Web sitemize hoşgeldiniz, 21 Temmuz 2017

Kanser Tedavisinin Uzun Vadeli Yan Etkileri

Kanser tedavisine bağlı geç yan etkiler, aylar hatta yıllar sonra oluşan yan etkilerdir. Kanser tedavisi alan pek çok kişide uzun süreli yan etkilerin gelişme riski vardır. Aslında, uzun vadeli yan etkilerin değerlendirilmesi ve tedavi edilmesi kanser bakım ve tedavisinin önemli bir parçasıdır.

Kanser Tedavilerinin Geç Yan Etkileri Nelerdir?

Neredeyse tüm kanser tedavileri geç etkilere neden olabilir ve bu yan etkiler aldığınız tedaviye özgü değişiklik gösterebilir. Aşağıda, bazı kanser tedavi türlerinin uzun vadeli yan etkilerini listeledik. Eğer bu uzun süreli yan etkiler hakkında endişeleriniz varsa, mutlaka doktorunuzla konuşunuz.

Kanser Ameliyatından Kaynaklanan Sorunlar

  • Özellikle 1988 yılı öncesi Hodgkin lenfoma tanısı konulan ve kurtulan hastaların genellikle dalakları alınmıştır. Dalak, bağışıklık sisteminde önemli bir role sahiptir ve bu kişilerde enfeksiyon riski daha yüksektir.
  • Kemik kanseri veya yumuşak doku kanserlerinden kurtulan hastaların uzuvlarının bir kısmı veya tümünü kaybetmeleri, fiziksel ve duygusal etkilerle karşılaşmalarına neden olur. Ameliyattan sonra fiziksel değişikliklerle başa çıkmaları için kişilere rehabilitasyon tedavisi önerilir.
  • Ameliyatla lenf bezleri kaldırılan veya lenf düğümlerine radyoterapi gören hastalarda bu kanser tedavileri sonrasında lenfödem gelişebilir. Lenf düğümleri vücudumuzun enfeksiyonlarla savaşmasına yardımcı olan küçük fasulye şeklinde organlardır. Lenfödem nedeniyle lenf sıvısı birikir, şişlik ve ağrıya neden olur.
  • Pelvis veya karında bazı ameliyatlar geçiren erkekler ve kadınlar, çocuk sahibi olamayabilir. Kısırlığa yol açabilir. Bu ameliyatlar sonrası kadın ve erkeklerde doğurganlık kaygıları olabilir.

Kalp Sorunları

Göğüs bölgesine kemoterapi ve radyoterapi tedavisi, kalp sorunlarına neden olabilir. Aşağıdaki hasta gruplarının uzun vadeli yan etkilere yakalanma riskleri yüksektir:

  • Çocukken Hodgkin lenfoma için tedavi almak
  • 65 yaş ve üstü kişiler
  • Yüksek doz kemoterapi alanlar
  • Trastuzumab (Herceptin) ve doksorubisin (Adriamycin, Doxil) alanlar

Kanser tedavisi sonrası yaygın görülen kalp hastalıkları aşağıda listelenmiştir. Eğer bu belirtilerden herhangi birini yaşarsanız, mutlaka doktorunuzla konuşunuz.

  1. Konjestif kalp yetmezliği (KKY) – kalp kasının zayıflaması: Konjestif kalp yetmezliği olan kişilerde nefes darlığı, baş dönmesi, ellerde ve ayaklarda şişlik olabilir.
  2. Koroner arter hastalığı – kalp hastalığı: Bu hastalık göğüs bölgesinde yüksek dozda radyoterapi alan hastalarda daha sık görülür. Kalp hastalığı olan kişilerde göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi semptomlar ortaya çıkabilir.
  3. Aritmi (ritim bozukluğu) – düzensiz kalp atışı: Aritmi olan kişiler göğüs ağrısı, sersemlik, baş dönmesi ve nefes darlığı sorunlarıyla karşılaşabilirler.

Aşağıdaki ilaçların kalp sorunlarına neden olma riski vardır:

  • Trastuzumab
  • Doksorubisin
  • Daunorubisin (Cerubidine)
  • Epirubicin (Ellence)
  • Siklofosfamid (Neosar)

Trastuzumab ilacı kullanan hastalarda, doktorlar genellikle kalp fonksiyonlarını kontrol eder; kanser tedavisi öncesi ve sonrasında kalp hasarı konusunda hastalar izlenir. Bu takip ekokardiyografi ile yapılabilir. Diğer kalp testleri fizik muayene, elektrokardiyogram (EKG) içerebilir.

Hipertansiyon – Yüksek Kan Basıncı

Konjestif kalp yetmezliği ile ortaya çıkabilir ya da ayrı bir semptom olarak ortaya çıkabilir. Yüksek tansiyonunuz varsa, doktorunuzla konuşunuz. Kan basıncının kanser tedavisinde daha yakından izlenmesi gerekebilir. Bir kişinin kan basıncı aniden ve hızlı yükseldiğinde, ciddi bir durumdur. Buna, hızlandırılmış hipertansiyon denir. Bu rahatsızlık genellikle organ hasarına neden olduğundan, hemen tıbbi yardım alınması önemlidir.

Vasküler endotelyal büyüme faktörü (VEGF) tedavisi hedefleyen ilaçlar, yüksek tansiyon (yüksek kan basıncı) nedenlerinden biridir. Bu ilaçlar şunlardır:

  • Bevacizumab (Avastin)
  • Sorafenib (Nexavar)
  • Sunitinib (Sutent)

Bir kişide bu ilaçların alımı durdurulduğunda, yüksek tansiyon riski düşer. Ancak, uzun vadeli yan etkileri bilinmemektedir. Kanserden kurtulanlar için yüksek tansiyon riskini azaltmaya yönelik çalışmalar devam etmektedir. Yüksek tansiyon riskini düşürmek amacıyla doktorlar hastalara kan basıncı testi yapabilirler, kilo vermelerini ve daha az tuzlu yemekler yemelerini, aktif ve hareketli olmalarını önerebilirler.

Akciğer Sorunları

Göğüs bölgesine kemoterapi veya radyoterapi tedavisi, akciğerlere zarar verebilir. Kemoterapi ve radyoterapiyi bir arada alarak kanserden kurtulmuş olan kişilerde akciğer hasarı riski daha yüksek olabilir. Akciğer hasarı riski taşıyan bazı ilaçlar şöyledir:

  • Bleomisin (Blenoxane)
  • Karmustin (BiCNU)
  • Prednizon (çoklu marka adları)
  • Deksametazon (çoklu marka adları)
  • Metotreksat (çoklu marka adları)

Uzun vadeli yan etkileri şunları içerebilir:

  • Akciğerlerin işleyişinde değişiklik
  • Akciğer zarının kalınlaşması
  • Akciğer iltihabı
  • Nefes almada zorluk

Kanserden kurtulan, ancak geçmişte akciğer hastalığı geçiren kişilerde ve yaşlılarda başka akciğer sorunları da görülebilir.

Endokrin (Hormon) Sistemi Sorunları

Bazı kanser tedavisi türleri, endokrin sistemini etkileyebilir. Endokrin sistemi; hormon yapan ve yumurta ya da sperm üreten bezleri ve diğer organları içerir. Kanserden kurtulanlarda hormonal değişikliklerin görülme riski vardır. Bu nedenle tedavi sonrası hormonal değişiklikler olan kişilerde hormon düzeyleri ölçülmeli ve düzenli kan testleri yapılmalıdır.

  1. a) Menopoz: Birçok kanser tedavisi, kadınlarda menopoz belirtilerine neden olabilir. Bu tedaviler; bir kadının yumurtalıklarının ameliyatla alınması (Ooferektomi), kemoterapi, hormon terapisi ve pelvik bölgeye radyoterapi içerir. Kanser tedavisi nedeniyle ortaya çıkan menopoz belirtileri, normal menopoz semptomlarına göre daha kötü olabilir. Çünkü hormonların azalması daha hızlı bir şekilde gerçekleşir.

Hormon tedavisi alan ve menopoza girmeyen kadınlarda, regl daha hafif ve regl periyotları da daha düzensiz olabilir. Ya da, bu kadınların adet dönemleri tamamen durabilir.

Bazı genç kadınlar için, adet dönemleri tedaviden sonra normale dönebilir.  Ancak, 40 yaşın üzerindeki kadınlarda adet dönemlerinin yeniden geri dönmesi daha az olasıdır. Kanser tedavisi hemen menopoza neden olmasa bile, hala menopozun normalden daha erken başlatması için neden olabilir.

Ayrıca Bakınız: Menopoz ve Kanser Riski

  1. b) Erkeklerde hormon sorunları: Erkekler bazı kanser tedavileri sonrasında menopoza benzer belirtilerle karşılaşabilirler. Bu tedavilere prostat kanseri için hormon terapisi ve testislerin alınması için ameliyatla tedavi sayılabilir.
  2. c) Kısırlık: Kanser tedavileri üreme organlarını etkileyebilir ya da endokrin sisteminde hasar nedeniyle kısırlık riskini artırabilir. Kanser tedavisi sonrası kısırlık sorunu kısa süreli ya da kalıcı olabilir.
  3. d) Baş ve boyuna radyoterapi nedeniyle hormon sorunları: Baş ve boyun bölgesine radyoterapi tedavisi, hormon düzeylerinin düşmesine veya tiroid değişikliklerine neden olabilir.

Kemik, Eklem ve Yumuşak Doku Problemleri

Kemoterapi, steroid ilaçlar veya hormonal tedavi; osteoporoz (kemiklerin incelmesi ya da eklem ağrısı) neden olabilir. Fiziksel olarak aktif olmayan kişilerde, bu sorunların görülme riski daha yüksektir.

Kanserden kurtulanlar, aşağıdaki yollarla osteoporoz riskini azaltabilirler:

  • Tütün ürünlerinden kaçınmak
  • Kalsiyum ve D vitamini açısından zengin yiyecekler yemek
  • Fiziksel olarak aktif olma
  • Alkol kullanımını sınırlandırma

Beyin, Omurilik ve Sinir Problemleri

Kemoterapi ve radyoterapi; beyin, omurilik ve sinirler üzerinde uzun vadeli yan etkilere neden olabilir. Bu geç etkiler şunlardır:

  • Yüksek doz kemoterapiden kaynaklı işitme kaybı; özellikle sisplatin (Platinol) gibi ilaçlar.
  • Genellikle beyin tümörü tedavisi için kafa bölgesine yüksek doz radyoterapi tedavisi felç riskini artırır.
  • Sinir sistemi yan etkileri, beyin ve omurilik dışındaki sinirlerin hasarı (periferik nöropati) da dahildir.

Bu yan etkilerin kontrol edilmesi için kanserden kurtulanların, kanser tedavisi sonrası düzenli fiziksel muayene, işitme testleri ve röntgen kontrolü olması gerekir.

Öğrenme, Hafıza ve Dikkat Güçlüğü

Baş bölgesinde kemoterapi ve yüksek doz radyoterapi tedavisi, hem yetişkinlerde hem de çocuklarda bu problemlere neden olabilir. Kanserden kurtulan kişiler bu bilişsel sorunlardan herhangi biriyle karşılaşırlarsa, mutlaka doktorları ile konuşmaları gerekir.

Ayrıca Bakınız: Kanser Hastalarında Dikkat Eksikliği, Düşünme ve Hafıza Sorunları

Diş ve Ağız Sağlığı ve Görme Problemleri

Kanserden kurtulanlar, aldıkları tedavilere bağlı olarak aşağıdaki diş ve ağız sağlığı ve görme sorunları ile karşılaşabilirler:

  • Kemoterapi diş minesini etkileyebilir ve uzun vadeli diş problemleri riskini artırabilir.
  • Baş ve boyun bölgesine yüksek doz radyoterapi, diş gelişimini değiştirebilir. Ayrıca diş eti hastalığı ve ağız kuruluğuna neden olan düşük tükürük üretimine neden olabilir.
  • Steroid ilaçlar, katarakt gibi göz problemleri riskini artırabilir.

Gelecekte ortaya çıkabilecek sorunları önlemek için, kanserden kurtulan kişilerin diş doktoru ve göz doktoruna düzenli randevu almaları gerekir.

Ayrıca Bakınız: Kanser Hastalarında Ağız Kuruluğu, Kserostomi

Sindirim Sorunları

Kemoterapi, radyoterapi ve ameliyat; kişilerde gıda sindirimini etkileyebilir. Karın bölgesine radyoterapi veya ameliyat; doku zedelenmesine, uzun süreli ağrı ve sindirimi etkileyen bağırsak sorunlarına neden olabilir. Kanseri yenen bazı kişilerde besinlerin emilimi azalır ve kronik ishal sorunu olabilir. Diyetisyen yardımı alınabilir.

Ayrıca Bakınız: Kanser Tedavisi Gören Hastalarda İshal

Duygusal Zorluklar

Kanser hastalığını yenenler, aşağıdakiler de dahil olmak üzere olumlu ve olumsuz duygular yaşayabilirler.

  • Rahatlama
  • Yaşadığı için minnet duygusu
  • Kanserin nüksetme korkusu
  • Öfke
  • Suçluluk
  • Depresyon
  • Anksiyete
  • Yalnız hissetme

Kanserden kurtulanlar, yakınları, ailesi ve arkadaşları da post-travmatik stres bozukluğu yaşayabilirler. Bu bir anksiyete bozukluğudur. Kanser tanısı ve tedavisi sonrası hayatı tehdit eden, son derece endişelendirici olaylar yaşadıktan sonra görülmektedir.

Her kişinin kanser tedavisi sonrası deneyimi farklıdır. Örneğin; bazı kanserden kurtulanlar kanserin olumsuz duygusal etkileri ile mücadele edebilirler. Diğerleri ise; kanseri atlattıktan sonra yenilenmiş hissederek, olumlu bir bakış açısına kavuştuklarını söyler.

İkincil Kanserler

İkincil kanser yeni bir birincil kanser olabilir. Ya da, vücudun diğer bölgelerine yayılmış bir kanser olabilir. Kemoterapi ve radyoterapi gibi önceki kanser tedavilerinin geç etkileri olarak gelişebilir.

Kemoterapi ve radyasyon tedavisi, kemik iliği kök hücrelerine de zarar verebilir. Bu durum, akut lösemi ya da miyelodisplazi (miyelodisplastik sendrom) riskini arttırır. Miyelodisplastik sendrom; normal kan parçalarının yapılmaması ya da anormal olmasından kaynaklı bir kan kanseridir.

Yorgunluk

Fiziksel, duygusal veya zihinsel yorgunluk ya da kalıcı yorgunluk duygusudur. Kanser tedavisinin en yaygın görülen yan etkisidir. Kanseri yenen kişiler tedavi bittikten aylar hatta yıllar sonra bile yorgunluk yaşayabilirler.

Önerilen Makaleler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz