. Bu eğilim hem evde ve hem de sağlık ekibi ile bilgi alışverişini etkileyebilir. Eşinizin kanser tanısı ve tedavideki bazı detayları saklı tutması, genellikle iki kişi arasında duyguların izolasyonu ile sonuçlanır. Duygularınız hakkında eşinizle konuşmanız; aynı zamanda tedavi bakımı ve diğer konular hakkında da kararları mümkün olduğunca birlikte almanız için önemlidir.

Sorumluluklar: Çoğu ilişkide iki tarafında da belirli işleri ve sorumlulukları vardır. Eşlerden biri çalışırken, diğeri de yemek ve ev işlerinden sorumlu olabilir. Kanser ve uygulanan tedaviler görevlerinizi yerine getiremeyecek kadar sizi yorgun bırakıyorsa, eşinizin bu sorumlulukları yüklenmesi gerekebilir. Eğer işi bırakmanız gerekiyorsa, eşinizin daha fazla mesai yapması veya çalışmaya başlaması gerekebilir. Bu eklenen sorumluluklar hayal kırıklığı, bıkkınlık veya kızgınlık gibi duygulara yol açabilir. Bu arada eşiniz de suçluluk ve üzüntü duyguları hissedebilir ve sizi hayal kırıklığına uğrattığını düşünebilir. Sorumluluk değişiklikleri hakkında açıkça konuşmak ve beyin fırtınası yaparak çözüm üretmek, iki tarafın da iyi hissetmesine yardımcı olacaktır. Buna ek olarak, her iki taraf için zor olsa da, arkadaşlar, aile üyeleri veya dışarıdan yardım istemeyi kabul etmeleri önemlidir.

İhtiyaçlar: Kanserle başa çıkarken çiftlerin fiziksel ve duygusal ihtiyaçları sık sık değişeceği için her iki tarafın da birbirleriyle iletişim içinde olması önemlidir. Saç yıkamak, giyinmek gibi günlük yaşamın temel faaliyetleri için yardım istemek zor gelebilir. Ancak eşiniz bu gibi yardımlara ihtiyacınızın olduğunu bilmiyor olabilir veya yardım teklifi sunarak sizi rahatsız etmek istemeyebilir. Sonuç olarak, hayal kırıklığı ve kızgınlığı önlemek için açıkça konuşmak ve ihtiyaçları açıkça ifade etmek önemlidir.

Fiziksel ihtiyaçlara hitap etmenin yanı sıra, çiftlerin değişen duygusal ihtiyaçlarına duyarlı olması gerekir. Bazen her iki tarafında da birbirlerini hala sevdiklerini bilmeleri, güven tazelemeleri önemlidir.

Cinsellik ve samimiyet: Kanser ve tedavisi, sıklıkla cinselliği etkiler. Depresyon, yorgunluk, mide bulantısı, erektil disfonksiyon, vajinal kuruluk ve diğer fiziksel ya da duygusal sorunlar cinsel dürtüyü düşürebilir veya zor ve ağrılı hale getirebilir. Eşlerin her ikisi de bu konuda endişe duyabilirler ve bu konu hakkında konuşmak için isteksiz olabilirler. Her çiftin cinsellik ve samimiyeti tartışırken çeşitli teselli düzeyleri vardır. Endişe ve sorunlarınızı paylaşmak sizler için özellikle rahatsız ediciyse, bir danışman ya da terapistten yardım almayı düşünebilirsiniz. Doktorunuz hastalığın cinsel yan etkileri hakkında konuşmadıysa, endişelerinizi ifade etmekte ve sorularınızı sormakta çekinmeyin. Doktorunuz veya sağlık ekibi sizlere bu yan etkiler hakkında önerilerde bulunabilirler veya samimiyetinizi korumanız için yollar önerebilirler.

Gelecek planları: Kanser, genellikle çiftlerin birlikte planladıkları hayalleri ve umutları değiştirebilir. Emeklilik, seyahat etmek ya da ebeveynlik için planlarınız değişebilir ve bu durum üzüntü ve hatta öfke duygularına neden olabilir. Eşinizle birlikte önceliklerinizi değerlendirmek ve yeni kısa vadeli hedefler üzerine düşünmek yardımcı olabilir. Bu sayede aranızdaki bağı hissedebilirsiniz. Kanser teşhisi öncesinde daha önemli görünen şeylerin yerine, birlikte daha fazla eğlenceli zaman geçirmek gibi şeyler önceliğiniz olabilir. Hedeflerinizi tamamen terk etmek yerine yeni hedefler koymak, geleceğe bakış açınıza yardımcı olabilir.

Arkadaşlar ve Aile Üyeleri

Kanserin aile üyeleri ve arkadaş ilişkileri üzerinde etkisi, ilişkinin yakınlığına bağlı olarak büyük ölçüde değişmektedir. Hepimiz farklı ailelerin farklı iletişim ve başa çıkma yöntemlerinin olduğunu biliyoruz. Aile üyelerinin zor durumları nasıl ele aldığınızı ve bir krize nasıl tepki vereceğini düşünün. Bu durum, aile üyeleri ile iletişim kurmak ve destek almak için strateji planı oluşturmanıza yardımcı olur. Aşağıda benzer durumlar için başkalarının kullandığı stratejilere dayalı olarak, arkadaş ve aile üyelerinin kanser tanısı sonrası uyum sağlamalarına yardımcı olacak bazı öneriler yer almaktadır.

Tıbbi gelişmelerden sorumlu bir kişi: Her test sonucu ya da doktor randevusundan sonra her bir aile üyesi ya da arkadaşınızı aramak oldukça yorucu olacaktır. Tıbbi gelişmelerinizi haber vermesi için bir yakınınızdan destek alabilirsiniz.

İlişkilerin değişmesini ümit etmek: Birçok kişi yaşamı tehdit eden hastalıklar ile karşılaştığında nasıl davranacağını veya çevresine nasıl bahsedeceğini bilememektedir. Bazıları için kanser olduğunu öğrenmek son derece korkutucu olabilir. Bazıları ise kanser yüzünden sevdikleri birini kaybettilerse, kanser teşhisi sonrasında bu acı anıları geri gelebilir. Bu nedenlerden dolayı, arkadaşlarınızın veya aile üyelerinin bir kısmının size beklediğiniz desteği sunması mümkün olmayabilir. Bu acı verici olsa da, onların tepkileri kendi geçmişteki deneyimlerini hatırlatmakta olup, bu duyguları aslında size yansıtmadıklarını unutmayın. Bazı arkadaşlarınız ve aile üyelerinin eskiden sizinle mesafeli olmalarına rağmen, hastalık boyunca duygusal ve fiziksel destekleri sizi şaşırtabilir.

Konuşurken öncülük edin: Bazı arkadaşlarınız ve aile üyeleri size ne diyeceklerini bilemedikleri için sizinle konuşmaktan kaçıyor olabilir. Bazıları ise sizi üzmekten korktukları için hastalığınız hakkında konuşmaktan kaçınabilirler. Kanser teşhisiniz hakkında konuşmak istediğinizde, aile üyeleri ve arkadaşlarınıza bu konuyu gündeme getirerek, hastalığınızdan bahsedilmesinin sizin için sorun olmadığını bildirin. Onlardan cevap beklemek yerine, sadece onları dinleyin ve duygularınızı anlamaya çalışın. Kanser hakkında konuşmak istemediğiniz zaman, bunu çevrenizdekilere bildirin. Bazen, başka şeyler hakkında konuşmak ya da sadece arkadaşlarınızla gülmeyi tercih edebilirsiniz.

İnsanların yardım etmesine izin verin: Arkadaşlarınız ve aile üyeleri büyük olasılıkla size yardım etmek isteyeceklerdir. Ancak neye ihtiyacınız olduğunu bilmeyebilirler ve nasıl soracakları konusunda endişelenebilirler. İhtiyaçlarınız hakkında açık olun ve kimin size yardım etmek isteyeceği veya istemeyeceği konusunda varsayımlar yapmaktan kaçının.

Sosyal faaliyetler: Mümkün olduğunca, arkadaşlarınız ve aile üyeleri ile sosyal iletişim kurmaya çalışın. Arkadaşlarınız sosyal etkinliklere davet edilmek istemediğinizi düşünebilirler. Bu nedenle davete açık olduğunuzu onlara bildirin. Bu arada, insanların fiziksel sınırlarınızı bilmesine izin verin. Çoğu arkadaşınız ve aile üyeleri sinemaya gitmek veya evde yemek hazırlamak gibi yorucu olmayan faaliyetler planlamaktan mutlu olacaklardır. Ve fiziksel veya duygusal olarak yorgun olduğunuz zamanlarda, randevunuzu iptal etmekten çekinmeyin.

Çocuklar

Kanserli bir ebeveyn olmak aşağıdakiler de dahil olmak üzere aile hayatında benzersiz zorlukları beraberinde getirir:

İletişim: Korku ve diğer zor duygulardan çocuklarınızı korumak isteyebilirsiniz. Ancak, kanser tanısı ve tedavisi hakkında onlarla açıkça konuşmanız önemlidir. Çocuklarınız çok küçük olsa bile, bir şeylerin yanlış olduğunu hissedebilirler. Bu durumu görmezden gelmek, durumun daha kötü olduğuna inanmalarına yol açabilir. Çocuklar, yetişkinler arasındaki konuşmalara kulak misafiri olarak da daha fazla endişeye kapılabilirler. Dürüst bir iletişim, çocuklarınızın sizin kanser teşhisiniz ile başa çıkmasına yardımcı olacaktır. Ancak, çocukların yaş ve mizacına uygun bilgi sağlamak önemlidir, durumu anlamalarına yardım etmeyi amaçlayın.

Çocukların davranışlarında değişiklikler: Kanser teşhisi ve tedavisinde ortaya çıkan değişiklikler, çocuklarda davranış değişikliklerine neden olabilir. Küçük çocuklar aşırı derecede size bağlı hale gelebilir. Bu arada, yetişkin gençler aile etkinliklerine katılmak istemeyebilirler ya da öfkeli olabilirler. Mümkün olduğunca çocuklarınızın günlük planlarını korumaya çalışın ve sabırlı olun. Çocuklarınıza soru sormaktan çekinmeyin. Onları duygu ve korkuları hakkında konuşmalarına teşvik edin.

Rol değişimi: Yetişkin çocuklar kanser hastalı ebeveynlerine bakıcı rolü üstlenebilirler. Hem ebeveynler, hem de çocuklar için bu zor bir rol değişimidir.

Kendi ihtiyaçlarınızı ve çocuklarınızın ihtiyaçlarını dengeleyin: Kanser hastası bir ebeveyn olmak, çoğunlukla fiziksel ve duygusal olarak çok yorucudur. Kanser teşhisi ve bakımı ile başa çıkarken, aynı zamanda ailenizin bakımına devam etme konusunda endişeli olabilirsiniz. Planlarınızı ve yapılacaklar listesini yeniden gözden geçirmeli ve başkalarından yardım almayı kabul etmelisiniz. Her şey için zaman ya da enerjinizin olmadığını bilmek, önceliklerinizi tekrar gözden geçirmenize, gerçekçi beklentiler ve hedefler oluşturmanıza yardımcı olabilir. Sevdiklerinizden gerekti zaman yardım istemekten çekinmeyin.

Kanser ve İletişimin Önemi

Yukarıda bahsettiğimiz gibi, iyi iletişim kanseri hastaları ve onları önemseyen kişiler arasındaki ilişkilerde özellikle önemlidir. İletişim eksikliği genellikle izolasyon, hayal kırıklığı ve yanlış anlamalara yol açar. Duygularınız ve kişisel ihtiyaçlarınız hakkında samimi, açık ve dürüstçe konuşmanız, ilişkilerde büyük ölçüde kanser ile ilişkili stresi azaltır. Eğer insanlarla konuşurken zor anlar yaşıyorsanız ya da başkaları sizinle iletişim kurmaktan çekiniyorsa, bir destek grubuna katılmayı düşünebilirsiniz veya bir uzmanla konuşabilirsiniz.

Önerilen Makaleler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz