Web sitemize hoşgeldiniz, 22 Eylül 2017

İmmünoterapi Nedir?

Kanser tedavisinde immünoterapi, aynı zamanda “biyoterapi” ya da “biyolojik tedavi” olarak da adlandırılmaktadır. Kanserle savaşmak için vücudun temel savunma mekanizmasını arttırmayı amaçlayan bir kanser tedavisi türüdür. Bağışıklık sistemi fonksiyonunu geri yüklemek, hedeflemek veya geliştirmek amacıyla, vücut tarafından ya da laboratuvarda yapılan malzemeler kullanılır. İmmünoterapinin kanser tedavisinde nasıl davrandığı açık değildir. Ancak, aşağıdaki şekillerde çalışabilir:

  • Kanser hücrelerinin büyümesini durdurma veya yavaşlatma
  • Kanserin vücudun diğer kısımlarına yayılmasını durdurma
  • Kanser hücrelerini daha iyi yok etmesi için bağışıklık sistemi işlevine yardımcı olma

Kanserde İmmünoterapi Tedavi Yöntemleri

İmmünoterapinin çeşitli türleri aşağıda yer almaktadır:

  1. Monoklonal antikorlar
  2. Non-spesifik immünoterapiler
  3. Kanser aşıları
  4. Onkolitik virüs tedavisi

Monoklonal Antikorlar

Vücudun bağışıklık sistemi zararlı bir şey algıladığında, antikorlar üretir. Antikorlar, enfeksiyonla mücadele eden proteinlerdir.

Monoklonal antikorlar, bir laboratuarda yapılmış olan tedavinin belirli bir türüdür. Belirli proteinleri kanserli bir hücreye eklemek için tasarlanmıştır. Bu tedaviler, oldukça özeldir, böylece bu proteinin olmadığı hücreleri etkilemez.

Monoklonal antikorlar çeşitli şekillerde kanser tedavi yolu olarak kullanılmıştır:

  • Kanser hücresini yok etmek için bağışıklık sistemine izin vermek: Bağışıklık sistemi, her zaman kanser hücrelerini zararlı olarak tanımaz. Bu da kanser büyümesi ve yayılması yollarından biridir. Araştırmacılar, bağışıklık sisteminin kanser büyümesini kontrol etme yeteneği için kritik olarak PD-1 yolu belirlediler. PD1 ve PD-L1 antikorları ile bu yolu engellemek, kanserin büyümesini durdurabilir veya yavaşlatabilir. Bu immünoterapi ilaçları, checkpoint inhibitörleri olarak ifade edilebilir, çünkü bağışıklık sistemi sürecinin önemli bir parçasını durdururlar. Checkpoint inhibitörleri örnekleri ipilimumab (Yervoy), nivolumab (Opdivo) ve pembrolizumab (Keytruda) içerir.
  • Kanser hücrelerine doğrudan radyasyon iletmek için: Bu tedavi, “radyoimmünoterapi” olarak adlandırılır. Kanser hücreleri için doğrudan radyasyon sunmak amacıyla monoklonal antikorlar kullanılır. Bir laboratuarda monoklonal antikorlara radyoaktif molekülleri eklenerek, yalnız sağlıklı hücreleri bırakarak, özellikle tümöre düşük dozlarda radyasyon sunulabilir. Bu radyoaktif moleküllerin örnekleri ibritumomab tiuksetan (Zevalin) ve tositumomab (Bexxar) içerir.
  • Kanser teşhisi için: Radyoaktif parçacıklar taşıyan Monoklonal antikorlar ayrıca kolorektal, yumurtalık ve prostat kanserleri gibi bazı kanser çeşitlerinin teşhis edilmesine yardımcı olabilir. Özel kameralar, radyoaktif partiküllerin vücudun neresinde biriktiğini göstererek, kanseri tespit eder. Buna ek olarak, patolog biyopsi sırasında çıkarılan doku örneğini analiz ederek, bir kişinin sahip olabileceği kanser türünü belirlemek için monoklonal antikorlar kullanabilir.
  • Kanser hücrelerine doğrudan ilaç taşımak için: Bazı monoklonal antikorlar, diğer kanser ilaçlarını doğrudan kanser hücrelerine taşırlar. Monoklonal antikor kanser hücresine bağlandıktan sonra, taşıdığı tedavi hücre içine girer. Bu da diğer sağlıklı hücrelere zarar vermeden kanser hücresinin ölmesine neden olur. Örneğin; brentuksimab vedotin (Adcetris), Hodgkin ve non-Hodgkin lenfoma (NHL) belirli türleri için bir tedavi yöntemidir. Bir diğer örnekte ise, trastuzumab emtansine ya da TDM-1 (Kadcyla), HER2-pozitif meme kanseri için bir tedavi yöntemidir.

Monoklonal antikorların çeşitli kanser tipleri için klinik çalışmalar devam etmektedir.

Monoklonal antikor tedavisinin yan etkileri çoğunlukla hafif düzeyde olmaktadır ve çoğu zaman alerjik bir reaksiyona benzer yan etkiler gözlenmektedir. Bu tedavinin muhtemel yan etkileri; ateş ve titreme gibi grip benzeri semptomlar, düşük tansiyon, döküntüler, baş ağrısı, halsizlik, aşırı yorgunluk, iştah kaybı, mide bulantısı ve kusmadır.

Non-spesifik İmmünoterapiler

Monoklonal antikorlara benzer olarak, non-spesifik immünoterapiler de bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini yok etmesine yardımcı olur. Bununla birlikte, bazı non-spesifik immünoterapiler, temel kanser tedavi yöntemi olarak verilir.

Non-spesifik immünoterapilerin en yaygın kullanılanlarından iki tanesi aşağıda yer almaktadır:

  1. İnterferonlar: Hastaların bağışıklık sisteminin kanserle savaşmasına yardımcı olur ve aynı zamanda kanser hücrelerinin çoğalmasını yavaşlatabilir. Laboratuarda yapılan bir interferon; interferon alfa (Roferon-A [2a], İntron A [2b], Alferon [2a]) olarak adlandırılır. Kanser tedavisinde kullanılan en bilindik interferon türüdür. İnterferon tedavisinin yan etkilerine örnek olarak; grip benzeri semptomlar, enfeksiyon riskinin yükselmesi, saç tellerinin incelmesi ve döküntüler içerir.
  2. İnterlökinler: Bağışıklık sisteminin kanseri yok eden hücreler üretmesine yardımcı olur. Laboratuvarda yapılan bir interlökin; interlökin-2, IL-2 ya da aldeslökin (Proleukin) olarak adlandırılır. Melanom hastalığı da dahil olmak üzere, cilt kanseri ve böbrek kanseri tedavisinde kullanılır. IL-2 tedavisinin en bilindik yan etkileri; kilo alımı ve düşük kan basıncıdır. Bu yan etkileri diğer ilaçlar ile tedavi edilebilir. Bazı bireylerde ise, grip benzeri semptomlar ortaya çıkabilir.

Kanser Aşıları

Onkolitik virüs tedavisi; kanser hücrelerini yok etmek için genetiği değiştirilmiş virüslerin kullanıldığı immünoterapinin yeni bir türüdür. İlk olarak, doktor tümör içine bir virüs enjekte eder. Bu virüs kanser hücrelerine girer ve kendi kopyalarını yapar. Bunun bir sonucu olarak, hücreler patlar ve ölür. Hücreler öldüğü zaman, kanser antijenleri açığa çıkarırlar. Bu aynı antijenler, vücuttaki tüm kanser hücreleri üzerinde bir saldırı başlatmak için hastanın bağışıklık sistemini tetikler. Virüs, sağlıklı hücrelere giriş yapmaz.

Not: Ekim 2015’de, ABD’da melanom tedavisinde ilk onkolitik virüs tedavisi onaylanmıştır. Tedavide kullanılan virüs, talimogene laherparepvec (Imlygic) ya da T-VEC olarak adlandırılır. Bu virüs, uçuğa neden olan herpes simplex virüsünün genetik olarak değiştirilmiş bir versiyonudur. Doktor, melanom lezyonlarına doğrudan T-VEC enjekte edebilir. Hastalar, solda hiçbir lezyon kalmayıncaya kadar bir dizi enjeksiyon alır. Yan etkiler şunları içerebilir:

  • Yorgunluk
  • Ateş
  • Titreme
  • Bulantı
  • Grip benzeri semptomlar
  • Enjeksiyon bölgesinde ağrı

Araştırmacılar, klinik çalışmalarda farklı kanser türleri için diğer onkolitik virüsleri test ediyorlar. Ayrıca, kemoterapi gibi diğer tedavilerle kombine olarak virüsleri test ediyorlar.

Önerilen Makaleler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz