Web sitemize hoşgeldiniz, 11 Aralık 2017

Kalın Bağırsak Kanseri (Kolorektal Kanser): Belirtileri, Teşhisi ve Tedavisi

Kolorektal kanser; yani kalın bağırsak kanseri, kolon veya rektum astarında sağlıklı hücrelerin zamanla değişmesi ve kontrol dışı büyümesi ile başlar. Bu hücreler tümör adı verilen bir kitle oluştururlar. Tümör, kanserli ya da iyi huylu olabilir. Kanserli bir tümör kötü huyludur ve büyüyüp vücudun diğer bölgelerine de yayılabilir. İyi huylu bir tümör de büyüyebilir. Ancak vücudun diğer bölgelerine yayılacağı anlamına gelmez. Bu değişikliklerin gelişmesi genellikle yıllar sürer. Hem genetik hem de çevresel faktörler değişikliklere neden olabilir. Fakat, bir kişide nadir bir kalıtsal sendrom varsa, değişiklikler aylar içerisinde de oluşabilir.

Kolon ve Rektum Anatomisi

Kolon ve rektum, vücudun atık işlemesinde önemli bir rol oynayan kalın bağırsağı oluştururlar. Kolon, kalın bağırsağın ilk 1.5-2 metrelik kısmıdır. Rektum ise anüste biter ve kalın bağırsağın 15 cm’lik kısmıdır. Kolon ve rektumun 5 bölümü vardır.

Kolorektal Polipler

Kolorektal kanser en sık polip olarak başlar. İnsanlar yaşlandıkça, kolon veya rektum iç duvarında kanserli olmayan bir büyüme gelişebilir. Eğer tedavi edilmezse ya da kaldırılmazsa, polip potansiyel olarak yaşamı tehdit eden bir kanser haline gelebilir. Prekanseröz poliplerin farkına varmak ve kaldırmak, kolorektal kanseri önleyebilir.

Poliplerin çeşitli formları vardır. Adenomatöz polipler veya adenomlar büyüyerek kanserli hale gelebilir ve bunlar kolonoskopi ile bulunabilen oluşumlardır. Poliplerin çoğu kolonoskopi sırasında kolayca bulunur. Çünkü genellikle kolonda çıkıntı veya kolon duvarında tümsek oluştururlar ve doktor tarafından bulunabilirler.

Kolon poliplerinin yaklaşık %10’unu boya maddesi kullanmadan kolonoskopi ile bulmak zordur. Bu düz poliplerin büyüklükleri ne olursa olsun, kanserli olma riski yüksektir.

Hiperplastik polipler ayrıca kolon ve rektumda gelişebilirler. Bunlar prekanseröz (kanser riskli) kabul edilmez.

Kalın Bağırsak Kanseri Türleri

Kolorektal kanser kolon veya rektumda başlayabilir. Kolonda başlayan kansere kolon kanseri denir. Rektumda başlayan kanseri ise rektum kanseri (rektal kanser) denir.

Çoğu kolon ve rektum kanseri, kolon ve rektum iç hat doku hücreleri kanser olan, adenokarsinom denilen tümör türüdür. Bu bölüm özellikle adenokarsinomu kapsar. Diğer kanser türleri daha az sıklıkla meydana gelir. Ancak kolon veya rektumda başlayabilir diğer kanser türleri karsinoid tümörü, gastrointestinal stromal tümör, küçük hücreli karsinom ve lenfoma içerir.

Ayrıca BakınızKarsinoid Tümör: Belirtileri, Teşhisi ve Tedavisi

Kalın Bağırsak Kanseri Belirtileri ve Bulguları

Yazımızın bu bölümünde listelenen kalın bağırsak kanseri (kolorektal kanser) belirtilerinin, hemoroid ve irritabl barsak sendromu gibi kanser olmayan ve son derece yaygın sağlık koşulları ile aynı olduğunu hatırlatmak isteriz. Kanser şüphesi olduğunda, bu belirtiler genellikle son zamanlarda başlar ve şiddetlenir, uzun sürelidir ve zamanla değişir. Kalın bağırsak kanseri belirtilerine tetikte olmak, başarılı bir şekilde tedavi edilme ihtimali yüksek olduğu erken evrede hastalığı tespit etmeyi mümkün kılabilir. Ancak, kalın bağırsak kanseri olan pek çok kişide hastalık ileri bir evreye geçene kadar herhangi bir belirti görülmez. Bu yüzden bireylerin düzenli olarak sağlık kontrolünden geçmesi önemlidir.

Kalın bağırsak kanseri olan bireyler, aşağıda yer alan belirtiler veya bulgular ile karşılaşabilirler. Yukarıda belirtildiği gibi; karın rahatsızlığı, şişkinlik ve düzensiz bağırsak hareketleri gibi kanser olmayan sağlık koşulları da bu semptomların altında yatan nedenler olabilir.

  • Bağırsak alışkanlıklarında değişiklik
  • İshal, kabızlık ya da bağırsakların tamamen boş olmadığı hissi
  • Dışkıda parlak kırmızı veya çok koyu kan
  • Normalden daha dar ve ince dışkı
  • Sık gaz ağrıları, şişkinlik, dolgunluk ve kramplar da dahil olmak üzere karın rahatsızlıkları
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Sürekli yorgunluk veya halsizlik
  • Kırmızı kan hücrelerinin azlığı ile açıklanamayan demir eksikliği anemisi

Eğer yukarıda yer alan belirtiler birkaç haftadan daha uzun süre devam ederse veya şiddetlenirse, doktorunuzla konuşunuz. Eğer herhangi bir endişeniz varsa, doktorunuza danışabilir ve kolonoskopi yapılmasını isteyebilirsiniz.

Kalın Bağırsak Kanseri Tanısı

Doktorlar, kanser tanısı için birçok test kullanırlar. Bunun nedeni kanserin başladığı yerden vücudun başka bölgelerine yayılıp yayılmadığını öğrenmektir. Kanserin vücudun diğer kısımlarına yayılıp yayılmadığını görüntüleme testleri gösterebilir ve tedaviyi seçeneğini bulmayı kolaylaştırabilir.

Kanser türlerinin çoğu için biyopsi vücudun herhangi bir bölgesinde kanser olup olmadığını öğrenmenin tek emin yoludur. Eğer hastaya biyopsi yapılması mümkün değilse, doktorlar diğer tanı testlerini önerebilirler.

Tanı testlerinin hepsi her hastada kullanılamaz. Bu nedenle doktorunuz bir tanı testi seçerken aşağıda yer alan faktörleri dikkate alabilir:

  • Şüphelenilen kanser türü
  • Belirtiler ve semptomlar
  • Yaş ve sağlık durumu
  • Tıbbi durum ve aile öyküsü
  • Önceki tıbbi testlerin sonuçları

Fizik muayeneye ilave olarak, aşağıda listelenen tanı testleri de kalın bağırsak kanserini teşhis etmek için kullanılabilir.

  • Kolonoskopi: Hastaya sedasyon verilerek, rektum ve kolon kontrol edilir. Kalın bağırsak kanseri tanısı konulduktan sonra doktor tarafından kanserin yeri ve yayılmasının açıklanamadığı durumlarda ameliyatla bulunan tümör kaldırılana kadar tanı mümkün olmayabilir.
  • Biyopsi: Mikroskop altında incelenmesi için az miktarda doku örneği alınmasıdır. Diğer tanı testleri kanserin varlığını gösterebilir, ancak biyopsi ile kalın bağırsak kanserinin kesin tanısı yapılır. Biyopsi kolonoskopide gerçekleştirilebilir ya da ameliyat esnasında alınan herhangi bir doku üzerinde yapılabilir.
  • Tümörün moleküler testi: Doktorunuz tümör örneği üzerinde tümöre özgü belirli bir gen, protein ve diğer faktörleri belirlemek için laboratuvar testleri önerebilir. Bu testlerin sonuçları hedefe yönelik tedavi seçeneklerine karar verilmesine yardımcı olur.
  • Kan tahlilleri: Kolorektal kanser genellikle kalın bağırsak veya rektum içine kanama yaptığından, bu hastalığı olan kişiler anemik hale gelebilir.
  • Bilgisayarlı tomografi (BT): Tümör veya herhangi bir anormallik olup olmadığı incelenir. Kalın bağırsak kanseri olan bir kişide kanserin akciğerler, karaciğer ve diğer organlara yayılıp yayılmadığı bilgisayarlı tomografi ile kontrol edilebilir. Genellikle ameliyattan önce yapılır.
  • Manyetik rezonans görüntüleme (MR): Tümörün boyutunu ölçmek için kullanılabilir. Ayrıca kalın bağırsak kanserinin nerede büyüdüğünün bulmaya yardımcı olan en iyi görüntüleme testidir.
  • Ultrason: Kanserin yayılıp yayılmadığını öğrenmek için kullanılır. Endorektal ultrason genellikle rektum kanserinin tedavi planı için kullanılır. Ancak, bu test doğrudan lenf düğümlerine veya pelvis ötesine yayılan kanseri tespit edemez.
  • Göğüs röntgeni: Kanserin akciğerlere yayılıp yayılmadığını öğrenmeye yardımcı olur.
  • Pozitron emisyon tomografisi (PET) veya PET-BT taraması: PET taraması genellikle BT ile kombine edilir. PET taramaları kalın bağırsak kanseri olan tüm hastalarda düzenli olarak kullanılmaz. Ancak doktorun bunları yararlı bulabileceği belirli durumlar vardır.

Ayrıca Bakınız: (PET-BT) Taraması

Tanı testleri yapıldıktan sonra, doktorunuz tüm sonuçları gözden geçirecektir ve kanseri evreledikten sonra tedavi planı oluşturacaktır.

Kalın Bağırsak Kanseri Tedavi Seçenekleri

Kalın bağırsak kanseri için en yaygın tedavi seçenekleri açıklamaları ile birlikte aşağıda listelenmiştir. Tedavi seçenekleri ve öneriler; kanserin türü ve evresi, olası yan etkileri, hastanın genel sağlığı ve hastanın tercihleri gibi çeşitli faktörlere bağlıdır. Doktorunuzla tedavinin hedefleri hakkında konuşmayı ihmal etmeyin.

Yapılan çalışmalar, çeşitli tedavi yaklaşımlarının hastanın yaşı ne olursa olsun benzer faydalar sağladığını göstermiştir. Ancak, yaşlı hastalarda tedavi süresince özel zorluklar olabilir. Hastaya özel tedavi planı oluşturulurken aşağıda yer alan faktörler dikkate alınmalıdır:

  • Hastanın diğer sağlık koşulları
  • Hastanın genel sağlığı
  • Tedavinin olası yan etkileri
  • Hastanın almaya devam ettiği ilaçlar
  • Hastanın beslenme durumu ve sosyal destek

Ameliyat

Cerrahi operasyon, tümörün çıkarılması ve etrafını çevreleyen bazı sağlıklı dokuyu kaldırmayı içerir. Kalın bağırsak kanseri için en yaygın tedavi yöntemidir ve sıklıkla cerrahi rezeksiyon olarak adlandırılır.  Sağlıklı kolon veya rektum ve yakındaki lenf düğümlerinin bir kısmı da kaldırılacaktır. Cerrahi rezeksiyona ek olarak, kalın bağırsak kanseri için ameliyat seçenekleri şunlardır:

  1. Laparoskopik cerrahi: Bazı hastalarda laparoskopik kolorektal kanser ameliyatı mümkün olabilir. Kesiler küçüktür ve iyileşme süresi genellikle standart kolon ameliyatından daha kısadır. Laparoskopik cerrahi kanser giderilmesinde konvansiyonel kolon cerrahi kadar etkilidir.
  2. Rektum kanseri için kolostomi: Daha az sıklıkta, rektum kanserli bir kişiye kolostomi gerekebilir. Kolostomi, bazen rektumun iyileşmesi için geçicidir, ancak kalıcı olabilir.
  3. Radyofrekans (RF) Ablasyon veya Kryoablasyon: Karaciğer veya akciğer organlarına tümör yayılan hastaların bazılarında ameliyat mümkün olabilir.

Radyoterapi

Kanserli hücrelerin yok edilmesi amacıyla kullanılan bir tedavi yöntemidir. Yaygın olarak rektum kanseri tedavisinde kullanılır. Çünkü tümör başladığı yere yakın bir yerde tekrarlama eğilimindedir.

Rektum kanseri için radyoterapi ameliyat öncesi kullanılabilir ve neoadjuvan tedavi olarak adlandırılır. Ayrıca ameliyat sonrasında geride kalan kanser hücrelerini yok etmek için de kullanılabilir. Bu her iki yaklaşım da hastalığı tedavi etmeyi amaçlar.

Kemoterapi

Kemoterapi, ameliyattan sonra kalan kanser hücrelerini yok etmek için verilebilir. Rektum kanserli bazı hastalar için, doktorlar rektum tümörü boyutunu azaltmak ve kanserin nüksetme olasılığını düşürmek amacıyla ameliyat öncesi kemoterapi ve radyoterapi verebilirler.

Hedefe Yönelik Tedavi

Hedefe yönelik tedavi; kanserin belirli genleri, proteinleri veya kanserin büyüme ve hayatta kalmasına katkıda bulunan doku ortamını hedefleyen bir tedavi yöntemidir. Sağlıklı hücrelere hasarı sınırlayarak, kanser hücrelerinin büyümesi ve yayılması önlenir.

Kalın Bağırsak Kanseri: Risk Faktörleri

Kalın bağırsak kanseri için ortalama bir riski olan kişinin genel olarak kalın bağırsak kanserine yakalanma riski %5’dir. Çoğu kolorektal kanser (yaklaşık %95) sporadik olarak kabul edilir. Kalıtsal kolorektal kanser daha az yaygındır (yaklaşık %5). Çoğu zaman, kolorektal kanser nedeni bilinmemektedir. Ancak, aşağıdaki faktörler bir kişinin kolorektal kansere yakalanma riskini artırabilir:

  • Yaş: İnsanlar yaşlandıkça kalın bağırsak kanseri riski artar. Gençlerde ve genç yetişkinlerde de ortaya çıkabilir. Ancak kolorektal kanserlerin %90’ından fazlasında tanı konulan insanların yaşı 50’den yüksektir. ABD’de kolorektal kanseri teşhisi konmuş kişilerin ortalama yaşı 72’dir.
  • Cinsiyet: Erkeklerin kadınlara oranla kalın bağırsak kanserine yakalanma riski biraz daha yüksektir.
  • Ailede kolorektal kanser öyküsü: Bir kişide kolorektal kanser aile öyküsü varsa, bu kansere yakalanma riski ortalama iki katı daha yüksektir.
  • Nadir kalıtsal koşullar: Bazı nadir kalıtsal koşulları olan ailelerin üyelerinde de diğer kanser türleri gibi kalın bağırsak kanseri riski belirgin derecede artabilir.
  • İltihabi bağırsak hastalığı: Ülseratif kolit veya Crohn hastalığı gibi İltihabi bağırsak hastalığı olan kişilerde kronik kalın bağırsak iltihabı, gelişebilir. Bu durum, kalın bağırsak kanseri riskini artırır. Ancak, İltihabi bağırsak hastalığı tek başına kalın bağırsak kanseri riskini artırmaz.
  • Adenomatöz polipler (adenomlar): Polipler kanser değildir, ancak adenomu denilen bazı polip türleri zamanla kalın bağırsak kanserine dönüşebilir. Poliplerin çıkarılması, kalın bağırsak kanserini önleyebilir. Adenomu olan kişiler daha büyük risk altındadır.
  • Hastada kanser geçmişi: Yumurtalık kanseri veya rahim kanseri geçirmiş olan kadınlarda kalın bağırsak kanseri gelişme olasılığı daha yüksektir.
  • Irk: ABD’de siyahi ırkta sporadik, kalıtsal olmayan kalın bağırsak kanseri tanı oranı daha yüksektir. Kolorektal kanser siyahi insanlar arasında kansere bağlı ölümlerin önde gelen nedenidir.
  • Fiziksel hareketsizlik ve obezite: Fazla kilolu ve obez, inaktif bir yaşam tarzı olan, egzersiz yapmayan, uzun süre oturan ve hareketsiz kalan insanlarda kalın bağırsak kanseri gelişme riski daha yüksek olabilir.
  • Beslenme: Mevcut araştırmalar, bu hastalığın gelişme riskini daha fazla kırmızı et ve işlenmiş et yemek ile bağlantılı bulmaktalar.
  • Sigara içmek: Son çalışmalar; sigara içenlerin, içmeyenlere göre kalın bağırsak kanserinden ölme olasılığının daha yüksek olduğunu göstermiştir.

Kalın Bağırsak Kanseri: İstatistikler

Amerika Birleşik Devletleri’nde kalın bağırsak kanseri her yıl yetişkinlerde dördüncü en sık görülen kanser türüdür. Bu yıl, ABD’de tahminen 134.490 yetişkinde kolorektal kanser teşhisi olacaktır. Bu sayıların 95.270’i yeni kolon kanseri vakaları ve 39.220’si ise yeni rektum kanseri vakalarıdır.

ABD’DE yapılan istatistiklere göre, kalın bağırsak kanseri tanısı ortalama 72 yaşındaki bireylerde yapılmaktadır. Kalın bağırsak kanseri tanısı konulan yaşlı hastalarda tedavi sürecinde daha farklı sorunlarla karşılaşılabilir. Kalın bağırsak kanseri erken teşhis edildiğinde, genellikle tedavi edilebilir. Kalın bağırsak kanserli hastaların 5 yıllık sağ kalım oranı %65’dir. 10 yıllık sağ kalım oranı ise %58’dir. Ancak, sağ kalım oranları kanserin evresi gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak değişebilir.

Lokalize evre kolorektal kanser olan kişilerin 5 yıllık sağ kalım oranı %90’dır. Kanser çevre dokulara veya organlara veya bölgesel lenf düğümlerine yayılmışsa, 5 yıllık sağ kalım oranı 71%’dir. Kanser vücudun uzak bölgelerine yayılmış ise, 5 yıllık sağ kalım oranı %13’tür.

Önerilen Makaleler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz