Web sitemize hoşgeldiniz, 25 Mayıs 2017

Beslenme Ve Kanser İlişkisi

Beslenme Ve Kanser İlişkisi

Gıdalar, kanseri önlemesi veya kanser riskini arttırması üzerine bazı araştırmalar yapılmıştır. Aşağıda kanser riskini artıran ve azaltan bazı gıdaları ele aldık.

  • Bitki bazlı gıdalar; fitokimyasallar olarak adlandırılan doğal olarak oluşan kimyasal maddeler de dahil olmak üzere şunları içerir:
    • Karotenoidler; kırmızı, turuncu, sarı ve bazı koyu yeşil sebzelerde bulunur.
    • Polifenoller; bitkiler, baharatlar, sebzeler, yeşil çay, elma ve çilekte bulunur.
    • Allium bileşikleri; frenk soğanı, sarımsak, pırasa ve soğanda bulunur.
  • Antioksidanlar; beta karoten, selenyum, C ve E vitaminleri gibi.
  • Diğer vitamin ve mineraller; kalsiyum, D vitamini ve B vitamini gibi.
  • Diyet lifi
  • Protein
  • Alkollü içecekler. Alkol ve kanser riski hakkında bilgi edinin.

Ayrıca Bakınız: Alkol Kullanımı ve Kanser Riski

Kanser Riskini Artıran ve Azaltan Besinler

Gıdalar, bazı yiyecekler ve kanser arasında belirli bir bağlantı bulmak zordur.  Pek çok sorun vardır:

  • Yiyecekler, kanseri önlemeye katkıda bulunabilir birçok şey içerirler.
  • Çoğu insanda çeşitli yeme içme alışkanlıkları ve etkileşimleri hakkında inceleme yapmak zordur.
  • Bazen tüketilen yiyeceklerin miktarına bağlı olarak vücut üzerinde etkileri farklı olabilir.
  • Bazı araştırmalar, yiyeceklerin hazırlanışına göre farklı risk ve yararları olduğunu gösteriyor.

Bitki Bazlı Gıdalar

Meyve ve sebzeler muhtemelen bazı kanserlere karşı korur. Bunlara ağız, boğaz, gırtlak, yemek borusu, mide, akciğer, pankreas ve prostat kanserini örnek verebiliriz. Bu bulgular Amerika Kanser Araştırmaları Enstitüsü (AICR) ve Dünya Kanser Araştırma Fonu (WCRF) tarafından verilmektedir.

Meyve ve sebzelerdeki çeşitli fitokimyasallar birlikte çalışarak kanser riskini düşürmeleri olasıdır. Bazıları östrojen gibi hormonları düzenlemeye yardımcı olur. Diğerleri kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatır ya da iltihaplanmayı engeller. Birçoğu ozon ya da tütün gibi oksidanların neden olduğu hasar riskini düşürür.

Kanseri önlemenin bir yolu olarak araştırılmış belirli bitki bazlı gıdalar hakkında bilgiler şöyledir:

Turpgiller: Bu gıdaların bazı kanser türlerine karşı koruması olasıdır. Bu sebzelere brokoli, karnabahar, lahana, Brüksel lahanası, Çin lahanası ve kara lahanayı örnek verebiliriz. Ağız, yutak, gırtlak, yemek borusu ve mide kanserine karşı koruyucu etkileri görülmüştür. Birçok laboratuar çalışması turpgillerin vücudun karmaşık sisteminin düzenlenmesine yardımcı olan enzimlerin kansere karşı savunmaya yardımcı olduğunu göstermiştir. Ayrıca bu sebzelerin kanser hücrelerinin büyümesini durdurabileceğini göstermiştir. Bununla birlikte, bu laboratuar çalışmaları her bireyde farklı sonuçlar gösterebilir.

Likopen: Bu karotenoid domates sosu gibi domates ürünlerinde bulunur. Diğer önemli likopen kaynakları ise; pembe greyfurt, karpuz ve kayısıdır. Çalışmalar birkaç kanser türüne karşı koruyucu etkisi olduğunu göstermektedir. Bunlar akciğer, mide, prostat, kolon, ağız ve yemek borusu kanserleridir. Ancak araştırmalar henüz likopen ve kanser riskini düşürme arasında doğrudan bir bağlantı bulamamıştır.

Soya ve meme kanseri: Bazı laboratuvar çalışmaları soya ürünlerinin bazı kanser türlerine karşı korunma sağlanmasına yardımcı olabileceğini göstermektedir. Ancak kanseri önlemedeki rolü hakkında daha net bilgileri tespit etmek amacıyla klinik çalışmalar devam etmektedir.

Fitokimyasallar içeren soya ve meme kanseri riski arasındaki ilişki karmaşıktır ve araştırma sonuçları çelişkilidir. Bazı çalışmalar soyanın östrojen hormonu gibi hareket ettiğini işaret etmektedir. Bu östrojen reseptörü pozitif meme kanseri olan kadınlar için endişe verici olabilir.

Ayrıca Bakınız: Meme Kanseri: Belirtileri, Teşhisi ve Tedavisi

Güncel kanıtlara göre; her gün üç porsiyon gibi normal miktarlarda soya sütü ve tofu gibi soya ürünlerinin tüketilmesi ile meme kanserinin büyüme ve yayılma riskini arttırması mümkün değildir. Ancak, konsantre izoflavon hapları ve tozları alınması tavsiye edilmez.

Vitaminler, Mineraller ve Antioksidanlar

Vücudunuz, temel işlevleri yerine getirmek, büyümek ve gelişmek ve kendini onarmak gibi fonksiyonlar için vitamin ve minerallere ihtiyaç duyar. Vitamin ve minerallerin kanseri önleyip önlemediği konusunda araştırmalar devam etmektedir ve farklı sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Bazı vitaminler, mineraller ve diğer besinler oksidan hasarına karşı vücudun korunmasına yardımcı olur. Bunlara antioksidanlar denir.

Klinik çalışmalarda aşağıdaki sonuçlar gözlenmiştir:

  • Beta karoten: Yüksek doz beta karoten takviyelerinin kanseri önlediği gözlenmemiştir. Sigara içen veya eskiden sigara içen kişiler üzerinde yapılan çalışmalarda, yüksek doz beta karoten takviyeleri aslında akciğer kanseri riskini yükseltmektedir.
  • Kalsiyum ve D vitamini: Menopozda olan ve genelde iyi beslenmiş kadınlar üzerine büyük bir araştırma yapılmıştır. Araştırmacılar tarafından kalsiyum ve D vitamini takviyelerinin yeni kolorektal kanser tanısı sayısı üzerinde hiçbir etkisi olmadığı görülmüştür.

Ayrıca Bakınız: Menopoz ve Kanser Riski

  • Folat: Bir B vitamininin genel açıklamasıdır ve yapraklı, yeşil sebzeler, meyve, kuru fasulye, bezelye gibi besinlerde bulunur. Bir formu olan folik asit, laboratuvarda yapılmıştır. Ekmek ve tahıllar gibi takviyeler ve zenginleştirilmiş gıdalarda bulunur. Çalışmalar folat düzeyi düşük olan insanlarda meme, kolon ve pankreas kanserlerinin yüksek risk faktörü olduğunu göstermektedir. Şimdiye kadar yapılan klinik çalışmalar, folik asit ve kanserin önlenmesi arasında bir ilişki olmadığını göstermiştir.
  • Multivitaminler: Birkaç araştırmada multivitamin alımının kanser riskini azaltıp azaltmadığı test edilmiştir. Genellikle çalışmalar koruma göstermemiştir. Ama bir çalışmada 10 yılı aşkın süredir multivitaminler alan insanlarda polip oluşumunda azalma olduğu sonucuna varılmıştır. Polipler kolorektal kanser riski ile bağlantılı olduğundan, bu çalışma multivitaminlerin kolorektal kanser riskini azaltabileceğini göstermektedir. Fakat bu verileri yorumlamak zordur. Genellikle düzenli kanser taramasından geçen sağlıklı insanların çoğu multivitaminler de kullanmaktadırlar.
  • Selenyum: Bir laboratuvar çalışmasında, zaten hastalığı olan insanlarda selenyum takviyesinin ikinci bir cilt kanserine engel olmadığını göstermiştir. Ama prostat, akciğer ve kolorektal kanserlerin yeni vaka sayılarında düşüş görülmüştür. Bazı çalışmalarda, selenyum ile diyabet riski arasında bağlantı olduğu görülmüştür. Yani selenyum içeren takviyeleri alırken dikkatli olun.
  • C Vitamini: Bazı araştırma çalışmaları yüksek miktarlarda C vitamini içeren diyetlerin mide kanseri riskini düşürebildiğini göstermektedir. Ancak sonuçlar tutarlı olmamıştır.
  • E Vitamini: Büyük bir klinik çalışmada selenyum ve E vitamini kanser önleme testi yapılarak E vitamini ve prostat kanseri arasındaki ilişki gözlenmiştir. Güncel sonuçlar, E vitamini alan katılımcılarda prostat kanseri riskinde artış olduğunu göstermiştir.

Diyet Lifi

Tahılların dış tabakasında; meyve, sebze, baklagiller, kuruyemişlerde bulunur. Lif, sindirim sistemi yoluyla yiyeceklerin daha hızlı taşınmasına yardımcı olur. Lif içeren gıdalar şunlardır:

  • Tam tahıllar (arpa, yulaf, horasan buğdayı, bulgur, mısır)
  • Tam tahıllı ekmek ve makarna
  • Baklagiller ve bakliyat (siyah fasulye, nohut, mercimek, bezelye)
  • Sebze ve meyveler

Yapılan bir araştırmada, lif içeren gıdaların kanser riskinin azalması ile bağlantılı bulunduğu gözlenmiştir, özellikle kolorektal kanser ile bağlantılı bulunmuştur.

Protein

Et, balık, kümes hayvanları, kabuklu deniz ürünleri, peynir ve yumurta başlıca hayvansal protein kaynaklarıdır. Bunlardan kırmızı et ve işlenmiş et ürünleri sıklıkla kanser risk faktörleri olarak incelenmektedir. Çalışmaların çoğu daha fazla kırmızı et yiyenlerin daha az kırmızı et yiyenlere kıyasla kolorektal kansere yakalanma riskinin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Ancak işlenmiş etten kaçınmak daha da önemlidir. Bir araştırma sosis, pastırma, salam gibi işlenmiş etlerin kolorektal kanser olasılığını arttırdığını ortaya koymuştur. Çalışmalar, insanların hastada 500 gram kırmızı et tüketmesinin kanser riskini arttırmadığını göstermiştir.

Obezite

Şekerli içecekler, tam yağlı süt ürünleri ve yüksek yağlı etler ekstra kalorili gıdalardır ve obeziteye yol açabilirler. Obezite birçok kanser riski ile bağlantılıdır. Kilonuzun sağlığınız ve kanser riskini etkileyip etkilemeyeceği konusunda daha fazla bilgi edinmek için sağlık ekibine danışınız.

Önerilen Makaleler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz