Web sitemize hoşgeldiniz, 25 Mayıs 2017

Adenoid Kistik Karsinom: Belirtileri, Tanı ve Tedavisi

Adenoid Kistik Karsinom: Belirtileri, Tanı ve Tedavisi

Bu sayfada, adenoid kistik karsinom hastalığına dair bazı temel bilgilere ulaşabilirsiniz. Sağlıklı hücrelerin değişmesi ve kontrol dışı büyümesi ile tümör adı verilen bir kitle oluşarak, kanser hastalığı başlar.

Genel Bakış:

Sağlıklı hücrelerin değiştirmesi ve kontrol dışı büyümesi, tümör adı verilen bir kitlenin oluşmasıyla kanser hastalığını başlatır. Bir tümör kanser veya iyi huylu olabilir. Kanserli bir tümör kötü huyludur, büyüyebilir ve vücudun diğer bölgelerine yayılabilir. İyi huylu bir tümör büyüyebilir, ancak vücuda yayılacağı anlamına gelmez.

Adenoid Kistik Karsinom Nedir?

Adenoid kistik karsinom (AKK), grandüler dokularda başlayan ve herhangi bir kanseri tanımlayan geniş bir terim olan adenokarsinom tanısının nadir görülen bir formudur. Adenoid kistik karsinom esas olarak baş ve boyun bölgesinde bulunur, ancak bazen kadın rahmi de dahil olmak üzere vücudun diğer yerlerinde oluşabilir. Adenoid kistik karsinom en sık salgıladığı tükürüğü üst sindirim yolu boyunca dağıtan hücre kümeleri olan tükürük bezlerinde oluşur. Üst sindirim yolu, üst solunum yolu organları ve dokularını içerir. Bunlara dudaklar, ağız, dil, burun, boğaz, yemek ve nefes borusunun bir parçası ve ses tellerini örnek verebiliriz. Tümör şu kısımlarda başlayabilir:

Küçük tükürük bezleri

  • Damak – ağız çatı
  • Nazofarenks (geniz) – boğazın üst kısmında ve burun arkasındaki hava geçiş yolu
  • Kulak – boğaz üst kısmında ve burun arkasındaki hava geçidi
  • Dil kökü – dilin hareketsiz kalan kısmı
  • Ağız içi mukoza zarı – ağız iç astarı (burada yer alan bezler mukus üretir)
  • Gırtlak – ses kutusu
  • Trakea – nefes borusu

Büyük tükürük bezleri

Kulak önü tükürük bezi (parotis) – en büyük tükürük bezi; her iki kulak önünde yüzün iki tarafında bulunur.

  • Submandibular – çene kemiği altında bulunur.
  • Dilaltı bezleri (sublingual) – ağız tabanında, dilin altında bulunur.

Tümör nerede olursa olsun, adenoid kistik karsinom, “perinöral invazyon” olarak bilinen sinirler boyunca ya da kan yoluyla yayılma eğilimindedir. Vakaların sadece %10 ila %5’inde lenf düğümlerine yayılır. En sık görülen metastaz (kanserin vücudun başka bir yerine yayılmış olması) yeri, akciğerlerdir. Adenoid kistik karsinom, uzun süreli büyüme olmaması veya tembellik yapması ardından büyüme ataklarına sahip olmasıyla bilinir. Ancak, bazı insanlarda agresif davranır, öngörülemeyen seyri olur.

Kanser, başladığı yere dayalı olarak sınıflandırılır, ayrıca adenoid kistik karsinom tümörün histolojik değişimlerine (tümör hücrelerinin mikroskop altında nasıl göründüğü anlamına gelir) dayalı olarak tanımlanır. Ayrıca tümör; silendrom, kribriform ya da solid adenoid kistik karsinom olarak sınıflandırılabilir. Adenoid kistik karsinom diğer kısımlarda başlamış olsa bile, bazen küçük (minör) tükürük bezi hastalığı olarak sınıflandırılır.

Adenoid Kistik Karsinom Belirtileri ve Bulguları

Adenoid kistik karsinom hastaları, aşağıda yer alan belirti ve bulguları yaşayabilirler. Bazen bu hastalığa sahip insanlarda herhangi bir değişiklik gözlenmez. Ya da, belirtilerin nedeni kanser olmayan başka bir tıbbi durum olabilir.

Adenoid kistik karsinom hastalığının ilk belirtileri tümörün konumuna bağlıdır. Tükürük bezlerinin erken lezyonları, ağrısız olarak görünebilir. Genellikle yüz, ağız veya derinin normal astarı altında yavaş büyüyen kitleler vardır. Çünkü ağız, boğaz ve sinüslerin mukoza zarının altında birçok tükürük bezi vardır. Bu tür yerlerdeki kitleler, bu tür bir tümör olabilir. Diğer belirtiler şunlar olabilir:

  • Damakta, dilaltında ya da ağzın alt kısmında yumru
  • Ağız astarında anormal bir alan
  • Üst çene, damak, yüz ya da dilde uyuşma
  • Yutma güçlüğü
  • Ses kısıklığı
  • Donuk ağrı
  • Kulağın önünde veya çene altında bir yumru veya nodül
  • Yüz sinir felci

Eğer vücudunuzda herhangi bir değişiklik olduğu konusunda endişeleriniz varsa ve yukarıda yer alan belirtileri gözlemliyorsanız, mutlaka doktora başvurun. Doktorunuz diğer sorulara ek olarak, belirtilerin ne kadar süredir devam ettiğini ve ne sıklıkta olduğunu soracaktır.

Kanser tanısı konulursa; semptomların rahatlatılması, kanser bakım ve tedavisinin önemli bir parçası olacaktır. Bu semptom yönetimi, palyatif bakım veya destek tedavisi olarak adlandırılabilir. Herhangi bir yeni belirti veya belirtiler ile karşılaştığınızda, bu belirti ve değişiklikler hakkında doktorunuzla mutlaka konuşun.

Adenoid Kistik Karsinom Teşhisi

Doktorlar kanseri bulmak veya teşhis için birçok test kullanırlar. Ayrıca kanserin başladığı yerden vücudun diğer bölgelerine yayılıp yayılmadığını öğrenmek için de testler yaparlar. Örneğin, görüntüleme testleri kanserin yayılıp yayılmadığını gösterebilir. Doktorunuz hangi tedavinin en iyi seçenek olacağını öğrenmek için de bazı testler yapmak isteyecektir.

Kanser türlerinin çoğu için, biyopsi yapılması vücudun herhangi bir bölgesinde kanser olup olmadığını öğrenmenin tek emin yoludur. Biyopsi, doktorun bir laboratuvarda test edilmesi için küçük bir doku örneği alması prosedürüdür. Eğer biyopsi mümkün değilse, doktorunuz tanı koymasına yardımcı olacak başka testler önerebilir.

Bu liste, kanser tanısı seçeneklerini açıklar ve listelenen tüm testler her kişi için kullanılmaz. Doktorunuz tanı testi seçerken aşağıda yer alan faktörleri göz önünde bulundurur:

  • Şüpheli kanser türü
  • Belirti ve bulgular
  • Yaşınız ve tıbbi durumunuz
  • Önceki tıbbi testlerin sonuçları

Fizik muayeneye ek olarak, aşağıdaki testler de adenoid kistik karsinom tanısı koymak için kullanılabilir:

  1. Biyopsi
  2. Görüntüleme testleri
  • Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG)
  • BT İncelemesi
  • Pozitron Emisyon Tomografisi (PET scan)

Tanı testleri yapıldıktan sonra, doktorunuz sizinle birlikte tüm sonuçları gözden geçirecektir. Eğer tanı kanser ise, bu sonuçlar da doktor kanseri açıklamaya yardımcı olur.

Adenoid Kistik Karsinom Tedavi Seçenekleri

Kanser bakımda, doktorlar genellikle disiplinli bir ekiple birlikte farklı tür tedaviyi birleştirerek hastanın genel tedavi planını oluşturmaya çalışırlar. Tedavi başlamadan önce bu takımın kapsamlı bir tedavi planı oluşturması son derece önemlidir. Ayrıca hastaların tedavi planı tamamlanmadan önce birkaç uzman tarafından gözden geçirilmesi gerekebilir.

Tedavinin birincil amacı kanseri ortadan kaldırmak olsa da; yakındaki sinirler, organlar ve dokuların fonksiyonlarını korumak da çok önemlidir. Tedavi planlanırken doktorlar kişinin hayat kalitesini ne yönde etkileyeceğini de düşünürler.

Adenoid kistik karsinom tedavisi için en yaygın seçenekler aşağıda listelenmiştir. Tedavi seçenekleri ve öneriler; kanserin evresi ve türü, olası yan etkileri, hastaların tercihleri ve genel sağlıkları gibi çeşitli faktörlere bağlıdır. Belirtilerin ve yan etkilerin tedavisi de planın önemli bir bölümünü içerebilir. Tedavi seçeneklerinin tümü hakkında bilgi edinmekten ve belirsiz şeyler hakkında soru sormaktan çekinmeyin. Ayrıca doktorunuzla tedavinin hedefleri ve ne tür beklentiler içerisinde olmanız gerektiği hakkında konuşun.

  1. Ameliyat

Cerrahi operasyon sırasında tümör ve çevreleyen sağlıklı dokunun bir kısmı kaldırılır.

Tümörün cerrahi olarak çıkarılması güvenle yapıldığı sürece adenoid kistik karsinom için en iyi tedavidir ve iyi bir sonuç alınması muhtemeldir. Ameliyat sırasında, cerrah tümörü ve marj denilen onu çevreleyen sağlıklı doku alanını kaldıracaktır. Ameliyat sırasında kaldırılan marj “temiz” olarak tespit edilirse, operasyon başarılı olarak kabul edilir. Yani, tümör çevresindeki kansersiz dokunun 2 mm’den az olduğu anlamına gelir. Cerrahi sınırı, tümörün konumuna ve vücut bölgesine bağlı olarak değişecektir.

Cerrahın sinirlerin dahil olup olmadığını incelemesi ve belirlemesi gerekir. Çünkü adenoid kistik karsinom sıklıkla sinirlere yayılabilir. Sinirlerin daha küçük dalları kanserin sinirleri çevreleyen alana yayılmış olup olmadığını belirlemek için analiz edilmelidir.

Ameliyatın yan etkileri cerrahi bölgeye bağlı olarak değişir. Parotis bezi ameliyatları ile ilgili endişeler, ameliyatın yüz sinirlerine zarar vererek yüz kaslarının sarkmasına neden olma ihtimalidir. Bazen, ameliyatla tümör kaldırıldıktan sonra yüz kaslarının işlevini geri kazandırmak için plastik cerrahiye gerek duyulabilir.

Bazen, cerrahi ile adenoid kistik karsinomu kaldırmak mümkün olmayabilir. Bu tür bir tümör “ameliyat edilemez”  olarak kabul edilir. Bu durumlarda, doktorunuz başka bir tedavi seçeneği önerecektir. Daha fazla bilgi için aşağıya bakın.

  1. External Beam Radyoterapi

Radyasyon terapisi, kanser hücrelerini yok etmek için yüksek enerjili x-ışınları veya diğer parçacıkların kullanılmasıdır. Radyasyon tedavisinin en yaygın türü external beam radyoterapidir. Tedavi programı olan radyoterapi rejimi, genellikle belirlenen bir süre boyunca verilen belirli sayıda tedaviyi içerir.

Radyasyon tedavisi, adjuvan (yardımcı) tedavi olarak özellikle etkilidir. Vücutta ameliyat sonrası kalan mikroskopik kanser hücrelerini ortadan kaldırmaya yardımcı olur. Adjuvan tedavi ameliyat sonrası verilen tedavi yöntemidir. Işın tedavisi bu hastalık için, ameliyattan önce, yani preoperatif kullanılmaz. External beam radyasyon tedavisi için spesifik bir metodu, yoğunluk ayarlı radyoterapi (IMRT) olarak bilinir. Sağlıklı hücrelerde zararı azaltma ve daha az yan etkiye sebep olması nedeniyle daha etkili dozlarda radyasyon tedavisi sağlar. Radyoterapi belirli bir alanı hedef aldığından, yan etkileri radyasyon tedavisine bağlıdır. Genellikle, baş ve boyun tedavisi sırasında, hastalar ağız veya boyunda acı hissedebilirler ve bu durum ağrı ve yutma güçlüğüne neden olabilir.

  1. Nötron ve Proton Radyasyon Tedavisi

Nötron tedavisi, x-ışınları yerine nötron kullanılan, radyasyon tedavisinin farklı bir şeklidir. Konvansiyonel radyoterapi ile karşılaştırıldığında, nötronlar kendi yol uzunluğu boyunca 20 kattan 100 kata kadar daha fazla enerji sunabilirler ve kanser hücrelerine daha fazla zarar verebilirler. Nötron radyoterapi tümörlerin çok farklı türleri üzerinde sınanmıştır. Tükürük bezi tümörleri ve adenoid kistik karsinom üzerinde büyük yarar göstermiştir.

Bazı durumlarda, nötron radyasyon tedavisi adenoid kistik karsinom için tercih edilen tedavi olabilir. Özellikle ameliyatın zor olduğu vücut bölgelerinde seçenek olabilir. Ancak, nötron tedavisi, konvansiyonel radyasyon tedavisinden daha ciddi yan etkiler taşır. Bu nedenle, genellikle daha sık ameliyat edilemez bir tümörü olan kişilerde ya da ya da tekrarlayan hastalığı olan hastalarda kullanılır.

Tükürük üretimini artırmak ve dokuları korumak için tedavi boyunca ilaçlar yardımcı olabilir. Nötronlar, metastatik hastalığı olan kişilerde vücudun geniş alanlarını tedavi etmek için kullanılmaz,  ancak izole metastaz tedavisinde kullanılabilir.

Proton tedavisi, proton beam tedavisi olarak da adlandırılır. External beam radyoterapinin bir türüdür ve x-ray ışınları yerine protonlar kullanılır. Yüksek enerjide, protonlar kanser hücrelerini yok edebilir. Proton tedavisinin avantajı, daha iyi kontrol yeteneği ve büyük tümörü çevreleyen normal sağlıklı dokulara zararı azaltmasıdır. Ancak, adenoid kistik karsinom hastalığında proton tedavisinin kullanılması üzerine yoğun araştırmalar yapılmamıştır. Nötron ve proton yaygın değildir. Doktorunuzla konuşarak, bu tedavilerin kullanılabilirliği hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

  1. Kemoterapi

Sistemik kemoterapi vücutta kanser hücrelerine ulaşmak için kana alır. Kemoterapi genellikle adenoid kistik karsinom için kullanılır. Bu kanser türünün başka kanser türlerine göre kemoterapiye daha az duyarlı olduğu görülmektedir. Kemoterapi ve radyoterapi kombinasyonu adenoid kistik karsinom için deneysel olarak kabul edilir. Çünkü bu hastalık nadir görülür ve kemoterapi yararı sınırlıdır. Ayrıca tedavi seçenekleri hakkında ikinci bir görüş almak faydalı olabilir.

Adenoid Kistik Karsinom: Risk Faktörleri

Risk faktörleri, kişinin kansere yakalanma olasılığını arttırır. Risk faktörleri genellikle kanser gelişimini etkilese de, çoğunlukla doğrudan kanser nedeni olmamaktadır. Ancak, risk faktörleri hakkında bilgi sahibi olmak ve doktorunuzla bu faktörler hakkında konuşmak, daha bilinçli yaşam ve sağlık seçimler yapmanıza yardımcı olabilir.

Adenoid kistik karsinom nedeni şu anda bilinmemektedir ve bu kanser türü için risk faktörlerinin tutarlılığı bilimsel araştırmalar ile ispatlanmamıştır. Son olarak, p53 tümör baskılayıcı geninin bir şekilde adenoid kistik karsinomun gelişmiş ve agresif biçimlerde inaktive olduğuna dair bazı kanıtlar vardır. Bu gen hücrelerin bölünme oranını izleyerek hücre büyümesini sınırlar.

Adenoid Kistik Karsinom: İstatistikler

Adenoid kistik karsinom nadir görülür. Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl yaklaşık 1200 kişide teşhis edilir ve yaklaşık %60’ı kadındır. En sık, genç ve orta yaşlı yetişkinlerde tanısı konur. Ancak çocuklar da dahil olmak üzere her yaşta teşhis edilebilir.

5 yıllık sağ kalım oranı, kanser tanısı konulduktan sonra hastaların en az 5 yıl yaşadığına dair bilgi vermektedir. Adenoid kistik karsinom tanısı sonrası 5 yıllık sağ kalım oranı yaklaşık %89’dur. 15 yıllık sağ kalım oranı yaklaşık %40’tır.

Tümör büyümesi genellikle yavaştır ve hastalar metastatik hastalık ile uzun bir süre yaşayabilir. Ancak geç nüksetme sık görülür ve ilk tedaviden yıllar sonra yeniden ortaya çıkabilir.

Semptomlar ve Yan etkiler İçin Bakım Alma

Adenoid kistik karsinom ve tedavisi genellikle yan etkilere neden olur. Kanseri yavaşlatmak, durdurmak veya ortadan kaldırmak için tedaviye ek olarak, kişide belirtileri ve yan etkileri gidermek de kanser bakımının önemli bir parçasıdır. Bu yaklaşıma, palyatif veya destekleyici bakım denir; hastanın fiziksel, duygusal ve sosyal ihtiyaçlarına destek içerir.

Palyatif bakım; semptomların azaltılması, yaşam kalitesinin iyileştirilmesi, hastalara ve ailelerine destek odaklı bir tedavidir. Kanserin tipi ve evresi ne olursa olsun, palyatif bakım alabilirsiniz.

Tedaviye başlamadan önce, palyatif bakım seçenekleri ve özel tedavi planının olası yan etkileri hakkında sağlık ekibi ile konuşun.

Nüks ve Remisyon Olasılığı

Kanserin vücutta tespit edilememesi ve hiçbir belirtisinin olmaması durumuna “remisyon” denir. Remisyon, geçici veya kalıcı olabilir. Bu belirsizlik birçok kişide kanser geri gelecek endişesine neden olur. Birçok remisyon kalıcı olmakla birlikte, doktorunuz ile kanserin nüksetme olasılığı hakkında konuşmanız önemlidir. Nüks riskini ve tedavi seçeneklerini anlamak, kanserin yeniden tekrarlamasına karşı hazırlıklı hissetmenize yardımcı olur. Tekrarlayan kanseri olan kişiler genellikle güvensizlik ya da korku gibi duygular yaşarlar. Hastalar bu duygular hakkında kendi sağlık ekibi ile konuşmalıdır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz